En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
tersitergen 55
1 değerlendirme
Takip Et!
1,5
17 Aralık 2024 tarihinde eklendi
Hiç beğenmedim. Arkadaşlar hayata uyarlı mesajlara dayanarak benzetme yapıyorlar. O kadar dar görüşlü filmki boğuldum resmen. Hayat sadece belli kişiler arasında döndüğünü göstererek yol bulmanızı bekler gibi iş yapıyorlar. Bu da bir tercihtir ama ufkun bu kadar dar ettiği bir yerde anlam aramak ne kadar mantıklı. Galiba 3. De gelicektir. Yaptığı kurguda parçalar hâlen eksik.
Senaryosunu da, David Desola, Pedro Rivero ve Egoitz Moreno ile birlikte kaleme alan Galder Gaztelu-Urrutia'nın yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu " El hoyo 2 / The Platform 2"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Psikolojik (Psychological)" ve "Gore/Splatter" alt kategorilerindeki...
Gizemini uzunca bir süre koruyan...
Korku gerilim tarzındaki bir devam filmi olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Gözler önüne serilenlerin, genel siyasi arka planına ilişkin kapsamlı bir analizi...
Yine bu mecradaki...
Serinin ilk filmine dair yazdığımız 21 Ocak 2021 tarihli yorumumuzda paylaştığımız...
Gün içinde bir kez...
Enva çeşit yiyeceğin üzerine itinayla doldurulup indirildiği platformun...
Bu ikincisine de biraz daha yakından bakalım...
***
Dikey Öz-Yönetim Merkezi, benzersiz bir yapıya sahip distopik bir hapishanedir...
Ve...
Ortasında bir delik bulunan 333 seviyeden oluşmaktadır...
***
Her gün, yiyecekle dolu bir platform...
En yukarıdan başlayarak bu delikten aşağı iner ve her seviyede sadece iki dakika dururken...
Kimsenin...
Bu süreyi aşacak şekilde yemek yemesi ve o yiyeceklerden alıp saklamasına...
Hatta...
Kazaen de olsa bulundurulmasına katiyetle izin verilmez...
Aksi taktirde bunu yapan...
Canlı canlı pişirilerek yahut da dondurularak cezalandırılacaktır...
***
Böylelikle de aslında...
Ne yapılırsa yapılsın...
Yüksek seviyelerdeki mahkumlar yiyeceğe önce erişirlerken, daha düşük seviyelerdekiler ise sıklıkla açlık riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar...
***
Ancak bu refah ve eza hali...
Kimse için süreklilik arz etmemektedir...
Zira her ayın sonunda, mahkumlar rastgele yeni seviyelere yerleştirilirlerken...
Her mahkum ile içeriye girmeden önce karşılıklı görüşülürek, kendisine hangi yemeği tercih ettiği sorulur...
Ve...
Bir kişisel eşyayı yanında getirmesine de izin verilir...
***
Ki bunlar hapishanenin kurallarıyken...
Mahkumların kendi aralarında da...
Birbirlerinin yemeklerine el uzatmama şartı bulunmakta...
***
Ve mahkumlar...
Yalnızca seçtikleri yiyecekleri yeme veya gönüllü olarak değiştirmekle ilgili kendi koydukları kurallara uyan "Sadıklar"...
İle...
Yakalayabildikleri her şeyi yiyen "Barbarlar"...
Şeklindeki iki farklı grup insandan oluşmaktadır...
***
İşte bu çerçeve içerisinde...
Her gün pizza isteyen Zamiatin (Hovik Keuchkerian) ile jambon kroketlerini seçen Perempuán (Milena Smit)...
24. seviyeye yerleştirilmişler...
Ve...
23. seviyedeki...
Kendini kuralları korumaya adamış Robespierre (Bastien Ughetto)...
Hapishanenin bu iki yeni konuğuna...
Daha adil yiyecek dağıtımını sağladığını savunduğu bu sistemi tanıtmaktayken...
Yaşayıp yaşamadığı yahut gerçek de var olup olmadığı dahi bilinmeyen...
Bir Mesih'ten de söz edilmeye başlanılırken...
***
İlk filme...
1789 ihtilalinin önde gelen kahramanlarından Robespierre ve inanç dünyasından Mesih ile ona inanan kutsanmışlar dışında yeni bir hususu katmadığını fark ettiğimiz bu ikincisine ilişkin yorumu da burada noktalarız...
Dakika 20...
***
İzlemeseniz de hiçbir şey yitirmeyeceğiniz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; yaşanan aylık seviye değişim döngüsü ve kaosun tüm hızıyla devam etmekte olduğu, 79 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.