Mutfak
Ortalama puan
2,8
4 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
1 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.371 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Mayıs 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Arnold Wesker'in İngilizce aynı isimli tiyatro oyunundan (1957) uyarlayarak kaleme alan Alonso Ruizpalacios'un yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "La Cocina / The Kitchen / Mutfak"; geçici sığınmacı veya yasadışı yollarla herhangi bir kapitalist ülkeye giren mültecilerin...

Amerikan kapitalizmi örneği üzerinden...

Ne şekilde sömürüye tabi tutulduklarının, destansı bir dille...

Siyah-beyaz olarak anlatıldığı...

Şahane bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

16 Şubat 2024 tarihindeki dünya prömiyerinin Berlin Uluslararası Film Festivali'nde yapılmasına ilaveten...

Hak ettiği gerçek ilgiyi görmediğini de düşündüğümüz bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

"Evet" ve "Hayır" dışında tek kelime İngilizce bilmeyen Estella (Anna Díaz)...

İşletmeciliğini Arap kökenli Amerikalı Rashid'in (Oded Fehr) yaptığı...

New York'ta Manhattan'ın işlekliği ve evsizleriyle de tanınan Times Meydanı'nda...

Genellikle turistlere hizmet veren "The Grill" adlı restoranda iş bulabilmek umuduyla...

***

Restoranın...

Diğer pek çoğu misali...

Kendisi gibi Latin Amerikalı olmasının yanı sıra...

Yasal çalışma izni de bulunmayan aşçılarından Pedro Ruiz'e (Raúl Briones) başvuracaktır...

***

Ama...

Sabahın erken saati olması nedeniyle...

Çok yakından akrabası da olan Pedro henüz işbaşı yapmamış...

Ve personel giriş kapısında tesadüfen rastladığı Nonzo (Motell Gyn Foster) kendisini içeriye alıp bir köşeye oturtmuş...

***

Üstelik de...

Estella ile iş görüşmesi yapma faslı da...

Müdür Luis Villa'ya (Eduardo Olmos) kalmış...

***

Ve o da kendisini...

Pedro'yu da tanıyor olması yüzünden...

Tereddüt göstermeksizin aşçı olarak hemencecik işe alıp...

Mutfaktakilerden Samira'ya (Soundos Mosbah) teslim eder etmez de...

Muhasebeci Mark'ın (James Waterston)...

Gece vardiyasındaki kasalardan birinden eksik çıktığını söylediği doların ardına düşmüştür...

***

Zira...

Patronları Rashid...

Kendisinden çalınan bu paraya...

Fena halde öfkelenmiştir...

***

Neyse...

Bu arada Pedro'nun...

Kendisinden hamile kalan...

Ve o çocuğu doğurmak istemeyen beyaz Amerika'lı garson Julia'ya (Rooney Mara)...

Kürtaj yaptırabilmesi için bir zarfın içine koyduğu 800 doları verdiğini görüyoruz...

***

Fakat buna rağmen...

Babasının doğum gününde...

Sıklıkla kendilerine para da gönderdiği...

Meksika'daki annesi (seslendiren María de los Ángeles Carmona) ile babasını (seslendiren Roberto Oropeza) telefonla arayan Pedro onlara...

Adını Jose koyacağı bir oğlu olacağından söz ederken...

***

Zaten kavgalı olduğu Amerikalı aşçı Max (Spenser Granese) ile de arası...

Aynen özellikle de Pedro'yu uyaran Şef'in de (Lee Sellars) dikkatinden kaçmadığı gibi...

Hızla açılmakta...

***

Ama burada...

Asıl önemli husus...

Kayıp para konusunda müdür Luis'in kafayı...

Meteliğe kurşun atıyor olmasına karşın...

800 doları temin edip Julia'ya veren Pedro'ya takmış olmasındadır...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 69...

***

Bulma faslını sizlere bıraktığımız ötekilerine ek olarak...

Yüzlerce Latin Amerika ve Afrika orijinli insanın görev yapmakta olduğu...

Restoranın zemin katındaki "hijyen engelli" bu mutfağın sahipliğinin Arap asıllı Amerikalı Rashid'in üstlenmesi sağlanarak...

"Kara mizaha da (dark comdey)" yelken açacak tarzdaki zekice bir kurguyla işlenen filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; görüntü yönetmeni Juan Pablo Ramírez'in sıra dışı performansını sürdürmeye devam ettiği, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler