Kadın Kokusu
Ortalama puan
4,6
1244 Puanlama

200 Kullanıcı yorumları

5
95 Eleştiri
4
83 Eleştiri
3
11 Eleştiri
2
10 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
24 Nisan 2021 tarihinde eklendi
Senaryosu, daha önce "Profumo di donna"nın (1974) senaryosuna da esin kaynağı olmuş olan Giovanni Arpino'nun "Il buio e il miele" (1969) isimli romanından uyarlanarak Bo Goldman tarafından yazılan "Scent of a Woman", yönetmen koltuğunda Martin Brest'in oturduğu bir drama...

Dörder kategoride Golden Globe ve Academy ödülü adaylığı bulunmasına karşın 3 Golden Globe ve 1 Academy ödülü ile yetinmek zorunda kalan filmin hikayesi, 1879 ve 1871'de mezunları bulunan köklü bir geleneğin temsilcisi Baird Okulunun son sınıf öğrencilerinden 17 yaşındaki Charlie Simms'in (Chris O'Donnell) okulun "İş Olanakları" panosunda geçici bir iş arayışına tanık olduğumuz sahne ile başlar...

Çünkü burs ile okuyan Charlie, ancak zar zor geçinebilmektedir...

Bu arada müdürleri Bay Trask (James Rebhorn), hafta sonuna denk gelen Şükran Gününü (Thanksgiving) kayakta geçirecek varlıklı ailelerin çocukları Harry Havemeyer (Nicholas Sadler) ve George Willis Jr. (Philip Seymour Hoffman) ile Trent Potter (Todd Louiso) ve Jimmy Jameson (Matt Smith) gibi öğrencilerin bakışları arasında Mütevelli Heyetinden kaptığı gıcır gıcır bir Jaguar otomobil ile okula giriş yapar...

Elbette Charlie, o günlerde kayağa değil biraz para kazanmak için hafta sonunda kendisine refakat edeceği görme engelli emekli asker Yarbay Frank Slade'iye (Al Pacino) gidecektir...

İlk anda anlaşamazlar ve Yarbay Charlie'yi tersleyerek kovar...

Ama Donny Rossi (Michael Santoro) ile evli olan Charlie'nin iki küçük çocuklu (Erika Feldman - Julian ve Max Stein) yeğeni Karen (Sally Murphy) ısrar edince okulun kütüphanesinde de çalışan Charlie, 300 dolar kazanacağı bu işi yapmayı da kabul etmek zorunda kalır...

Yalnız bütün bunlar yaşanırken, okulda başını Harry, Trent ve Jimmy'nin çektiği bir ekip, müdür Bay Trask'a oldukça sulu bir şaka hazırlamaktadır...

Ki, ardından olayın görgü tanıkları oldukları düşünülen Charlie ile George, müdür tarafından sorguya çekilmişler ancak bir sonuç elde edilememiştir...

Üstelik de okul müdürünün Charlie'nin gözünü, kendisince önerildiğini ifade ettiği Harvard bursunu iptal edeceğini ima ederek korkutmasına rağmen...

Bu durumda müdürün elinde geriye, Pazartesi günü disiplin kurulunu toplayarak bütün öğretmen ve öğrencilerin gözleri önünde aynı ikiliyi bir kez saha sorgulamak kalmıştır...

Eğer bundan da bir sonuç çıkmazsa Charlie ile George okuldan atılacaklardır...

Neyse...

Şimdilik bu konuyu bu haliyle burada bırakıp yeniden Yarbay mevzusuna dönelim...

Zaten Pazartesi'ye de Charlie'nin Yarbayın evinde geçireceği ve düşünmeye zaman bulacağı iki günü daha vardır...

Vardır var olmasına da Yarbay'da ona bir başka sürpriz hazırlamıştır...

Nedir mi o?

Birlikte New York'a uçacaklardır...

Varacakları yer de Waldorf - Astoria'daki konforlu bir otel odasıdır...

Yemeğe gidecekleri ise bir hamburgerin dahi 24 dolar olduğu Oak Room'dur...

Unutmadan Yarbayın, sürekli sıkıntılı bir biçimde Boston'a geri dönmek isteyen Charlie'nin başındaki belayı öğrenmiş olduğunu da belirtmiş olalım...

Ertesi sabah uyandıklarında terzi Sofia (Anh Duong), Yarbaya kıyafet provası yapmakta olup aynısını Charlie içinde yapacaktır...

Zira beraberce New York'a akacaklardır...

Dakika 52...

Geride, özellikle de Yarbayın başta Charlie olmak üzere diğer tüm oyuncular ile arasındaki diyalogların biraz fazlaca uzun tutulduğunu söyleyebileceğimiz, Yarbayın Charlie'ye yaşatacağı "şoklar" ile dolu bir 104 dakika daha mevcut...

Tek tesellimiz Al Pacino'nun, kendine "En İyi Erkek Oyuncu" kategorisindeki Academy ve Golden Globe ödüllerini kazandırdığı muhteşem performansı...

Eğer bugüne kadar fırsat bulamadıysanız, sırf bunun için dahi hiç sıkılmadan izleyebilirsiniz...

Keyifli seyirler,
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
4 Ocak 2011 tarihinde eklendi
Kör karakterine bürünmek için, neredeyse Al Pacino nun kör olmasına neden olabilecek, muhteşem film...
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Ekim 2012 tarihinde eklendi
Yeni izleme fırsatı buldum çok çok iyiydi herkes tarafından yazılmış gerçi ama en önemli nokta da bu zaten filmin içindeki: Al pacino, cidden oyunculuk böyle olur;körü oynamamış filmde resmen kör olmuş kelimeler yetersiz..Aslında filmde bir aksiyon veya çok dolu bir senaryo yok fakat al pacino ve diyaloglar sayesinde uzun süresine rağmen sizi sürüklüyor ve beğeninizi kazanıyor son olarak imdb 250 listesinde bence kesinlikle olmalıydı diye düşünüyorum göremeyice şaşırdım..9/10
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
18 Aralık 2014 tarihinde eklendi
Oyunculuk yönünden Al Pacino'nun olağanüstü performansının dışında vasati ve ağır giden bir film 7/10
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Aralık 2009 tarihinde eklendi
Bu filmi sevmemenin imkanı yok sanırım.Apayrı bir tecrübe bence.Tam anlamıyla kusursuz bir performans, one man show,,, ne derseniz artık.Unutulmaz sahneleri beyninize kazıyan, hayatınızı anlık ya da değil sorgulamanıza sebebiyet verebilen, insana ait her türlü duyguyu fazlasıyla hissetiren unutulmaz bir film.9.5/10
JeanClaudeVanDamme
JeanClaudeVanDamme

Takipçi 1.209 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
Film iyi başlıyor,iyi devam ediyor ve iyi de bitiyor aslında ama son yarım saatinde aniden yönünü değiştirmese daha da iyi olabilirmiş.
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Aralık 2008 tarihinde eklendi
AlPacinonun oscarı sonuna kadar hakettiği etkileyici bir drama.Tango sahnesi harika.10/8
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
20 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Uzun süresine rağmen hiç sıkılmıyorsunuz çünkü Al Pacino ve performansını izlemeye doyamıyorsunuz. Çok iyi bir film..
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Kasım 2008 tarihinde eklendi
arkadaslar bu fılmı sadece Al Pacino nun oyunculugu ıcın ızleyınn yaw bır ınsan kor rolunu korden daha ıyı oynarmı oyunculuk muhtesem otesı mutlaka ızleyın puanı sonuna kadar hakeden bır fılm olmus 10/9,7
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
3 Ocak 2010 tarihinde eklendi
al pcaino filmde şov yapmış.oalağaüstü bir film.hiç bir kusur yoq ama çok fazla ekstra var :D.tanga sahnesi ve okulda konuştuğu sahnede pacino oyunculuk dersi vermiş adeta 10 numara film:D.
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
14 Eylül 2014 tarihinde eklendi
ne film ama.
her şeye rağmen yaşamak.hata yapınca durmak ve yeniden devam etmek.düşünce kalkmak ve koşmak.dürüst olmak.gücün karşısında dik durmak.adam satmamak ve sevmek üzerine...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Uzun süren sinema kariyeri boyunca, Hollywoodun baş aktörlerinden biri olarak görülen Al Pacino, 25 Nisan 1940ta New York, Doğu Harlemde dünyaya geldi. Oyunculuk dersleri alan Pacino, zaman zaman çıktığı gösterilerde oyunculuğunu geliştirdi. 1966 yılında Actors Studioda eğitim için hak kazandı. Daha sonra James Earl Jones ile çalıştığı The Place Creepde rol aldı. 1967-68 tiyatro sezonunda zalim bir sokak serserisini oynadığı The Indian Wants the Bronx ile Obie Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.Al Pacinonun Broadwayde sahneye çıktığı ilk oyun Does the Tiger Wear a Necktie'dır. Her ne kadar oyun kırk gösterimden sonra kaldırıldı ise de Pacino, topluma uyum sağlayamayan bir uyuşturucu bağımlısını canlandırdığı rolüyle Tony Ödülünün sahibi oldu. Al Pacinonun kariyerindeki ilk filmi, 1969 yılında çevirdiği Me, Natalie dir. Buradaki başarısıyla, yapımcılığını Paramountun üstlendiği, Francis Ford Coppolanın The Godfather (Baba) filminde Michael Corleone rolünü oynamaya hak kazanacaktır. Bu filmdeki performansı ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarına aday gösterildi. Çareyi Broadway oyunlarına dönmekte buldu ve başrolünü oynadığı The Basic Training of Pavlo Hummel ile ikinci kez Tony ödülünün sahibi oldu.Pacinonun daha sonra rol aldığı filmleri, homoseksüel bir seri katilin peşinde olan bir polis memurunu canlandırdığı Cruising, ve Author Author adlı komedi iş yapmadı. 1983 yılında Brian De Palmanın yönettigi, şiddeti bol Scarface (Yaralı Yüz) ise ilk gösterildiğinde sinemanın kült filmleri arasındaki yerini aldı.Fakat başarının arkasından tekrar başarısızlık geldi ve Pacino tarihsel epik Revolution (Devrim)dan sonra gözlerden uzaklaştı. Bu arada The Local Stigmatic filmiyle yönetmenliği denedi. Bu filmi piyasaya sürmeme kararı almıştır.Al Pacinonun dönüşü, 1989da çekilen Sea of Love (Aşk Denizi) filmi ile oldu. Film büyük sükse yaptı. Pacino yeniden bir stardı! 1990da gösterişli bir gangsteri oynadığı Dick Tracy ile altıncı kez Oscara aday olan Pacino, aynı yıl çevrilen, üçlemenin üçüncü ayağı 'The Godfather Part III' (Baba 3)de yer aldıErtesi yıl çevirdiği romantik komedi Frankie and Johnny ve ardından gelen Glengarry Glen Ross, sevilen filmleriydi. Uzun süren sessizliğin ardından Scent of a Woman (Kadın Kokusu)ndaki oyunculuğu ile nihayet Oscar ödülüne kavuşmayı başardı.1993te Brian De Palma ile tekrar çalıştığı Carlitos Way ve 1995te Michael Mannin yazıp yönettigi, ve Robert De Nironun canlandırdığı bir hırsızın peşindeki polisi oynadığı Heat ile kariyerine devam eden Pacino, 1996da politik bir dram olan City Hallda rol aldı. Fakat o sene dikkatleri daha çok yazıp yönettiği ve rol aldığı Looking for Richard ile çekti.1997 senesinde genç Hollywood starları ile çevirdiği filmler gündemdeydi. Önce Johnny Depp ile Donnie Brasco ve sonra Keanu Reeves ile The Devils Advocate (Şeytanın Avukatı)... Al Pacino, 1999 yapımı The Insider (Köstebek) ile sinemaseverlerin karşısında. Başrolü Russell Crowe ile paylaşan Pacino, sigara şirketlerinin halktan gizlediği sırların anlatıldığı ve yayın aşamasında kıyametin koptuğu '60 Dakika' adlı programın yapımcısı Lowell Bergmanı canlandırdı.2000 yılında yönetmenliğini Oliver Stoneun üstlendiği ve başrollerinde Cameron Diaz, James Woods ve Dennis Quaid gibi deneyimli oyuncuların yer aldığı Any Given Sunday (Kazanma Hırsı) adlı filmde oynayan aktör, Tony DAmato adında futbol aşığı bir koçu canlandırdı.2002 yılında cover Andrew Niccolün yönettiği, Rachel Robertsin S1M0NE karakterini canlandırdığı S1M0NE adlı eserde Al Pacino Hollywood yıldızlarının kaprislerine karşı tesadüfen eline geçen bir fırsatla tepki göstermeyi amaçlayan bir yönetmen olan Viktor Taranskyyi canlandırdı. 2003 yılında genç yıldızlardan olan Colin Farrell ile Çaylak isimli filmde oynadı. 2003 yılında rol aldığı Angels in America adlı mini dizi 12 dalda emmy ödülü aldı, Al Pacino da bu dizi ile ilk emmy ödülünü almış oldu. Aynı yıl Venedik Taciri ismli filminde yahudi tefeci Shylokcu oynadı. 2005 yılında Kirli Para adlı pek beğenilmeyen filimde rol aldı. 2007 yılında ise Jon Avnetin yönetmenliğini yaptığı 88 Minutes isimli filmde başrolü oynadı. Bu filmde geçmişte kendisinin tespitleri sonucu yakalanan ve idama mahkûm edilen bir cinayet zanlısının suçunu kaldırmak isteyenler tarafından tehdit edilen bir cinayet psikiyatristi ve üniversite hocasını canlandırdı.Diğer taraftan en son 1995 yılında Michael Mann tarfından yönetilen 'Heat' filminde usta oyuncu Robert De Niro ile bir araya gelen Al Pacino, bu kez Jon Avnetin yönetmenliğini üstlendiği Righteous Kill filminde başrolü paylaştılar, film 2008 yılında gösterime girmiştir.
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
15 Haziran 2016 tarihinde eklendi
bence güzel bir dram filmi alpacinonun performansı herşeye bedel izlenebileek güzel bir anlatım olmuş 10 üz 7.7
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
12 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Bence puanlar Al Paçino için gelmiş....
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
tek kelimeyle süperdi,o tango sahnesine denilecek laf yok,,filmin sonundaki konuşmayı herkes dinlemeli
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler