Detective Knight: Rogue
Ortalama puan
3,0
1 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.372 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
16 Haziran 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da, filmdeki Mercer karakterini de canlandıran Corey Large ile beraber yazığı hikayeden uyarlayarak kaleme alan Edward Drake'in yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Detective Knight: Rogue"; gizemini uzunca bir süre koruyan, bir suç draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Topu topu iki yıl içerisinde, "şimdilik" tamamı...

Meraklısıyla buluşturulan, birbirini izleyen üç filmden oluşan "Detective Knight" üçlemesinin...

İlk halkasını oluşturan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Elleri silahlı dört maskeli suçlu Los Angeles'ta...

İçinde sadece...

134 bin dolar nakit para bulunan bir transfer aracını soyar...

***

Ve polis gelir gelmez de...

Onlardan kaçarak uzaklaşmak amacıyla yakındaki bir kapalı otopark da...

Tam da bir başkasına ait bir otomobile el koydukları esnada...

Polis tarafından köşeye sıkıştırılır sıkıştırılmaz...

***

İçlerinden birisi...

Parayı içine yerleştirdikleri otomobili alıp otoparktan dışarıya çıkarken...

Diğer üçü de...

Polis ile çatışmaya girer...

***

Böylelikle de...

Dedektif James Knight (Bruce Willis) ve ortağı Eric "Fitz" Fitzgerald'ın (Lochlyn Munro) başında bulundukları polis ekibiyle...

Silahlı bir mücadeleye giren suçlular...

Derhal hastaneye kaldırılacak olan Fitz'i vurarak ağır yaralarlarken...

***

Grubun lideri Casey Rhodes (Beau Mirchoff) ile Mercer, Mike Rochester (Trevor Gretzky) ve Nikki Sykes'tan (Keeya King) oluşan suçlular da...

Önceden hazırlanılmış, uçuş kaydı bulunmayan "hayalet" bir özel uçak ile...

Anında New York'a intikal ederler...

***

Ki...

Polis dedektifi Godwin Sango'da (Jimmy Jean-Louis) zaten meslektaşı Knight'a...

Gerçekte, yeraltı dünyasında tanınmış...

Gangster nitelikteki bir bahisçi olmasına karşın...

New York merkezli paravan bir şirketin sahibi görünümündeki Winna'nın da (Michael Eklund)...

Böylesi bir uçağa sahip olduğunu söyleyecek...

***

Ve derken...

Karısı Lily (Hunter Daily) ve kızı Clara (Alice Comer) ile yaşayan dizinden sakat vaziyetteki futbolcu eskisi Casey...

Soygundan elde ettikleri paradan...

Bir zarfın içine doldurduğu payını...

Kendisine teslim etmek gayesiyle...

İşverenleri konumundaki Winna'nın ziyaretine gittiğinde...

***

Para kazanmak için artık yapamadığı futbolculuk ve son derece başarılı olduğu soygunculuk dışında...

Başkaca da hiçbir mesleği bulunmayan Casey'e...

Bulduğu bu fırsatı kaçırmayan Winna'da...

1,2 milyon dolar değerindeki yeni hedefinin...

Yani çalınarak kendisine getirilecek olan koleksiyon kartının detaylarından bahsederken...

***

Los Angeles'tan New York'a geçen...

Dedektif Knight ile dedektif Sango'da...

Koruması Brigga'yı (Johnny Messner) atlattıkları malikanesinde ilk önce...

Bilgisine başvuracakları aynı Winna'ya uğramayı ihmal etmeyecek...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 35...

***

Olup bitecekler sırasında...

Şu ana kadar isimlerinden söz ettiğimiz karakterler arasındaki safların da giderek karmaşıklaşmasının yanı sıra aksiyon dozunun da hız kesmeden devam edeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ciddi anlamdaki silahlı çatışmalar ile ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler