Old Dads
Ortalama puan
2,9
2 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.371 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
21 Ekim 2023 tarihinde eklendi
Senaryosunu da, Ben Tishler ile birlikte kaleme almasının yanı sıra başroldeki karakterlerden Jack Kelly'i de canlandıran Amerikalı stand-up komedyeni Bill Burr'ün...

İlk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çekmek üzere yönetmen koltuğunda da oturduğu "Old Dads"; orta ve orta üst gelir grubunda olup da, öykündükleri kendilerinden üst seviyedekilerin yaşam tarzıyla "toplumsal statü (sidik)" yarışına...

Yahut da...

Çok daha basit bir biçimde, hayata tutunarak ayakta kalabilme çabasına girişmiş insanların; yaşları elliyi aştığında, karşı karşıya kalabilecekleri maddi ve manevi zorlukların...

Üstelik de...

ABD gibi "kurallı kapitalizmin" merkezi de olan bir ülkede...

"Kara mizahın (dark comedy)" dibine vurularak dile getirildiği, bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Yani siz bir de...

Hiç bir kuralın işlemediği, az gelişmiş üçüncü dünya ülkelerindeki "kapitalist üretim tarzı ile üretim ilişkilerinin sonuçlarını" tahayyül edin...

***

Gelin isterseniz, oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği ve Bill Burr'ün vurgu yapmaya çalıştığı, insan faktörünü yok sayan "neo-liberalizme" yönelik eleştirinin; sisteme fazlasıyla entegre olmuş ve hayatı tıkırında sürmekte olan, profesyonel sinema eleştirmenlerince anlaşılamadığını fark ettiğimiz bu Netflix filmine biraz daha yakından bakalım...

***

Şimdi elli birinde olsa da...

Kırk altı yaşındayken baba olan Jack Kelly, ikinci çocuklarına hamile olan karısı Leah Kelly (Katie Aselton) ve küçük oğulları Nate Kelly (Dash McCloud) ile birlikte yaşamakta olup...

An itibarıyla...

Ortakları Connor Brody (Bobby Cannavale) ve Mike Richards (Bokeem Woodbine) ile Connor'ın karısı Cara Brody (Jackie Tohn) ve oyun oynarlarken...

Elindeki sopayla vurmak suretiyle Nate'e zarar veren yaramaz oğlu Colin Brody (Dominic Grey Gonzalez) ve Mike'ın kız arkadaşı Britney (Reign Edwards) ile birlikte...

Evlerinin bahçesinde, piknik yapmaktadırlar...

***

Konu biraz daha ilerlediğinde de...

Jack, Connor ve Mike'ın, yirmi üç yıl önce...

Lüks nostaljik formalar üretmek amacıyla "Trifecta Classics" adında bir şirket kurmuş olduklarını...

***

Ama...

Örneğin Jack'in...

Oğlu Nate'in özel okul masraflarını karşılamak için...

Conner ile Mike'ın da başka enteresan bahanelerle...

Hisselerini, Aspen Bell'e (Miles Robbins) satmak zorunda kaldıklarını da öğreniyoruz...

***

Yani...

Üç ortak artık...

Şirketin yeni patronu, hani neredeyse her birinin yarı yaşlarındaki Aspen'ın emri altında çalışarak para kazanacaklardır...

***

Fakat...

Bunun oldukça zorlu bir süreç olacağı da...

Oldukça aşikar durmaktadır...

***

Zira...

Şirketinde, radikal yeniliklere gitmekte kararlı olan yirmi sekiz yaşındaki Aspen; 1988 öncesi doğumluların tamamını işten çıkartırken...

Yaptığı bu harekete öfkelenerek, kendisine karşı sesini yükselten Jack'i de; eline kartvizitini tutuşturacağı, annesinin eski dostlarından bir psikoloğa yönlendirecektir...

***

Bu yönlendirmenin sebep olduğu sinirli ruh haliyle...

Nate'i okuldan almak gayesiyle yola koyulduğunda Jack...

Önce scooter kullanan birisiyle (Tom Allen) sonra da Brian Dodson (Carl Tart), Kelly (Natasha Leggero), Joanna (Katrina Bowden), Mimi (Angela Burner), Dana (Josh Brener) ve Judy (Abbie Cobb) gibi diğer öğrenci velileriyle oğlunun önünde; sadece iki dakika gecikmiş olması nedeniyle, kendisine ayar vermeye çalıştığını düşündüğü okulun müdürü Dr. Lois Schmieckel-Turner (Rachael Harris) ile...

Küfür savurarak tartışacak...

***

Böyle olunca da...

Okuldan evdeki Leah aranacak...

Ve o da...

Aslında insanlara bu şekilde davranmayı, alışkanlık haline getirmiş olan kocası Jack'ten; bir sonraki gün, müdürden özür dilemesini isteyecektir...

***

Ertesi sabah...

Jack'i de yanına alarak okula götüren Leah...

Bütün öğrenci verileri, öğretmenler ve öğrencilerin önünde...

Kocasının, bir gün önce sarf ettiği sözler yüzünden özür dilemesini sağlarken...

***

Kendisinden...

Bu nezaketi, en az bir üç ay daha sürdürmesini de talep eder...

Çünkü...

Çocuklarının eğitim hayatının geleceği, Dr. Lois Schmieckel-Turner'ın yazacağı referans mektubunda olacaktır...

***

Neyse...

Mevzuyu değiştirip, olaylara bir de; Mike ile birlikte yaşadığı kız arkadaşı Britney'in cephesinden baktığımızda...

Britney'in, üç kez tekrarladığı hamilelik testinin pozitif çıktığını görürken...

Her türlü kişisel önlemi aldığını iddia eden Mike; bu çocuğun, kendisinden olduğunu kabul etmeyecektir...

***

Bunun üzerine...

Bir barda toplanan üç kafadardan Jack, Mike'a övgüler yağdırırken...

Connor, Mike'ın erkeklik performansını; M. Night Shyamalan'ın "Unbreakable" (2000) filmindeki Bruce Willis'e benzetir...

***

Bunun altında kalmak istemeyen Jack'de...

"Braveheart" (1995) bombasını patlatmak da gecikmez...

***

Ardından da...

Jack ile Conner, Mike'a...

Çocuk sahibi olmanın güzelliklerinden söz etseler de; boşandığı karısından çocukları bulunan Mike'ı, asla o havaya sokamazlar...

***

Derken...

Oğlu Nate'in hatrına, Dr. Lois Schmieckel-Turner ile arasını iyi tutmaya çabalayan Jack; barışın da sembollerinden olan, elindeki bir zeytin ağacı fidesiyle okula gittiğinde...

Dr. Lois Schmieckel-Turner'dan kendisine; o yıl okulda düzenlenecek bağış toplama etkinliğine, liderlik etmesi teklifi gelecektir...

***

Bunu geri çeviremeyen Jack...

Diğer öğrenci velileriyle beraber, o güne dair bir konsept bulmak için kafa kafaya verirler...

***

Ancak...

Jack, Connor ve Mike'ı...

Ed Cameron (C. Thomas Howell) adındaki bir münzeviyi...

Şirket çalışanlarından Travis Romine'in (Justin Miles) parlak fikri ve patronları Aspen'ın talebiyle, Trifecta Classics'in reklam yüzü olmaya ikna etmek gibi...

Son derece zorlu bir görev beklemektedir...

***

Zira...

Aksi bir durumda...

Zaten yasalar ve aralarında imzalamış oldukları sözleşmelerdeki maddelerden birini vesile edip, kendilerini şutlamayı kafasına koymuş olan Aspen açısından; tazminatsız olarak kapının önüne konulmaları kaçınılmazdır...

Dakika 34...

***

Kurulu düzen içindeki düzensizliğe dair eleştirinin...

Komedi, adı altında hız kesmeden devam edeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; sıkılmadan izleyebileceklerini umduğumuz, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler