2019 yılında, "Kara Liste"ye alınmış durumdaki senaryosunu...
Justin Piasecki'nin kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da David Mackenzie'nin oturmak da olduğu "Relay"; gerilim dozunun hız kesmeden arttığı bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
8 Eylül 2024 tarihindeki dünya prömiyeri, Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapılan bu bağımsız (indie) Amerikan filmine biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
Manhattan'ın, Remedy adındaki gözlerden uzak bir restoranda...
Neredeyse aklını kaçırmış durumdaki muhbir Hoffman'ın (Matthew Maher), eski şirketinin CEO'su McVie (Victor Garber) ile buluştuğu bir sahne ile başlarken...
***
Onların aralarındaki irtibatı sağlamasına ilaveten...
Film boyunca sergilediği rahat tavırları nedeniyle, dikkatleri de üzerinde toplayan filmin asıl kahramanı Ash'de (Riz Ahmed)...
İkili, gizli belgelerle dolu bir zarfı rüşvet karşılığında aralarında takas ederken...
Olan biteni, uzaktan izlemektedir...
***
Derken...
Çalışırken kovulduğu, genetiği değiştirilmiş, böceklere dayanıklı yeni tip bir buğdayın geliştiricisi konumundaki Cybo Sementis Araştırma Enstitüleri'ndeki...
İnsan sağlığına aykırı, yan etkilerinin mevcut olduğunun tespit edildiği...
Ama tüm bu acı gerçeklerin toplumdan saklandığı...
Gıda güvenliği değerlendirmesinin bir kopyasını delil olarak almayı, kendine görev addeden bilim insanı Dr. Sarah Grant (Lily James)...
Şimdi de bu dosyaları, sahibine iade edip yaşamını sakince sürdürmek amacıyla soluğu Bay Morel'in (Seth Barrish) ofisinde alsa da...
***
Kendisine yardımcı olamayan Bay Morel...
Kağıda not alıp uzattığı, bir mesajlaşma servisi numarasını vermekle yetinir...
***
Neyse...
Ertesi sabah...
Geliştirilen buğdayın zararlarına ilişkin bilgiyi paylaşmasını engellemek gayesiyle...
Tehdit ediliyor olması ve otomobiline yönelik bir kundaklamanın da gerçekleştirilmesi sebebiyle...
Bilinen adresteki evini terk edip bir otele yerleşen Sarah, ilk iş olarak söz konusu numarayı telefonla ararken...
Ash'de, eski alkoliklerin katıldığı bir terapi grubundadır...
***
Akşam evine döndüğünde de...
Telefonuna gelen mesajları kontrol eden Ash...
İşini hallettiği Hoffman'dan sonra...
Sarah'nın gönderdiği, yardım isteyen mesaj ile karşılaşır...
***
Ki...
"Ben... Hukuka aykırı bir örtbasın delillerini teşkil eden materyallere sahibim... Aslında kamuoyu ile paylaşacaktım, fikrimi değiştirdim... Bunun nasıl işlediğini bilmiyorum, ama gereken neyse onu yapacağım..."
Diyen Sarah, kendi numarasını da bırakmak da...
***
Ve elbette ardından da...
Aranarak...
Yapması lazım gelenler hususunda uyarılarak yönlendirilmek de...
***
Üstelik...
Evinden kaçıp sığındığı otel odası da...
Cep telefonunun izi sürülerek...
Peşindeki Dawson (Sam Worthington), Rosetti (Willa Fitzgerald), Ryan (Jared Abrahamson) ve Lee (Pun Bandhu) tarafınca tespit edilmişken...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 32...
***
Olayların hiç de, göründüğü gibi olmadığının anlaşılacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; beklenmedik derecedeki, ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...
80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,