Hayaller
Ortalama puan
2,8
2 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.370 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme alan Dag Johan Haugerud'un yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Drømmer/Dreams"; psikolojik drama tarzında kurgulanılmış, bir "rom com (romantic comedy)" olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Haugerud'a ait, ziyadesiyle iddialı...

"Sex, Dreams ve Love" üçlemesinin ikincisi olmasının yanı sıra...

75. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde "Altın Ayı" ödülünü de kazanan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Klasik bale ve dans ile uğraşan 17 yaşındaki Johanne (Ella Øverbye)...

Üniversite de, dans değil de sosyoloji okumayı planlamak da olup...

***

Duygusal iç dünyası da...

Anneannesi Karin'in (Anne Marit Jacobsen) kütüphanesinin rafları arasında...

Tesadüfen bularak okuduğu, cinsellik de içeren bir aşk romanı sayesinde, büsbütün allak bullak bir vaziyet alırken...

***

Okuldaki yeni öğretim yılında...

Fransızca ve Norveççe derslerine gireceğini öğrendiği öğretmenleri Johanna'ya (Selome Emnetu)...

Görür görmez aşık olur...

***

Fakat...

Johanna, öğrencisiyle arasına kibarca ama bir o kadar da kararlı bir şekilde...

Gereken mesafeyi koyar...

Ardından da film...

Johanne'nin deneyim hakkında yazdığı 95 sayfalık el yazması etrafında dönmeye başlar...

***

Ki, burada da...

Johanne'nin, söz konusu kısa kitabına, gerçek hayat da yaşanmamış bazı şeyleri koyduğunu...

Hatta, Johanna hakkındaki fantezilerini de sayfalara döktüğünü hissetmek de...

Çok da gecikmeyiz...

***

İşte, akıp giden bu düzen çerçevesinde...

Filmin ikinci yarısına geldiğimizde ise kendimizi...

Johanne, Johanne'nın annesi Kristin (Ane Dahl Torp) ve anneanne Karin arasındaki bir tartışmanın içinde bulur...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 40...

***

Bu türden yapımlara alışkın olmayanları, pek fazla sarmayacağını düşündüğümüz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler