Organ Yolu
Ortalama puan
3,0
2 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.372 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
28 Haziran 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu Meg Turner'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Michael Patrick Jann'ın oturmakta olduğu "Organ Trail"; gerilim dozunun giderek arttığı...

Ve hatta kesinlikle öyle olmasa da...

***

Yer yer korkuya da dönüştürüldüğü...

"Western" tarzı çekilmiş...

Sonuna kadar, sıkılmadan izlenebilen bir "intikam draması" olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Türünün neredeyse, bilindik tüm klişelerini de kurgusunda ihtiva etmesine karşın...

Sağlam oyunculuk performansları vasıtasıyla ayakta kalabilme becerisini de gösterebilen, düşük bütçeli bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

- Montana, 1870 -


Açlık ve soğuktan donarak ölmemek için...

İç savaş dönemindeki yıllarda...

Kuzey cephesindeki ordu saflarında sıhhiyeci olarak yer almış Abraham (Mather Zickel) ve karısı Celeste (Lisa LoCicero) ile ergenlik çağındaki çocukları Tobias (Lukas Jann) ve onun kız kardeşi Abigale "Abby"den (Zoé de Grand'Maison) oluşan Archer ailesi...

Giderek yoğunlaşan bir tipiye dönüşen...

Şiddetli bir kar fırtınasına rağmen...

Dağdaki mevcut evlerini terk edip...

Atları Fable'ın çektiği bir arabayla vadiye inmekte...

***

Ve yolda...

Fable'ı dinlendirmek amacıyla durup...

Münasip bir yerde kamp da kurmaktayken...

***

Celeste ve Abby'i geride bırakan...

Abraham ile Tobias...

Karınlarını doyuracakları tencerenin kaynaması sağlamak gayesiyle...

Ellerindeki silahlarla avlanmaya çıkmakta...

***

Ama...

Av yerine içinde...

El yapımı özel oklarla...

Saldırıya uğrayarak katledilmiş pek çok insanın da bulunduğu bir göçer kafileye rastlar...

***

Ve...

Onların arasındaki...

Ellerindeki benzeri oklarla yaralanarak...

Bir ağacın altına, mıhlanmış bir vaziyette bırakılarak...

Kendi haline terk edilmiş...

Genç kadın Cassidy'i (Olivia Grace Applegate) bulup kurtararak...

***

Onu da yanlarına alıp...

Gerisin geriye yeniden...

Kamp yerlerine dönerek tedavisini gerçekleştirir...

***

Fakat...

Çok geçmeyecek ve gecenin karanlığı çöküp de...

Hep birlikte uykuya daldıklarında...

Liderliğini Logan'ın (Sam Trammell) yaptığı...

Rhys (Nicholas Logan), Brody (Michael Abbott Jr.) ve Felix (Alejandro Akara) adlı dört psikopat haydudun saldırısına uğrayarak...

Yok edilirlerken...

***

Aralarından canlı olarak bir tek Abby hayatta kalır...

Ve o da zaten...

Atları Fable ile beraber...

Çetenin ikamet ettiği...

İnsanlarca terkedilmiş durumdaki hayalet bir kasabaya götürülürken...

***

Abby'nin öldürülmesini engelleyen Cassidy'in de...

Onlarla işbirliği içinde olduğu ortaya çıkar...

***

Ki...

Böylelikle de...

Abby'nin, haydutların elinden kaçarak...

Ailesinin öcünü almak uğruna vereceği mücadele de başlamış olur...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 32...

***

Ebeveynleri ile ağabeyini ortadan kaldıran acımasız katillere karşı vereceği amansız savaşımında Abby'e...

Eric (Clé Bennett) isimli bir çiftçi ile hamile karısı Nora'nın da (Jessica Frances Dukes) destek olacakları filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; görsel efekt ve başarılı makyaj uygulamalarıyla da desteklenmiş, umulmadık derecedeki "sert" bir finali de bünyesinde barındıran...

Destansı nitelikteki, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Stephen Guerrero
Stephen Guerrero

61 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
11 Ekim 2025 tarihinde eklendi
We stumble across a brutal scene of carnage and find a poor soul in a rough state, probably left for dead or worse.
Our typical vile human beings show their ferocious nature every chance they get, the vile behavior they inflict join others is nothing short of savagery.

Not a bad western in today's interpretation of how cruel and truly wild it could have, must have been.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler