Savaş Üstüne Savaş
Ortalama puan
3,5
yayın
  • Birgün
  • Habertürk
  • Hurriyet
  • T24

Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.

Basın Eleştirisi

Birgün

Yazar: Tuğçe Madayanti Şen

Net bir ütopya vaadinde bulunmayan ve şiddeti yüceltmeyen PTA, kişisel ve nesiller arası mücadeleleri merkeze alıyor. ‘Bu birbiri ardına gelen yenilgiler değil; birbiri ardına gelen savaşlardır. Mücadele devam eder’ ifadesi, yorgun düşmüş eski devrimcilerden Z kuşağına uzanan bayrak devrini sembolize ediyor. Sonuç olarak, film her ne kadar Amerikan tarihine dair zorlayıcı bir yüzleşme sağlasa da evrensel bir çağrı işlevi de görüyor.

Eleştirinin tamamı için: Birgün

Habertürk

Yazar: Mehmet Açar

Bir roman uyarlaması olsa dahi hikâye ve karakterlerden ziyade fikirlerden yola çıkmış gibi geldi bana. Asıl önemlisi, duygusal bağ kuramadım. Perfidia ve Pat, çok nüfuz edebildiğim karakterler değildi. Film bittiğinde, “Anderson, Antifa’yı keşke kendi yazdığı bir hikâyeyle anlatsaydı veya dönemsel olarak Pynchon’ın romanına daha sadık bir uyarlama yapsaydı” diye düşünmeden edemedim. Çünkü kendi tarihselliği içinde doğru şekilde anlatılmış bir hikâyeyle de günümüzün Amerika’sı üzerine düşünmek mümkün. Kaldı ki, Anderson, “Kan Dökülecek” (There Will Be Blood - 2007) ile bunu çok iyi şekilde yapmıştı geçmişte. Fakat “Savaş Üstüne Savaş” da yabana atılacak bir film değil. Bence her sinemaseverin görmesi gerekiyor.

Eleştirinin tamamı için: Habertürk

Hurriyet

Yazar: Uğur Vardan

Bir de Anderson’ın yönetmenlik dokunuşu var ortada ama bütün bunlara rağmen bu filmdeki her şey bana fazla karikatürize geldi. Bob Ferguson profili mesela... Bazen ‘Big Lebowski’ tadında, bazen hem o hem filmin kimi bölümleri -son filmleri bence artık baygınlık getiren- Wes Anderson esprileri havasındaydı. İzlediğim salonda Bob’un örgüt içi konuşmalarda gereken şifre cümleyi unutmasına fazlasıyla gülündü... Lakin bence bu espri çok tekrarlanıyordu ve bir noktadan sonra tadı kaçıyordu.

Eleştirinin tamamı için: Hurriyet

T24

Yazar: Atilla Dorsay

İşte son haftaların kısırlığına ilaç gibi gelebilecek iddialı bir film… Her açıdan: öncelikle uzunluğu. Tam 170 dakika; yani iki saat 50 dakika… Onun dışında içine kolay girilebilen, hemen kavrayabileceğiniz filmlerden değil; hiç değil… Ama buna karşılık öylesine kendine özgü şeyler içeriyor ki… Komediden drama, tarihten günümüze, gerçekçilikten absürde, aşktan nefrete her şeyi içeriyor. Ülkesi anlaşılan Amerika… Ya tam zamanı… Gelin de içinden çıkın ve notunuzu rahatça verin bakalım!..

Eleştirinin tamamı için: T24
Daha Fazlasını Göster