Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.
Basın Eleştirisi
Habertürk
Yazar: Mehmet Açar
Wes Anderson’ın eski filmleri akla getiren 1.50:1 kadraj ölçüsünü kullandığı ve 35mm formatıyla çektiği “Fenike Planı”, Cannes Film Festivali’nin hemen ardından birçok ülkeyle beraber Türkiye’de de gösterime girdi. Sinema salonlarında son haftaların en iyi seçeneklerinden biri olduğuna hiç şüphe yok. Son olarak, Anderson’ın 1950’li yıllarda geçen filmi, üvey babası Lübnanlı müteahhit Fouad Mikhael Malouf’a adadığını belirtelim.
Eleştirinin tamamı için: Habertürk
Hurriyet
Yazar: Uğur Vardan
Sonuçta yer yer yaratıcı hamleler içerse ve yönetmeninin her daim alameti farikası olan çarpıcı renklerle beslenmiş bir görsellik sunsa da ‘Fenike Planı’ Wes Anderson adına yerinde saydığını gösteren bir hamle olmuş. Kurgusal bir coğrafyada ve ‘Fenike’ adlı ülke etrafında hırslı bir kapitalistin (bbc.com sinema yazarı Nicholas Barber bu karakter için “William Randolph Hearst, J Paul Getty, Aristotle Onassis ve Howard Hughes gibi süper zenginlerden ilham almış gibi görünüyor” diye yazmış) emellerini anlatan bu yapımın metaforik ifadesi, biraz zorlama bir okumayla; kendisine karşı düzenlenen onca suikastın ardından asıl yatırımını kızına yapan ve süreç içinde ‘insanileşen’ zengin bir babanın öyküsü olabilir.
Eleştirinin tamamı için: Hurriyet
T24
Yazar: Atilla Dorsay
Bu filmi nasıl tanımlamalı, bunca zengin temalar ve gösterişli kadrosuna rağmen niye o kadar sevmediğimizi açıklamalı? Önce biraz estetiğine bakalım. Öncelikle ekran sık sık daralıyor, yer yer siyah-beyaza geçiyor. Kamera da aynı biçimde çokluk sabit kalıyor. Ama asıl önemlisi içerikle, özle ilgili. Film klasik psikolojiye sırt çevirmiş, tümüyle şematik bir anlatıma sahip. Tüm o parlak oyuncular mekanik biçimde, sanki kurulmuş kuklalar gibi konuşuyorlar. Böylesine bir kadroyu neredeyse kuklalara dönüştürmek ne kadar başarıysa…
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.
Habertürk
Wes Anderson’ın eski filmleri akla getiren 1.50:1 kadraj ölçüsünü kullandığı ve 35mm formatıyla çektiği “Fenike Planı”, Cannes Film Festivali’nin hemen ardından birçok ülkeyle beraber Türkiye’de de gösterime girdi. Sinema salonlarında son haftaların en iyi seçeneklerinden biri olduğuna hiç şüphe yok. Son olarak, Anderson’ın 1950’li yıllarda geçen filmi, üvey babası Lübnanlı müteahhit Fouad Mikhael Malouf’a adadığını belirtelim.
Hurriyet
Sonuçta yer yer yaratıcı hamleler içerse ve yönetmeninin her daim alameti farikası olan çarpıcı renklerle beslenmiş bir görsellik sunsa da ‘Fenike Planı’ Wes Anderson adına yerinde saydığını gösteren bir hamle olmuş. Kurgusal bir coğrafyada ve ‘Fenike’ adlı ülke etrafında hırslı bir kapitalistin (bbc.com sinema yazarı Nicholas Barber bu karakter için “William Randolph Hearst, J Paul Getty, Aristotle Onassis ve Howard Hughes gibi süper zenginlerden ilham almış gibi görünüyor” diye yazmış) emellerini anlatan bu yapımın metaforik ifadesi, biraz zorlama bir okumayla; kendisine karşı düzenlenen onca suikastın ardından asıl yatırımını kızına yapan ve süreç içinde ‘insanileşen’ zengin bir babanın öyküsü olabilir.
T24
Bu filmi nasıl tanımlamalı, bunca zengin temalar ve gösterişli kadrosuna rağmen niye o kadar sevmediğimizi açıklamalı? Önce biraz estetiğine bakalım. Öncelikle ekran sık sık daralıyor, yer yer siyah-beyaza geçiyor. Kamera da aynı biçimde çokluk sabit kalıyor. Ama asıl önemlisi içerikle, özle ilgili. Film klasik psikolojiye sırt çevirmiş, tümüyle şematik bir anlatıma sahip. Tüm o parlak oyuncular mekanik biçimde, sanki kurulmuş kuklalar gibi konuşuyorlar. Böylesine bir kadroyu neredeyse kuklalara dönüştürmek ne kadar başarıysa…