Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.
Basın Eleştirisi
Hurriyet
Yazar: Uğur Vardan
‘Hayaller’ bu yılın şu ana kadar vizyona çıkan en iyi yapımlarından biri. Büyük usta Eric Rohmer’in uçucu görünen ama etkisi itibariyle sonradan derin izler bırakan filmlerini andıran ve Şubat 2025’te Berlin’de Altın Ayı ödülü alan bu müstesna çalışmayı kesinlikle kaçırmayın derim.
Eleştirinin tamamı için: Hurriyet
T24
Yazar: Atilla Dorsay
Johanne filmin ana kahramanıdır ve özelliği tam bir eşcinsel olmasıdır. Filmin başından itibaren, kendisinin sarışın ve saf haliyle hayli farklı olan esmer bir kıza ilgi duyar. İlgi yeter sözcük değil: Ona kör-kütük âşık olur. Bu cinsellik aslında belki filmin en ilginç, dolayısıyla olumlu yanıdır. Bir kadınlar-arası aşkı ve tutkuyu ana tema olarak kullanmak… Ama öyle olmuyor. Bunca yazı yazdım ve okurlarım bilir, beni tedirgin eden bu konu değil. Çok başka şeyler… Öncelikle filmin sinemasal anlatımı. Son derece geveze bir senaryo, sürekli yinelenen laflar, aynı şeyleri tekrarlayan ‘repetitif’, monoton bir atmosfer… Alabildiğine naif, temiz, adeta saf bir senaryo, bir eşcinsel uyanış hikayesi… Buna karşılık neredeyse sabit bir kamera…
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Hurriyet
‘Hayaller’ bu yılın şu ana kadar vizyona çıkan en iyi yapımlarından biri. Büyük usta Eric Rohmer’in uçucu görünen ama etkisi itibariyle sonradan derin izler bırakan filmlerini andıran ve Şubat 2025’te Berlin’de Altın Ayı ödülü alan bu müstesna çalışmayı kesinlikle kaçırmayın derim.
T24
Johanne filmin ana kahramanıdır ve özelliği tam bir eşcinsel olmasıdır. Filmin başından itibaren, kendisinin sarışın ve saf haliyle hayli farklı olan esmer bir kıza ilgi duyar. İlgi yeter sözcük değil: Ona kör-kütük âşık olur. Bu cinsellik aslında belki filmin en ilginç, dolayısıyla olumlu yanıdır. Bir kadınlar-arası aşkı ve tutkuyu ana tema olarak kullanmak… Ama öyle olmuyor. Bunca yazı yazdım ve okurlarım bilir, beni tedirgin eden bu konu değil. Çok başka şeyler… Öncelikle filmin sinemasal anlatımı. Son derece geveze bir senaryo, sürekli yinelenen laflar, aynı şeyleri tekrarlayan ‘repetitif’, monoton bir atmosfer… Alabildiğine naif, temiz, adeta saf bir senaryo, bir eşcinsel uyanış hikayesi… Buna karşılık neredeyse sabit bir kamera…