En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
garyhabson
57 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
22 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Film gerçekten izlenmesi gereken bir film.müziği konusudaki görüşlere de katılıyorum, inanımlaz etkileyici insanın ruhuna işliyor adeta.ederlezi isimli şarkıyı seslendiren bayan kimse onun da hakkını vermek lazım sesi ve yorumu mükemmel.kısacası film de güzel müzikleri de izleyin pişman olmazsınız.
tuhaf bir büyüsü var filmin.bitince noldu ki? oluyorsunuzhayatınıza devam ederken ederken sahneler aklınızda beliriyor.olay örgüsünden ziyade filmin rengi müziği acısı içinize işliyor...özellikle müzik...aklımdan hiç gitmeyecek o içkiyi yuvarlayışı acı dolu gülümsemesi ve ter içinde haliyle bunu adı aşk...
insanın ne zaman ayrı ne zaman yarım olduğunu anlatan filmdir.gelmiş geçmiş en "özel" filmlerden biridir(!)arizona dream'de görülen uçan balık bu filmde uçan duvak olarak vuku bulmuştur.perhan'in kucaginda hindisiyle belirmesi, arka fonda gun batiminda, ellerinde mesalelerle cingenelerin nehirde yikanmalari ve perhan ve sevgilisinin bir teknenin icinde yari ciplak uzanmalari, ve tabi ki fonda calan ederlezi sarkisi. sirf bu sahne bile yer bitirir adami.
4 kere izleyip herdefasında duygulandıgım tek film ozellikle filmdeki perhan karekterinin gerçek hayatta intihar ettiğini duyunca gerçekten yakın bi dostum ölmüş gibi üzüldüm...
kusturica'nın en iyi filmi bence. underground ve kara kedi ak kedi de süper filmler ama çingeneler zamanı bambaşka.. bir de goran bregoviç'in eşsiz müzikleriyle birleşince masalsı bi anlatım çıkıyor ortaya.. bu filmi sırf sountrack'i için bile izlemeye değer.. özellikle perhan barda dağıtırken fondaki şarkıya dikkat edin..
Usta Bosnalı yönetmen Emir Kustirica'nın kendisini tüm kitlelere tanıtılmasını sağlayan filmi. 1988 yapımı filmde profesyonel oyuncuların yanında amatör oyuncularda yer almış. Film, Dünya bir ilke imza atarak, tam bir dili olmayıp, Romenlerin konuştuğu dille çevrilmiş. Bundan dolayı filmde İngilizce, Romence, İtalyanca ve hatta Türkçe kelimler mevcut. Filmin ilk bölümü; filmin anlatıldığı bölgede yaşayan çingenelerin yaşamını kısaca izleyiciye gösteriyor ve filmin ana kahramanı Perhan'ın yaşamıyla sevdiği kızla arasında geçenlerden oluşuyor. Diğer bölümü ise kardeşini tedavi ettirmek için Perhan'ın İtalya'ya gitmesi çalışması ve sevdiği kızla evlenmek için ülkesine geri dönmesini anlatıyor. Filmde Kustirica tarzını ilk defa izleyiciyle buluşturuyor ve farklı anlatımını, simgelere yüklediği anlamlarla güçlendiriyor. Yönetmenin tüm filmlerinde çalıştığı Goran Bregovic ise filmin başından sonun kadar bizlere müthiş bir müzik ziyafeti de veriyor. İzledikten sonra birçok kişi filmin soundtrack albümünü kuşkusuz edinmiştir bir yerlerden. Müzikler, öylesine sahnelerle uyumlu ve izleyiciyi filmin içine sokar cinsten. Özellikle Ederlezi parçası bir harika. Filmin bu kadar başarılı olmasının diğer bir sebebi de çok samimi ve içimizden bir film olması. Her gün sokakta veya başka bir yerlerde gördüğümüz tipler ve diyaloglar var filmde. İç ısıtıcı bir film...Filmdeki Ahmed karakterine de değineyim. İzleyen çoğu kişinin dikkatini çekmiştir. Konuşması, sesi ve hareketleri falan ?The Godfather'ın Vito Corleonesi'ne oldukça benziyor. Filmde geçen bir replik; ?Ahmed, tıp ki bir baba gibi. İtalyanca konuşuyor ve çok para kazanıyor.? Burada Godfather çok açık bir gönderme yapılmış. Filmdeki en ilgi çekici sahne Perhan'ın mistik rüyası ve Perhan'ın kasabaya döndüğünde o müthiş müzik eşliğinde ortalığı dağıtması. Filmde unutulmayacak sahneler oldukça fazla, unutulmayacak bir film...Avrupa sinemasının en önemli örneklerinden biri ?Çingeneler Zamanı?. Emir Kustirica ve Goran Bregovic'i tüm dünyaya tanıtan film olma özelliğine de taşıyor film. Kustirica bu filmden sonra birçok film çekti, başta Hollywood olmak üzere ama hiçbiri bu filmin yerini tutamadı. Çingeneleri bu denli içten anlatan, görselliğin ve müziklerin bu kadar mükemmel olduğu bir film daha olduğunu sanmıyorum. Bu denli sanat kokan ve içimizden bir filmin yapılması çok güç bir iş ve bu işi Kustirica daha üst seviyede yapılamayacak şekilde yapmış. Film; Cannes Film Festivali'nden Kustirica'ya ödülle kucaklatırken, Altın Palmiye'ye aday olmakla yetindi. Kustirica ve ekibi uzun yıllar unutulmayacak bir filme imza atmışlar. ?Tanrının bizim için planları var.??Bütün hayallerim öldü, hayalleri olmayan bir çingene de niye yaşasın ki??
her emir kusturica filmi gibi bunuda çok severim hatta ilk izledğim filmiydi...eğer hıdrellez sizin için de ordaki anlamı taşıyorsa bu film kalbe herkesinkinden farklı derin çentikler atar. uçuklukları ve müzikleri sıradan ve sıradışı herkesi illa ki sersemletir. oysa sizi atmosfer ya da yer katmanlarında yolculuklara çıkartma kudretine sahiptir. dönüm noktasıdır. hele coşkuyu ve ızdırabı tam da bu insanlar gibi iliklerinize kadar yaşıyorsanız indirip indirip tozunu aldığınız fetiş filminiz olur bu... pehran derki 'butun hayallerim öldü,hayalleri olmayan bir çingene de niye yaşasınki?'... hıdirellez günü, perhan’ın kucağında hindisiyle belirmesi, arka fonda gün batımında, ellerinde meşalelerle çingenelerin nehirde yıkanmalari ve perhan ve sevgilisinin bir teknenin içinde yari çıplak uzanmaları, ve tabi ki fonda çalan goran bregovic in en yüce eseri ederlezi avela şarkısı. sırf bu sahne bile yer bitirir adamı...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.