Sörfçü
Ortalama puan
3,0
4 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
2 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.371 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Ağustos 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Thomas Martin'in kaleme aldığı...

Yönetmen koltuğunda da, Lorcan Finnegan'ın oturmakta olduğu "The Surfer"; başroldeki "adsız" Nicolas Cage'in, şahane bir performans sergilediği...

Nefes kesici, psikolojik bir gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

18 Mayıs 2024 tarihindeki dünya prömiyeri...

Cannes Film Festivali'nin, "Gece Yarısı Gösterimleri (Midnight Screenings)" kısmında yapılan, sıra dışı nitelikte bulduğumuz bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

İpotek komisyoncusu dostunun (Greg McNeill) yardımıyla...

Ucu ucuna denkleştirip ödeyeceği 1,6 milyon dolar karşılığında...

Vakti zamanında doğup büyüdüğü...

Avustralya'nın Luna Koyu'ndaki, eskiden babasına ait olan evi satın almayı planlayan Sörfçü (Nicolas Cage)...

Orayı, kendisine göstermek istediği oğlunu da (Finn Little) yanına aldığı gibi...

***

Lexus marka...

Lüks otomobilinin tavan bagajına sabitlediği bir çift sörf tahtasıyla...

Soluğu sahilde alır...

***

Zira...

Satın alacağı, sahile bakan yamaçtaki o evi oğluna...

En güzel bir biçimde...

Tahtalarının üzerinde, denizde sörf yaparak kıyıya doğru süzülürlerken...

Gösterebileceğini düşünmektedir...

***

Fakat kendileri...

"Burada yaşamayan, burada sörf yapamaz!"

"Yaparsa da sonuçlarına katlanır!", şeklindeki...

Tehditkâr bir uyarıda bulunan "Bay Boys" lakaplı grubun üyeleri...

Curly (Michael Abercromby) ve Pitbull (Alexander Bertrand) ile lideri Scally (Julian McMahon) isimli yerel eşkıyalarca engellenerek...

Gerisin geriye çevriliverilirken...

***

Bu arada...

Yıllardır ayrı yaşadığı karısı Helen'in de (Patsy Knapp, seslendiren Brenda Meaney)...

Hamile kaldığı erkek arkadaşı Derek (Christopher Binns) ile evlenmek arzusunda olduğu...

O yüzden de Sörfçü'den...

Boşanma evraklarını, bir an önce imzalamasını istemesinin yanı sıra...

***

Evle ilgilenen emlakçının da, söz konusu evi...

Aynı miktardaki parayı, üstelik de nakit olarak ödeyecek...

Bir başka aileye satmak üzere olduğunu öğreniriz...

***

Ki böylelikle de Sörfçü'nün...

Yeniden bir araya gelmeyi tasarladığı karısı Helen ile dolayısıyla da oğlunu tamamen kaybettiği...

Apaçık bir şekilde ortaya çıkmışken...

Babasının evi için de...

Ek bir, 100 bin dolar daha bulması gerekecek...

***

Ancak...

Yeri gelmişken...

Asıl sorulması gereken soru da...

Sörfçü'nün, bir türlü istenilmediği bu koy da uğraşacağı hususlar...

Sadece bu iki sıkıntıyla mı sınırlı kalacak?

Tarzında olurken...

***

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 20...

***

Serseri (Nic Cassim) karakterinin de...

Mevzuya dahil olacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; çölde, kutup ayısının saldırısına maruz kalmış bahtsız bedevi misali, Sörfçü'nün başına gelenlerin resmedileceği...

Ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Mert H
Mert H

Takipçi 1.560 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
19 Ocak 2026 tarihinde eklendi
The Surfer, ilk bakışta basit bir intikam ya da hayatta kalma filmi gibi dursa da izledikçe çok daha rahatsız edici, psikolojik ve sembolik bir anlatıya dönüştüğünü fark ettiren bir yapım. Film, deniz ve güneşle özdeşleştirilen “özgürlük” hissini tersyüz ederek, aidiyet, erkeklik, güç ve aşağılanma gibi temalar etrafında oldukça huzursuz bir yolculuğa çıkarıyor. Herkese hitap eden bir film değil. Tam bir psikolojik gerilim. Çok beklentiye girmeden izlenir.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler