Deliver Us
Ortalama puan
3,0
1 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.393 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
17 Mart 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Kane Kunz ile birlik de kaleme almasının yanı sıra...

Peder Fox karakterini de canlandıran Lee Roy Kunz'un, ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çeken Cru Ennis ile beraber yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Deliver Us"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...

Korkunun, "Psikolojik (Psychological)" ve "Paranormal" alt kategorilerinde kurgulanılmasına ilaveten...

Gizemini de uzunca bir süre koruyan, düşük bütçeli bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

10 Agustos 2023 tarihindeki dünya prömiyeri, Popcorn Frights Film Festivali'nde yapılan, bu bağımsız (indie) Amerikan filmine...

Biraz daha yakından bakalım...

***

Film...


"Geçirdiği bir kaza sonrasında, bir gözü görmez bir hale gelen Peder Saul (Thomas Kretschmann) ve adamlarınca...

Bir grup Zerdüşt rahip ve rahibenin...

Kelleleri, bedenlerinden...

Bir pala ile kopartılarak, katledildikleri ve sırtlarındaki...

Antik bilgiler içeren dövmelerin, yüzülen derileri aracılığıyla Peder Saul'e sunulduğu, ziyadesiyle kanlı ve bir o kadar da ürpertici..."


Sıra dışı nitelikteki görüntülerle dolu bir sahne ile başlarken...

***

Birdenbire kendimizi...

İçi rahibelerle dolu, Rusya kırsalındaki bir manastırda buluruz...

***

Ki...

Bunlardan Rahibe Yulia (Ene Pappel)...

Aynen "Bakire Meryem" misali, herhangi bir erkekle cinsel ilişkiye girmeden, mucizevi bir şekilde hamile kaldığını iddia ettiği ikizlerine hamiledir...

Ve bu ikizlerin sırasıyla, Mesih ve Deccal olacakları da kehanet edilmiştir...

***

İşte bu durumda...

Konuyla yakından ilgilenen Vatikan'ının da talimatıyla...

Saint Petersburg'daki Piskopos (Boris Lee Krutonog) tarafından Peder Fox, durumu araştırmakla görevlendirir...

***

Ve...

İş gezisi amacıyla Estonya'ya gitmek zorunda kalan kız arkadaşı Laura'nın da (Jaune Kimmel) manevi olarak destek verdiği Peder Fox...

İlk trene atladığı gibi yola koyulur...

***

Manastır'a vardığında da kendisini...

Bizzat Kardinal Russo (Alexander Siddig) karşılar...

Hatta, derken kendilerine...

Filmin girişindeki, katliam sahnesinde tanıştığımız Peder Saul'de katılır...

***

Ve çok geçmez sıra...

Peder Fox'un, Rahibe Yulia ile baş başa yapacağı görüşmeye de gelirken...

Bu görüşme esnasında Yulia...

Adeta yalvarırcasına, kurtarıcısı olarak gördüğü Fox'un yardımını ister...

***

Zira...

Artık, o an için farkında mıdır bilinmez ama...

Özellikle de, eski Zerdüşt efsanelerinin izini süren Peder Saul ve onu mecburen destekleyen Kardinal Russo...

Bu doğumu engellemek de, son derece kararlıdırlar...

***

Hal böyle olunca da...

Peder Fox ve son saniyede, doğruları fark ederek onun tarafına geçen Kardinal...

Yulia hususunda, Peder Saul ile zıt cephede yer alarak...

Karşılıklı mücadeleye, ilk adımlarını da atmış olurlar...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 33...

***

Temel olarak...

Peder Fox ve himayesine aldığı, doğacak ikizlerin annesi Yulia ile Peder Saul arasındaki...

Mubah denilerek, neredeyse akla gelen her yolun deneneceği, kanlı bir savaşın damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; "The Omen" (1976) filmine nazire yapılırcasına...

Kunz'un X (Twitter) hesabında da, açıkça ifade edildiği bir biçimde, sahnelenen dini propagandanın da, hız kesmeden devam edeceği...

70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler