En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.370 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
5 Mayıs 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...
Russell Banks'in "Foregone" (2021) isimli romanından uyarlayarak kaleme alan Paul Schrader'in yönetmen koltuğunda da oturmakta olduğu "Oh, Canada"; efsanevi bir sinemacının hayatına odaklanılan, belgesel tadında kurgulanılmış bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
"American Gigolo" (1980) sonrasında Richard Gere ile Paul Schrader'i ikinci kez buluşturmasının yanı sıra...
17 Mayıs 2024 tarihindeki dünya prömiyeri de Cannes Film Festivali'nde yapılan bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Ölüm döşeğindeki Leonard "Leo" Fife (Richard Gere)...
Eski Montreal'deki evinde...
Tam da mustarip olduğu kanserden göçüp gitmekteyken...
Kendilerine Sloan Ambrose'un (Penelope Mitchell) asistanlık yapacağı...
Eski öğrencilerinden...
Çekilecek belgeselin yapımcısı ve görüşmecisi Malcolm (Michael Imperioli) ile görüntü yönetmeni Diana (Victoria Hill) ile bir gün sürecek bir röportaj yapmayı kabul eder...
***
Ve kendisini...
Üçüncü karısı Emma (Uma Thurman) ile hemşiresi Rene (Caroline Dhavernas)...
Bu mülakata hazır hale getirirler...
***
Ki...
Bu belgeselde de aslında sadece...
Kariyeri, siyasi film yapımcılığının simgesi durumundaki Leo'nun Kanada'ya sığınmacı olarak gelişinden...
Film yapımcısı oluşuna kadar geçen süredeki süreç işlenecek olup...
***
Bu bağlamda da...
Kendisine yöneltilecek yirmi beş soruluk bir liste yapılmış...
***
Ve derken de zaten...
22 Aralık 2023 tarihindeki çekimlere geçilir...
***
Ama...
Sorulara karşılık vererek konuşmak yerine Malcolm'ın sözünü kesip...
Olayları doğrudan...
Bizzat kendi bakış açısıyla...
Her şeyi dosdoğru anlatmayı tercih eden Leo...
30 Mart 1968 gecesindeki Richmond, Virginia'ya kadar uzanarak hikayesine...
Beklenmedik bir giriş yapar...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 21...
***
Herkesin kahramanı durumundaki Leo'ya dair...
Yine bizzat onun kendi itirafları sayesinde...
Ziyadesiyle çarpıcı ve bir o kadar da sarsıcı gerçeklerin ortaya çıkacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; şaşkınlıktan...
Neredeyse ağızları açık olarak izleyecekleri, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.