Senaryosunu da...
Aynı isimli romanın (2020) yazarı Maggie O'Farrell ile beraber, söz konusu romandan uyarlayarak kaleme alan 2 Academy ödüllü Chloé Zhao'nun yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Hamnet"; biyografik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Kapsamlı bir yorumunu, yine bu mecrada paylaştığımız...
Şahane nitelikteki "Nomadland" (2020) ile kazandığı başarıyı...
Ziyadesiyle gereksiz bir Marvel yapımı "Eternals" (2021) ile çarçur edip, çaresizlik içinde uzunca bir süre sessizliğe gömülen Zhao'nun...
30 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilip, gişede elde ettiği brüt 59 milyon dolarlık bir hasılat rakamıyla da...
Ucu ucuna bir biçimde, sadece maliyetini karşılayabilen ve 29 Ağustos 2025 tarihindeki dünya prömiyeri de, 52. Telluride Film Festivali'nde yapılan bu son, sahaya geri dönüş filmine de, biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
"Aslında Hamnet ve Hamlet, 16. yüzyılın sonları ve 17. yüzyılın başlarındaki Stratford kayıtlarında, aynı ismin birbirinin yerine kullanılabildiği iki versiyonudur..."
"Hamnet'in ölümü ve Hamletin doğuşu..."
Şeklindeki bir bilgilendirmeyle başlarken...
***
Hewlands'taki Agnes Hathaway'i (Jessie Buckley)...
Çağırdığı şahinini...
Eldiveninin üzerinde, itinayla besler...
***
Ve...
Onları gözleyen William Shakespeare'in de (Paul Mescal), maddi zorluklar içerisindeki ailesine destek olmak amacıyla küçük yaştaki çocuklara...
Latince öğretmenliği yapmak da olduğunu görürüz...
***
Ki...
William'ın annesi Mary Shakespeare (Emily Watson) ve yaşadıkları kırsal havalide yaygın...
Şehir efsanesi türündeki tüm söylentilere göre Agnes gerçek de...
Bir orman cadısının kızı olarak bilinse de...
Ona gönlünü kaptıran William...
Agnes'ın peşinde dolanmaktan asla vazgeçmez...
***
Hani zaten...
Zaman içinde William'ın cazibesine kapılan Agnes'ın da, ona karşı boş olmadığı ortaya çıkacak...
***
Ve...
Elbette, hal böyle olunca da...
Birlik de mercimeği fırına verdiklerinde...
İlk çocukları Susanna'ya (Bodhi Rae Breathnach) hamile kalan Agnes ile William...
Mary'nin tüm karşı koymalarına rağmen...
William'ın babası John Shakespeare (David Wilmot) ve Agnes'ın erkek kardeşi Bartholomew Hathaway'in (Joe Alwyn) onayıyla evleniverir...
***
Ardından da...
Sürekli olarak kendisini aşağılayan babasının...
Bitmez tükenmez hakaret ve tacizlerinden bıkıp usanan William...
Bu kez, Hamnet ve Judith adlı ikizlerine hamile kalan Agnes ile kızı Susanna'yı geride bırakıp Londra'ya gidecek...
***
Giderken ki niyeti de...
Kesinlikle onları, yüzüstü bırakıp terk etmek değil...
Aksine, düzgün bir iş bulup yerleşir yerleşmez...
Karısı ile çocuklarını da yanına aldırmaktır...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 35...
***
Babasının yanında, mütemadiyen hor görülen bir derici çırağı yahut da kalfası olarak çalışan William'ın...
Oraya vardığında, Londra ve tiyatro maceraları ile özellikle de Agnes'ı canlandıran Jessie Buckley'in performansının damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; çok büyük beklentiye girmemeleri halinde, ilgiyle izlemeye devam edeceklerini düşündüğümüz...
90 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,