Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.
Basın Eleştirisi
Hurriyet
Yazar: Uğur Vardan
‘Sarı Zarflar’ sistemin baskısı, sanatsal kaygılar ve çekişmeler, aydın duruşu ve aile içi problemler derken geniş bir alanda seyircisini dramatik bir düşünsel ve vicdani yolculuğa çıkarıyor. Çatak’ın çalışmasının cesur ve sözünü sakınmayan bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim.
Eleştirinin tamamı için: Hurriyet
T24
Yazar: Atilla Dorsay
İşte son dönemin belki en başarılı, değişik, özel ve kendine özgü Türk filmi. Kazandığı uluslararası başarının haddi hesabı yok! Yalnız sineması değil, ülkemizde birçok içsel sorunu topluma hayli azap çektiren şu günlerde, gerçek anlamda sanatsal ve de sinemasal bir başarı. Aynı biçimde, hepimizin de ilgisini hak eden ve bekleyen...Berlin’in bu ünlü festivali bu yıl tam 76. kez yapılmış ve İlker Çatak’ın hayli orijinal isimli son filmi, en büyük ödül sayılan Altın Ayı ödülünü almıştı. Çatak bir önceki filmi Öğretmenler Odası ile de Oscar adayı olmuştu. Filmin senaryosunu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen birlikte yazmışlar.
Eleştirinin tamamı için: T24
Habertürk
Yazar: Mehmet Açar
Çatak siyasi etik, aydın sorumluluğu üzerine söylemek istedikleri için kariyer yapmış orta yaşlı iki insanın “anne / kayınvalide” (İpek Bilgin) evine sığınmak zorunda kaldığı olağanüstü bir dönemi tercih ediyor. Maddi ve manevi olarak ayakta durmaya çalışan, her anlamda psikolojik şok yaşayan bir çifti ideallerinden saptıkları için yargılamak yerine “tökezlemek, yanlış kararlar almak, yenilmek, sonra tekrar toparlanmak ve devam etmek” üzerine bir hikâye daha iyi olmaz mıydı, diye düşünmeden edemiyorum. Öte yandan, Çatak’ın daha zor ve riskli bir yol seçtiğinin farkındayım. Ama bana sorarsanız, tercih ettiği yol ister istemez sorgulayıcı değil, yargılayıcı ve snop bir filme götürüyor bizi.
Eleştirinin tamamı için: Habertürk
Milliyet
Yazar: Müjde Işıl
İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen’in senaryosundaki başlıca sorun Derya’nın dönüşümü daha doğrusu dönüşemeyip değişmesi. Filmin büyük bölümünde Aziz’in fire verebileceği ya da pes edebileceği hissettiriliyor. Derya’nın hamlesi ise sürpriz olarak çıkıyor karşımıza. Ancak Derya’nın kırılma anını görmüyoruz.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Hurriyet
‘Sarı Zarflar’ sistemin baskısı, sanatsal kaygılar ve çekişmeler, aydın duruşu ve aile içi problemler derken geniş bir alanda seyircisini dramatik bir düşünsel ve vicdani yolculuğa çıkarıyor. Çatak’ın çalışmasının cesur ve sözünü sakınmayan bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim.
T24
İşte son dönemin belki en başarılı, değişik, özel ve kendine özgü Türk filmi. Kazandığı uluslararası başarının haddi hesabı yok! Yalnız sineması değil, ülkemizde birçok içsel sorunu topluma hayli azap çektiren şu günlerde, gerçek anlamda sanatsal ve de sinemasal bir başarı. Aynı biçimde, hepimizin de ilgisini hak eden ve bekleyen...Berlin’in bu ünlü festivali bu yıl tam 76. kez yapılmış ve İlker Çatak’ın hayli orijinal isimli son filmi, en büyük ödül sayılan Altın Ayı ödülünü almıştı. Çatak bir önceki filmi Öğretmenler Odası ile de Oscar adayı olmuştu. Filmin senaryosunu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen birlikte yazmışlar.
Habertürk
Çatak siyasi etik, aydın sorumluluğu üzerine söylemek istedikleri için kariyer yapmış orta yaşlı iki insanın “anne / kayınvalide” (İpek Bilgin) evine sığınmak zorunda kaldığı olağanüstü bir dönemi tercih ediyor. Maddi ve manevi olarak ayakta durmaya çalışan, her anlamda psikolojik şok yaşayan bir çifti ideallerinden saptıkları için yargılamak yerine “tökezlemek, yanlış kararlar almak, yenilmek, sonra tekrar toparlanmak ve devam etmek” üzerine bir hikâye daha iyi olmaz mıydı, diye düşünmeden edemiyorum. Öte yandan, Çatak’ın daha zor ve riskli bir yol seçtiğinin farkındayım. Ama bana sorarsanız, tercih ettiği yol ister istemez sorgulayıcı değil, yargılayıcı ve snop bir filme götürüyor bizi.
Milliyet
İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen’in senaryosundaki başlıca sorun Derya’nın dönüşümü daha doğrusu dönüşemeyip değişmesi. Filmin büyük bölümünde Aziz’in fire verebileceği ya da pes edebileceği hissettiriliyor. Derya’nın hamlesi ise sürpriz olarak çıkıyor karşımıza. Ancak Derya’nın kırılma anını görmüyoruz.