En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.464 değerlendirmeler
Takip Et!
1,0
9 Haziran 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme alan Meksikalı sinemacı Michel Franco'nun yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Dreams"; içerdiği, erotizme varan cinsel içerikteki sahneler sayesinde...
Eğer bizim gibi, radarları her yöne açık uyanık eleştirmenler olmasa...
İzleyiciyi kolaylıkla tavlayabileceği hayalleri içindeki, romantik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
15 Şubat 2025 tarihindeki dünya prömiyeri, Berlin Uluslararası Film Festivali'nde yapılan bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Artık...
Gerçek de, kimin için gerekliyse...
Diğer kaçak sığınmacılarla birlik de...
("Hem de, bindirilerek kapatıldıkları bir TIR dorsesinin içinde, bin bir güçlüğe katlanırcasına bir şekilde") der ve gözlere de sokulurcasına...
***
Aç ve susuz bir biçim de...
Meksika'dan ABD'ye iltica eden Fernando Rodríguez (Isaac Hernández)...
Zorluklarla da olsa bir yolunu bulup...
San Francisco'daki, aradığı adrese ulaşır...
***
Ve...
Kapıyı, tahmin ettiği yerde bulduğu anahtarla açıp...
İçeriye girmesinin ve karnını sıkıca doyurmasının ardından da...
Kendini yatağa attığında...
***
Nihayet...
Beraberce, sağlam bir sevişme performansı sergileyecekleri...
Evin sahibi Jennifer McCarthy'de (Jessica Chastain) çıkıp gelir...
***
Ki...
Fernando'nun sevgilisi olan, kendisinden yaşça büyük bu kadın...
Hayırsever iş insanı Michael McCarthy'nin (Marshall Bell) kızı ve Jake McCharty'nin (Rupert Friend) kız kardeşi kişiliğinde...
McCarthy Vakfı'nın yönetilmesine yardımcı olmasının yanı sıra...
***
Henüz dakikalar 18'i gösterirken...
Cinsel mahiyetteki aşk ve ihtirasa susamış beyaz bir Amerikalı olarak...
Michel Franco'nun, adeta ırkçı Trump ve taraftarlarını sevindirir nitelikteki...
Ziyadesiyle yersiz ve abartılı olduğunu düşündüğümüz...
Meksikalı "sığınmacı güzellemesi" yahut da benzeri tarzdaki bir "sığınmacı propagandasına" alet olduğu da, alenen ortaya çıkmak da...
***
Hal böyle olunca da...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş...
Ve üstelik de...
Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...
Kendi anlatımımızı da...
Burada noktalamaktayız...
***
Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla manasız bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olacağımız...
Ve en azından bizim açımızdan...
Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de belirteceğimiz...
80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.