Senaryosunu da kaleme alan Chris von Hoffmann'ın yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Devil's Workshop"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Şeytani Ele Geçirilme (Demonic Possession)" ve "Psikolojik (Psychological)" alt kategorilerinde harmanlanılarak kurgulanılmış...
Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
2 milyon dolarlık bir bütçeyle...
Neredeyse tamamına yakın bir kısmı, görsel efekt ve yeşil perde teknolojilerinin yanı sıra...
Başarılı makyaj uygulamalarının da yardımıyla, kapalı mekanlarda çekilen bu bağımsız (indie) Amerikan filmine...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Mevcut adaylar arasından...
İblisleri, cinleri, kötü ruhları ve bunlarla ilgili mitolojik veya dini yahut da okült inanışları inceleyen bir demonolog karakterinin canlandırılacağı bir filmde...
Cuma günkü ilk ön elemeyi rahatlıkla geçen 35 yaşındaki "müzmin işsiz" oyuncu Clayton Walker (Timothy Granaderos)...
Hafta başında yapılacak, ikinci seçmelere de davet edilir...
***
Fakat...
Bu kez karşısında rakip olarak, hayatı boyunca önünde hep bir engel olarak gördüğü...
Kendini beğenmiş aktör, Donald (Emile Hirsch) bulunmaktadır...
***
Ve eğer...
Bu rolü, gerçekten almak istiyorsa da...
Ne yapıp edip, bir şekilde onu mutlaka alt etmelidir...
***
İşte bu çerçevede...
Bilgisayarının başına geçen Clayton...
Ücretsiz bir ilan sitesinde, kendi adına...
Gerçek bir demonolog ile buluşup konuşabileceği bir ilan oluşturur...
***
Zira bu durumda...
Demonologluk mesleğinin sırlarını öğrenecek ve edindiği bu bilgileri de...
Fırsata çevirerek, seçmeler esnasında kullanacaktır...
***
Derken...
Çok geçmez ve bu ilan bağlamında, Cumartesi sabahının ilk saatlerinde telefonla dönüş yapan...
TV'deki, bir zamanların "Kayıp Boyut (The Lost Dimension)" isimli programının da sunucusu konumundaki Eliza Atwood (Radha Mitchell) kendisini...
Kırsaldaki evine davet eder...
***
Akşam üzerine doğru vardığında da...
Kendisini karşılayıp, bir fincan çay da ikram eden aynı Eliza...
Bir tür şeytan çıkarma ritüeli gerçekleştirerek, kendisini arındıracakları...
Böylelikle de evine, berrak bir zihin ve temiz bir ruhla dönmesinin sağlanacağını söylerken...
***
Clayton'ın rakibi Donald ise...
Büyük Pazartesi finali öncesinde...
Ziyadesiyle kendinden emin bir biçimde...
Hafta sonunu evinde, Nikki (Sarah Coffey) ve Petra (Brooke Ramirez) ile parti düzenleyerek geçirmek de...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 26...
***
Kısık ateş fokurdayıp, için için kaynayarak şekillenen ve bu sebeple de...
"Sabırsız davranan izleyiciyi sıkan" hikayesine eşlik eden...
Mitchell, Granaderos ve Hirsch'ün performanslarıyla göz doldurdukları filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; beklenilmedik nitelikteki, ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...
60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,