Senaryosunu...
Kevin Burrows ile Matt Mider'ın kaleme aldıkları ve yönetmen koltuğunda da Tim Story'nin oturmakta olduğu "The Pickup"; son derece sıradan, bir aksiyon komedi olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Amazon Prime Video platformu tarafından izleyicisiyle buluşturulan...
Ve ne yazık ki sadece...
"Boş zamanı değerlendirme" kategorisinde nitelendirerek değerlendirebileceğimiz bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Görev defterine atacağı imza karşılığında...
First Atlantic Bankası'n da görevli veznedar Mikey'den (Jef Holbrook)...
Para çantalarını teslim almaya hazırlanan, genç ve deneyimsiz zırhlı araç sürücüsü Travis Stolly (Pete Davidson)...
***
Aynı esnada...
Kullanmakta olduğu kalemi...
Kendisinden isteyen ve ilerleyen süreç içerisinde, filme damgasını vuracak Zoe (Keke Palmer) karakteriyle de tanışmış...
***
Hatta...
Ziyadesiyle güzel ve alımlı bularak aşık da olduğu o kadınla...
Ertesi gün işyerindeki arkadaşlarına, ballandıra ballandıra dillendireceği bir şekilde ilişkiye girerek...
***
Her ne kadar sevişmelerinin ayrıntılarını...
Bu olaya odaklanmak istemeyen yönetmen Tim Story sayesinde, bizler göremesek de...
Adeta doya doya...
Birlik de yatmış da olur...
***
Ki...
Aynı gecenin...
Saatlerin, 4:00'ı gösterdiği zifiri karanlığında yatağından kalkarak...
Kıyafetlerini giyinen kıdemli zırhlı araç görevlisi...
Ve emekliliğinde, pansiyon işletmeciliği yapma hayalleri kuran Russell "Russ" Pierce (Eddie Murphy)...
Evliliklerinin, 25. yılını idrak ettikleri karısı Natalie Pierce'ı da (Eva Longoria) uyandırarak öper...
Ve akşam 20:00'deki kutlama yemeğinde, yeniden buluşmak üzere evden ayrılarak yola koyulur...
***
Vardığında da...
Kendisine verilen güzergah nedeniyle...
Eğer hiç durma ve bekleme yapmaksızın gider ve dönerlerse...
25. yıl kutlama yemeğine ucu ucuna yetişebilecek olmasının yanı sıra...
"Göt suratlı" lakaplı yeni yetme Travis ile eşleştirildiğini de öğrenirken...
***
Çok geçmez...
1426 numaralı Guardian Zırhlı Hizmetler kamyonunu kullanan...
Russ ve Travis ile aynı esnada...
Swedesboro-Pleasentville arasındaki, telefon ve telsizlerin çekmediği bir ölü bölgede...
Onları durdurarak, araçlarına el koyacak olan Zoe ile ortakları Miguel (Ismael Cruz Cordova) ve Banner'da (Jack Kesy)...
Büyük bir hevesle yola düşüverirler...
***
Zira, işin nihayetinde...
El koyarak bölüşecekleri ödül rakamı...
Tamı tamamına, 60 milyon dolardır...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 29...
***
Ne kadar direnirlerse dirensinler...
Russ ile Travis yakalanarak yakayı, peşindekilerinin eline verdiklerinde...
O ana kadarki hikayenin birden...
Mecazi anlamda, tamamen renk ve biçim değiştireceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; pek çok ters köşe sürprizi de bünyesinde barındıran, 65 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,