Geber Aşkım
Ortalama puan
2,8
2 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.369 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
26 Ocak 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Ariana Harwicz'in, orijinali İspanyolca olarak (Mátate, amor) biçiminde yazılan aynı isimli romanından (2012) uyarlayarak, Enda Walsh ve Alice Birch ile birlik de kaleme alan Lynne Ramsay'in yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Die My Love"; gerilim dozunun gittikçe artmak da olduğu, psikolojik bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

17 Mayıs 2025 tarihindeki dünya prömiyeri, "Altın Palmiye" ödülüne aday da gösterildiği...

Cannes Film Festivali'nde gerçekleştirilen bu filme, biraz daha yakından bakalım...

***

Jackson'ın (Robert Pattinson) amcası, ölümünden sonra Montana'daki evini...

Yeğenine, miras olarak bırakır...

***

Böyle olunca da...

New York'tan ayrılan Jackson ile hamile durumdaki karısı Grace (Jennifer Lawrence)...

Oraya taşınırlar...

***

Ki zaten...

Çok kısa bir süre sonra...

Bebekleri de dünyaya geldiği gibi...

Mutlu ve mesut bir biçimde, çocuklarının doğumunun altıncı ayını da...

Aynen, ciddiyetle haz duydukları cinsellik ve bu bağlamdaki ilişkilerinden feragat etmeye de kesinlikle yanaşmadıkları bir şekilde, yine beraberce kutlarlar...

***

Ardından da film de...

Bir flashback aracılığıyla...

Jackson ile hamilelik günlerindeki Grace'in...

Jackson'ın ebeveynleri Pam (Sissy Spacek) ve Harry (Nick Nolte) ile teyzesi Jen'in de (Gabrielle Rose) hazır bulunduğu günlere dönülürken...

***

Bir de baktık ki...

Aradan, neredeyse 25 dakikalık bir süre geçmiş olmasına rağmen...

Farklı ve entel takıldığını düşünen eleştirmenlerce şımartılarak, yeteneğinin abartılmasının yanı sıra...

Bu sayede, uluslararası festivallerde de boy göstererek ayak da kalmayı başaran Ramsay halen...

Artık nereden aklına estiyse...

Yahut da kimden esinlendiyse, havanda su döverek vakit geçirmeyi, ısrarla sürdürmek de...

***

Fakat elbette...

Hal böyle olunca da...

Kendimizi, izlemeyi kesip...

Sıradaki diğer filme geçmek mecburiyetinde hissettik...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş...

Ve üstelik de...

Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...

Kendi anlatımımızı da...

Burada noktalarken...

Puanımızı da, başta Lawrence'ınki olmak üzere oyuncuların performansı sebebiyle...

Olması gerektiğinden yüksek tuttuk...

***

Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla manasız bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olacağımız...

Ve en azından bizim açımızdan...

Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de belirteceğimiz...

94 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler