işte emir kusturica’nın en iyi yaptığı şey. aynı filmde hem bu denli gerçekçi hem de bu denli masalsı anlatımı yakalamak. müthiş müzikleriyle, unutulmaz bir film...
Tanrıyla bir pazarlıkla başliyor film ve Tanrı'nın film boyunca anlaşmaya hiç yanaşmadığıni goruyoruz...Muhteşem bir hikaye, harika bir film...Muziklerine deli olmayan birine rastlamadim bugune kadar...Dolu dolu dopdolu bir duygu yogunlugu yasarsiniz, benim icin cok cok cok ozel bir yeri vardir bu filmin...Emir Kusturica'ya tek bir sozum var: Yuregine Saglik!
mükemmel...gerçekten sinemaya meraklı olanların,sinema okuyanların ve biraz da duygusu olanların mutlaka görmesi gereken eşsiz bir film.son derece naif ama etkileyici sahnelerle dolu ve müziği ile de sizi alıp götürüyor...kesinlikle kolleksiyonunuza eklemelisiniz.
Emir kusturica'nın en anlam yüklü ve kilden el yontmasıyla yaptığı en şahane vazosu.Ancak bir çingeneler zamanını anlatmıyor altını çizmeliyim ki bu genel olarak balkan insanını anlatıyor balkanlarda yaşayan çingeneler böyle değildir(birkaç sahne hariç)filmin tersine müzikleri çingeneleri anlatıyor desem tam üstüne basmış olurum.Emir kusturica star oyuncu kullanmaz star yaratır bu fikri çingeneler zamanında çok iyi görüyoruz.Arizona dreamde de aynısını görüyoruz evet dediğimin farkındayım johnny depp jerry lewisin oynadığı bir film ancak bu iki usta oyuncu hiçbir zaman böyle bir filmde oynamamıs ve bu kadar sağlam yere basarak oyunlarını sergilememişlerdi.Bu filmdede toplu bir tırtılın kelebek olma evrimini izliyoruz yalnız sonuc kelebeğin kozasında kalıp ölmeyi tercih etmesi!güzel bir film izleyin...
değişik bir film oynayanlar gerçekten çingene galiba kimse rolünde sırıtmamış ahmed karakterinin nuri alçoyla don carlone arası bir şey olduğunu düşünüyorum:) bir de dilini anlayamadım almanca var türkçe var ingilizce var belki daha başka dillerde vardır bu dil ne bilen varsa beni aydınlatsın hıdırellez törenlerinde çalan müzik süperdi müziği sayesinde de bu kadar çok sevildiğini düşünüyorum izlemenizi tavsiye ederim
emir custurica 'nın en büyük işi ve en büyük reklamı olan film, gerçek bir şaheser. herkese orjinal dilinde izlemeyi tavsiye ederim. özlellikle izlemeyenler. Dünyada ilk defa bir film çingenelerin dilinde o dünyayı anlatıyor. perhan ın iç dünyası git gel leri, hayalleri ve bunların gerçek acımasız dünyayla karşılaşması. özellikle göldeki rüyaya dikkat. Hele müzikleri. Daha iyi bir seçim düşünemiyorum. Finaliyle anlatım teknikleri, karakter tipikliği ve özenli sahneleriyleTek kelimeyle mükemmel..
Dramatik malzemenin, eşsiz bir görsel şölenle damıtıldığı,gerçeküstücü bir sanat idrakının izlerini görebileceğimiz ve yönetmenini başarılı bir’estet’mertebesine taşıyan çok sıcak bir film’Çingeneler zamanı’.Kendi adıma, yönetmenin diğer filmlerinde, bu filmden aldığım o eşsiz tadı alamadım.Mesela yönetmenin bir diğer filmi olan ’Yeraltı’nda da aynı görsel motiflere başvuruluyordu;ama filmde oturmayan birşeyler vardı sanki.Sonrasında bunun bir ritim sorunuyla yakından ilişkili olduğunu,ölçüsüz bir görsellik boşalmasının yarattığı ritim dengesizliğinin beni filme mesafeli kıldığını düşündüm.Üstüne üstlük mesajını ’sulandırarak’ veren,Balkanlarda yaşanan trajediye ilişkin söylemesi gerektiği sözü ’tehlikesiz sularda’gezinerek söylemeye çalışan, beni tatmin edemeyen bir filmdi ’’yeraltı’’.Nedense ’’Arizona Dream’’filminde de benzer duyguları yaşadım.Saman alevi gibi parlayan kimi gerçeküstücü dokunuşlar beni her ne kadar heyecanlandırsa da bütün olarak bakıldığında yetersiz bir filmdi benim için.Yani kısacası’’Çingeneler zamanı’’,Emir Kusturica’nın filmografisinde bir doruğu temsil ediyordu. Bildiğimiz ama genel olarak görmezden geldiğimiz ve hep kötü çağrışımlarla andığımız ’çingeneler’in dünyasına, insan ruhunu sarmalayan eşsiz bir lirizmle bizleri sokan yönetmen, binbir çeşit metaforla örülü bir dünya yaratıyor adeta...Goran Bregoviç’in eşsiz ezgileriyle zenginleşen bu ’şiir yüklü’dünya daha ilk dakikasından itibaren izleyicisini esir alıyor. Filmin konusuna gelecek olursak; Perhan hayalleri olan yeniyetme bir çingenedir.Azra adında bir kızı sevmektedir,ama kızın annesi bu parasız oğlana kızını vermeye yanaşmaz.Kız kardeşi de hastalanınca para kazanmaya adeta mahkum hale gelir Perhan.Ahmed adında kirli işler çeviren bir adamın peşi sıra şehre gider.Film dramatik dokusunu bu noktadan sonra iyiden iyiye hissettirir.Shakespearevari trajidilerle yüklü ’’hüzünlü bir şarkı’’ya dönüşür film. Kusturica’nın Avrupa’da tanınmasını sağlayan ’Çingeneler zamanı’vaktinde Cannes’da coşkuyla karşılanmıştı.Tam anlamıyla sinemasal bir ziyafetti.Bu ziyafeti tadamayanlar ne yapıp yapıp bu filmi mutlaka izlemeliler;çünkü karşımızda ’sinemayla ilgiliyimdir’diyen herkesin izlemeye mecbur olduğu bir başyapıt durmakta...
sinema tarihinin başyapıtlarından birisi.abd sinemasından arınmış,düşük bir bütçeyle byük işler başarmış bir film.izleyen herkesin yüreğine dokunacağından eminim
Tanrı dünyaya geldi. Ve çingenelerle uğraşamadı. Ve ilk uçakla geri döndü...ünlü oyuncularla değil, sıradan insanlarla, gerçek çingenelerle çevrilmiş bir başyapıt. bu film kelimelerle anlatılamaz seyretmek gerekir, tabi yanınzda mendille. hala her"ederlezi" şarkısını dinlediğimde kalbim farklı çarpar ve goran bregovic konserlerinde tüm film gözlerimden kayıp gider.
kusturica'nın en iyi filmi.... tek kelimeyle mükemmel ...günlerce etkisinde kaldım müzikleri hala kulaklarımda yankılanıyor herkeze tavsiye ederim 10/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.