One Day As A Lion
Ortalama puan
2,9
1 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.419 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
29 Mart 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

Filmdeki, Jackie Powers karakterini de canlandırmasına ilaveten, "Hawaii Five-0" (2010 - 2020) ve "Alert: Missing Persons Unit" (2023 - 2025) gibi popüler TV dizilerinden de tanıdığımız, yılların eskitemediği Scott Caan kaleme alırken...

Yönetmen koltuğunda da, John Swab'ın oturmak da olduğu "One Day As A Lion"; "kara mizah (dark comedy)" tarzda kurgulanılmış, bir suç draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Düşük bir bütçeyle çekildiğinin, hemen her halinden belli olmasının yanı sıra...

Tüm ümidini, tanınmış isimlerden oluşan...

Kadrodaki oyuncularının performanslarına bağlamış durumdaki bu bağımsız (indie) Amerikan filmine...

Biraz daha yakından bakalım...

***

Pauly Russo (Frank Grillo) ve Dom Lorenzo (George Carroll) tarafından, Pauly'e olan borcunu ödemeyen Walter Boggs'u (. Simmons)...

Borcunu ödememek de, halen diretiyor olması halinde öldürmek üzere...

Bir kiralık katil olarak tutulan Jackie Powers...

***

Söz konusu Walter...

Bob'ın (Bruce Davis) işlettiği ve Lola Brisky'nin de (Marianne Rendón) garson olarak görev yaptığı restorana yöneldiğinde...

Durumu bildireceği Dom'a telefon açar açmaz...

Beline taktığı silahla, bir koşu kendisi de içeriye dalar...

Ve Walter'ın masasında, geçip karşısına oturarak...

Durumu kendisine izah etmeye çalıştığında da...

***

Daha atik davranarak silahını çeken Walter ile Jackie arasında...

Silahlı bir çatışma gerçekleşir...

Ve iki ateş arasında kalan Bob, hayatını kaybederken...

Bir fırsatını bulan Walter'da, atına atladığı gibi oradan uzaklaşır...

***

Böylelikle de Jackie...

Kodesteki oğlu, 16 yaşındaki Billy Powers'a (Dash Melrose) avukat tutabilmek gayesiyle kabul ettiği bu işi...

Ne yazık ki, yüzüne ve gözüne bulaştırmış...

Yani, büsbütün berbat etmiş olur...

***

Aynı esnada...

Garson Lola'yı (Marianne Rendon) rehin alan Jackie, kısa süre sonra...

Zaten, tüm hayalleri Kosta Rika'da yıkılmış vaziyetteki bu masum kadınla...

Görünürde, izahı pek de mümkün olmayan bir bağ da kurar...

***

Ki Lola...

Kanserden ölmek üzere ve dört kocayı birden eskitmiş olması nedeniyle de, "kara dul" lakabıyla anılan annesi Valerie'den (Virginia Madsen)...

Kendisine miras kalacak, büyük miktardaki bir serveti elde etmek için nişanlısı rolünü oynayacak birine ihtiyaç duymaktadır...

***

Hal, bu duruma evrilince de...

Avukat için gerekli tutardaki parayı...

Pauly'den alamayan Jackie, annesinin mirasından tahsil edebileceğini düşündüğü Lola ile bir ekip oluşturur...

Ve kısa süre sonra da onlar, beraberce kaçıp kayıplara karışırlarken...

***

Pauly ile onun, iri kıyım yapıdaki yancısı Dom (George Carroll) ise, kafayı taktıkları çiftin...

Öncelikle de, restoranda çıkan çatışmada...

İşyeri sahibi Bob'ı öldüren merminin, Jackie'nin silahından çıktığı hususunda...

Polis ile adli makamlara, ifade vermelerini sağlamak amacıyla peşlerine düşerler...

***

Zira, adam öldürmek suçuna adının karışmasını istemediğini...

Açıkça beyan eden Walter, sadece bu şekilde...

Pauly'e olan 100 bin dolarlık borcu ödemeyi kabul etmek de...

Yahut da, eder görünmek de...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalamaktayız...

Dakika 27...

***

Ana karakterdeki oyuncular, ellerinden geldiğince hep birlik de döktürürlerken...

Gırgır, şamata ve maceranın iç içe geçerek, aksiyonun dibine vurulacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

Yeter ki, çok da büyük beklentilere girmemiş olun...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler