Night of the Hunted
Ortalama puan
3,1
3 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
2 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.370 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
10 Temmuz 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Orijinalini, Rubén Ávila Calvo ile David 'nın yazdıkları "La noche del ratón / Night of the Rat" (2015) isimli filmin senaryosundan uyarlayarak...

Glen Freyer ile beraber kaleme alan Franck Khalfoun'un, yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Night of the Hunted"; gizemini sonuna kadar koruyan, bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz, gecenin bir yarısı başlayıp...

Sabahın ilk ışıklarıyla neticelenen...

Kapalı tek bir mekanda, oldukça düşük bir bütçeyle çekilmiş olduğu her halinden belli olan; bu Shudder platformu filmine biraz daha yakından bakalım...

***

Saat, gecenin 2:00'sini gösterirken...

Gözüne uyku girmediğini söyleyen ve ondan bir çocuk sahibi olmaya, ziyadesiyle heveslenen kocası Erik (Aleksandar Popovic); telefonla (harika bir performans sergileyen Camille Rowe'un canlandırdığı) karısı Alice Germain Bach'ı aramaktadır...

***

Yapılan...

Görüntülü konuşması sırasında, Alice dişlerini fırçalarken; temsilciliğini yaptıkları ilaç firmasında, birlikte çalıştığı iş arkadaşı John'da (Jeremy Scippio)...

Eğer sevgili değiller ve gizli bir ilişki yaşamıyorlarsa, artık nasıl olabiliyorsa...

Aynı banyoda duşunu alabilmekte...

Ardından da...

John'un kullandığı otomobile atlayıp; katıldıkları kongre sonrasında konakladıkları otelden de ayrılarak, evlerine dönmek üzere yola koyulmaktadırlar...

***

Ancak...

Birden otomobilin benzin göstergesi, "bitmek üzereyim..." sinyali vermeye başladığında...

Mini marketi de bulunan, güzergah üzerindeki...

Pompacısı olmayan, self servis bir akaryakıt istasyonuna uğramak mecburiyetinde kalırlar...

***

Şirket kredi kartını Alice'ten alan John, aracın (1 galonu / litresi: USD yani litresi USD olan... Ki bu, Amerikan para birimiyle 1 lira 31 kuruş anlamına gelip... Hiç bir Amerikalının bunu, TL'ye çevirmeyi aklına dahi getirmediği) benzinini doldururken...

Alice'de...

İçecek su, çiklet ve atıştırmalık alışverişi için...

Söz konusu markete uğrar...

***

Markete girer girmez...

Kendine kocaman bir kahve doldurup, akşamdan kalmışlar gibi anında da yumulan Alice; gözleri yollardaki Erik ile mesajlaşmayı da ihmal etmez...

***

Marketin içinde, şöyle bir dolanıp...

John için de, raftan bir çiklet alıp...

Ödeme yapmak üzere kasaya yöneldiğinde, kimsenin olmadığını görüp seslendiğinde de...

Herhangi bir geri dönüş alamayan Alice...

Gerekli miktardaki parayı kasanın üzerine bırakıp, dışarıya çıkmak için kapıya hamle yaptığında...

Sol kolundan vurularak, acılar içinde yere yığılacaktır...

***

Üstelik...

Nereden ve kimden geldiği bilinmeyen bu mermi yağmuru...

Hız kesmeden de devam etmekteyken...

Olan bitenden habersiz olan John; direksiyonun başına geçmiş, müzik dinleyerek Alice'in gelmesini beklemektedir...

***

Vurulduğu ilk anda, bir elinde kahvesi...

Diğer elinde de, aynen ergenler gibi elinden düşürmediği telefonu olan Alice...

Yaşadığı...

Ani travmanın da etkisiyle...

Her ikisini de kapının önünde, yere düşürdüğü için...

Kimseyi de arayamamaktadır...

***

Bir ara Alice...

Sürünerek kapıya vararak telefonu almaya yeltendiğinde de...

Bunu fark eden keskin nişancı (Stasa Stanic), ateş ettiği telefonu da parçalayacaktır...

***

Derken...

Marketin, bir arka çıkış kapısının da bulunduğunun ayırdına varan Alice...

Tam oraya doğru süzülecekken, kasanın yanında durmakta olan telsiz cihazından...

"Amelia... Beni duyuyor musun? Duydun mu beni? Aç şunu, Amelia... Aç şunu... Aç... Aç..." diye...

Muhtemelen, marketin kasiyeri Amelia'ya (Brenda Nunez) seslenen bir erkeğin sesi duyulur...

***

Bu arada...

Depoyu henüz yeni doldurmuş olmasına rağmen...

Yakıt göstergesinin, düşük yakıt seviyesi ikazı vermesi nedeniyle araçtan inen ve eğilip aşağıya baktığında da; yakıt deposunun delinmiş olduğunu gören...

Ve...

Alice'in gecikme sebebini merak ederek markete dalan John...

Keskin nişancının silahından çıkan mermi ile, boynundan vurularak yere kapaklanacak...

Kafasının arkasına isabet edip gözünü de parçalayan, ikinci mermi ile de işi...

Tamamen bitirilecektir...

***

Bu karmaşa esnasında...

Nihayet telsiz cihazına ulaşan Alice, karşısındaki...

Kasiyer Amelia'nın kocası olduğunu iddia eden erkekten, 911'i arayarak polis çağırmasını isterken...

O da Alice'e, karısının akıbetini sormaktadır...

***

Fakat...

Çok geçmez...

Amelia'nın kocası olduğunu ve 911'i arayarak polise haber verdiğini söyleyen telsizdeki erkeğin aslında, keskin nişancının bizzat kendisi olduğu anlaşılacak...

Ve...

Alice'e, ayağa kalkmasını söylediğinde...

Ayağa kalkmadığı gerekçesiyle, markete gelme kararını verirken...

***

Bir fırsatını bulan Alice'de...

Marketin ışıklarını kapatmak suretiyle, keskin nişancının görüş açısını...

Yok edecek derecede daraltacak...

***

Ama...

Keskin nişancının, kıskançlık nedeniyle öldürerek kasanın arkasına bıraktığı Amelia'nın cesedine de ulaşacaktır...

Her ne kadar artık ulaşması gereken tek şey, çalışır vaziyetteki bir telefon olsa da...

Dakika 25...

***

Kendi ifadesiyle...

Önüne gelen masumlara ateş açtığı, mevcut yerini terk edip marketin içine girerek; elindeki silahla Alice'i arayan, suratı kar maskeli keskin nişancının...


"Beni buraya; (John'u işaret ederek) daha genç ve heyecanlı bir adamla aldattığın, kocan mı gönderdi? Yoksa, işimi çalabilmek için; yasal süre olmaksızın, iş yerinden kovdurttuğun bir iş arkadaşın mıyım? Yahut belki de ben; ırkçı, intikam peşinde koşan öfkeli bir çalışanım...

Ya da, (ilaç sektörüne ithaf en) yalanlarınız ve açgözlülüğünüzle; hayatını mahvettiğiniz, biri... Çocuğunu kaybetmiş, acılı bir baba olabilirim...

Veya bu ülke boka batarken; boş boş oturmaktan sıkılmış, biri de olabilirim... Veyahut, sırf sana ders vermek gayesiyle; kongreden dönerken, seni takip etmiş olabilirim...

Belki de bu sadece, rastgele bir şiddet eylemidir... Ve sen yalnızca; yanlış zamanda, yanlış yerdesin..."


Şeklindeki nitelendirmelerinden, hangisinin doğru çıkacağını ya da bütün bunların beraberce...

Kapitalizmin geldiği aşamanın...

İnsanı, insanlığından çıkartan unsurlar bütünü olup olmadığını öğreneceğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; her yanından oluk oluk kan fışkıran, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
ORHAN  SANDIKCI
ORHAN SANDIKCI

364 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
20 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Tek mekan, tek ana karakter üzerinde geçen, sıkıcı diyaloglarla devam eden, heyecanı ve gerilimi yavaş, keskin nişancı konulu vasat altı bir gerilim filmi.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler