En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
sabio-2
46 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
9 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
Pardon, ama öyle anlaşılıyor.Ayrıca tebrik ederim,harika bi kulvar,bi zevk,ayrı sıcaklık film müzikleri.benim müzik zevkimi de onlar belirlemiştir.zimmerlar guerralar tiersenler newmanlar ishamlar bregovicler ve daha neler neler ii günler size de
bu arada filmin başrol oyuncusu 29 yaşında slovenyada intihar etmiştir.ruhu şad olsun perhan rolüyle sonsuza dek yaşayacak.sinema müthiş bir oyuncuyu çok erken kaybetmiş.ama ölümsüzlük böyle bir şey olsa gerek.yıllar geçecek ama perhan unutulmayacak.
çok çok farklı bir filim.sizi tamamen içine alıyor.anlayamadığınız bir biçimde yakın buluyosunuz karakterleri kendinize.tüm sinema severler izlemeli diyorum:)
Kamera çirkin bir gelinin peşinden bir çingene kasabasına giriyor...Bu kasaba insanların gerçeklikleriyle yaşadığı,hepimizin içinde olan ama bir şekilde sakladığımız gerçek duyguları sergiliyor.İzleyici bir çingeneyle özleşmekten biraz utanıyor belki ama kendisininde bir çingene kadar basit ve bir çingene kadar kutssal olduğunu görüyor film bittikten sonra.Bunların dışında yazılacak o kadar çok şey varki bu film hakkında,...kesinlikle izlenmesi gereken harika bir film.Filmde en çok beğendiğim sahne perhanla ve kız kardeşinin babanesinden ayrılıkrenki sahnesidir.Herkesin izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum.Emir Kusturica bir duygu anatomisti olduğunu bu filmde çok iyi gözler önüne seriyor
ya ne diyebilirim ki 140 dakika bana yarım saat gibi geldi ellerine sağlık kustarica ellerine sağlık goran bregovic sinama tarihinin en güzel filimlerinden birini yaptınız...
mükemmel...gerçekten sinemaya meraklı olanların,sinema okuyanların ve biraz da duygusu olanların mutlaka görmesi gereken eşsiz bir film.son derece naif ama etkileyici sahnelerle dolu ve müziği ile de sizi alıp götürüyor...kesinlikle kolleksiyonunuza eklemelisiniz.
Emir kusturica'nın en anlam yüklü ve kilden el yontmasıyla yaptığı en şahane vazosu.Ancak bir çingeneler zamanını anlatmıyor altını çizmeliyim ki bu genel olarak balkan insanını anlatıyor balkanlarda yaşayan çingeneler böyle değildir(birkaç sahne hariç)filmin tersine müzikleri çingeneleri anlatıyor desem tam üstüne basmış olurum.Emir kusturica star oyuncu kullanmaz star yaratır bu fikri çingeneler zamanında çok iyi görüyoruz.Arizona dreamde de aynısını görüyoruz evet dediğimin farkındayım johnny depp jerry lewisin oynadığı bir film ancak bu iki usta oyuncu hiçbir zaman böyle bir filmde oynamamıs ve bu kadar sağlam yere basarak oyunlarını sergilememişlerdi.Bu filmdede toplu bir tırtılın kelebek olma evrimini izliyoruz yalnız sonuc kelebeğin kozasında kalıp ölmeyi tercih etmesi!güzel bir film izleyin...
Dramatik malzemenin, eşsiz bir görsel şölenle damıtıldığı,gerçeküstücü bir sanat idrakının izlerini görebileceğimiz ve yönetmenini başarılı bir’estet’mertebesine taşıyan çok sıcak bir film’Çingeneler zamanı’.Kendi adıma, yönetmenin diğer filmlerinde, bu filmden aldığım o eşsiz tadı alamadım.Mesela yönetmenin bir diğer filmi olan ’Yeraltı’nda da aynı görsel motiflere başvuruluyordu;ama filmde oturmayan birşeyler vardı sanki.Sonrasında bunun bir ritim sorunuyla yakından ilişkili olduğunu,ölçüsüz bir görsellik boşalmasının yarattığı ritim dengesizliğinin beni filme mesafeli kıldığını düşündüm.Üstüne üstlük mesajını ’sulandırarak’ veren,Balkanlarda yaşanan trajediye ilişkin söylemesi gerektiği sözü ’tehlikesiz sularda’gezinerek söylemeye çalışan, beni tatmin edemeyen bir filmdi ’’yeraltı’’.Nedense ’’Arizona Dream’’filminde de benzer duyguları yaşadım.Saman alevi gibi parlayan kimi gerçeküstücü dokunuşlar beni her ne kadar heyecanlandırsa da bütün olarak bakıldığında yetersiz bir filmdi benim için.Yani kısacası’’Çingeneler zamanı’’,Emir Kusturica’nın filmografisinde bir doruğu temsil ediyordu. Bildiğimiz ama genel olarak görmezden geldiğimiz ve hep kötü çağrışımlarla andığımız ’çingeneler’in dünyasına, insan ruhunu sarmalayan eşsiz bir lirizmle bizleri sokan yönetmen, binbir çeşit metaforla örülü bir dünya yaratıyor adeta...Goran Bregoviç’in eşsiz ezgileriyle zenginleşen bu ’şiir yüklü’dünya daha ilk dakikasından itibaren izleyicisini esir alıyor. Filmin konusuna gelecek olursak; Perhan hayalleri olan yeniyetme bir çingenedir.Azra adında bir kızı sevmektedir,ama kızın annesi bu parasız oğlana kızını vermeye yanaşmaz.Kız kardeşi de hastalanınca para kazanmaya adeta mahkum hale gelir Perhan.Ahmed adında kirli işler çeviren bir adamın peşi sıra şehre gider.Film dramatik dokusunu bu noktadan sonra iyiden iyiye hissettirir.Shakespearevari trajidilerle yüklü ’’hüzünlü bir şarkı’’ya dönüşür film. Kusturica’nın Avrupa’da tanınmasını sağlayan ’Çingeneler zamanı’vaktinde Cannes’da coşkuyla karşılanmıştı.Tam anlamıyla sinemasal bir ziyafetti.Bu ziyafeti tadamayanlar ne yapıp yapıp bu filmi mutlaka izlemeliler;çünkü karşımızda ’sinemayla ilgiliyimdir’diyen herkesin izlemeye mecbur olduğu bir başyapıt durmakta...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.