Siyah Telefon 2
Ortalama puan
3,3
9 Puanlama

3 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Mert H
Mert H

Takipçi 1.560 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
10 Şubat 2026 tarihinde eklendi
İkinci yarıda olay örgüsü dağılıyor. İlk filmin üzerine geçemediği kesin. Kopuk bir film, çerezlik..
Okan Qv
Okan Qv

1 değerlendirme Takip Et!

0,5
19 Ekim 2025 tarihinde eklendi
Çok kötüydü sakın izlemeyin ve gitmeyin. !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.371 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
4 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu, korku edebiyatının büyük ustalarından Stephen King 'in oğlu olan ve yazar olarak da Joe Hill adını kullanan "Joseph Hillström King"in, "20th Century Ghosts" (2005) isimli kitabının içinde yer alan aynı isimli kısa hikayesinden (2004) uyarlayarak C. Robert Cargill ile birlikte kaleme alan Scott Derrickson'ın yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Black Phone 2"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...

Korkunun, "Slasher" ve "Gore (Splatter)" alt kategorilerinde, başarıyla kurgulanılmış olmasının yanı sıra...

Gizemini de sonuna kadar koruyan, bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

30 milyon dolarlık bir bütçe ile çekilip, brüt 131,6 milyon dolarlık bir gişe hasılatı rakamına ulaşmış vaziyetteki, Blumhouse Productions yapımı...

2021 tarihli ilkine de, yine bu mecrada kapsamlı bir yorum yazarak paylaştığımız, bu devam filmine de biraz daha yakından bakalım...

***

- Rocky Dağları, Colorado, 1957 -


Dağlardaki, Alp Gölü Gençlik Kampı'nda bulunan Hope Adler (Anna Lore) adındaki genç bir kadın...

Telefon açarak, kim olduğunu bilmediği karşısındakine...

İçinde, buza kazınmış yedi rakam olan ve başında alan kodu barındırmayan...

Sırf o sebeple de, yine Colorado eyaleti içindeki bir numaraya ait olduğunu düşündüğü bazı rüyalar gördüğünü söylerken...

***

Birden kendimizi...

1982 yılının Kuzey Denver'ın da buluveririz...

***

Ki...

Dört yıl önce seri katil Grabber'ı (Ethan Hawke) öldüren Finney "Finn" Blake (Mason Thames)...

Herkesin gözlerinin önünde...

Okula yeni katılan çocuklardan birisini...

Kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle, fena halde pataklamak da...

***

Ve...

Her ikisinin de yakın dostu durumundaki Ernesto "Ernie"nin (Miguel Mora) kendisini Duran Duran konserine davet edeceği kız kardeşi Gwen (Madeleine McGraw) araya girmese...

Durmayı da bilemeyecek kadar öfkelidir...

***

Derken...

Eve varıp uykuya daldıklarında...

Gecenin bir yarısı, hayaletlerle dolu olduğu anlaşılan kötü bir rüyanın etkisiyle uykusundan uyanan Gwen...

Meramını, kendisini yeniden yatağına yollayan ağabeyi Finn'e aktaramasa da...

***

Ertesi sabah...

Bir market alışverişinden çıkan Finn...

Marketin yanındaki...

Arızalı olmasına rağmen çalmak da olan ankesörlü bir sokak telefonuna...

Laf olsun torba dolsun babında, şöyle bir baktığında...

***

Aynı rüyaları görmeye devam eden Gwen'in...

1957 yılından arayan annesi Hope'un telefonunu yanıtlayan kişi olduğu...

Ve her ikisinin de, aslında aynı rüyaları gördükleri anlaşılacak...

***

Bunun üzerine de...

Gwen ağabeyine...

Aynı bölgede faaliyet gösteren, ortaokul çocuklarına yönelik dini bir kış kampında stajyer danışmanlık yapmayı önerecek...

***

Böyle olunca da...

Önce bu öneriye sıcak bakmayan Finn...

Baktı, vakti zamanında...

Anneleri Hope'un da stajyer danışmanlık yaptığı o kampa...

Gwen'i, kendisine asılmak da kararlı görünen Ernie götürüyor...

Mecburen o da kendilerine katılacak...

***

Yoğun kar yağışlı bir akşamda vardıklarında da üç kafadarı...

Kampın sahibi ve yöneticisi Armando "Mando" (Demián Bichir) ile yeğeni Mustang (Arianna Rivas) karşılarken...

Hava muhalefeti nedeniyle kampın iptal edildiğini...

***

Dolaysıyla da...

Düpedüz mahsur kaldıkları bu kamp da...

Kendileri ve Mando ile Mustang'in dışında, Barbara (Maev Beaty) ve Kenneth'ın da (Graham Abbey) bulunduklarını öğrenecek...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 34...

***

Gwen'in rüyalarındaki "WBH" baş harfli, gerçek adıyla Grabber'ın bizzat kendisinin musallat olacağı bu yedi kişi ile...

Aynı Grabber'ın katlettiği ve donmuş bir göldeki buzların altına sakladığı cesetlerinin bulunup çıkartılarak, huzura kavuşturulmalarını isteyen Felix (Simon Webster), Cal (Shepherd Munroe) ve Spike (Chase B. Robertson) isimli çocukların, yardım çığlıklarının damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; insanın kanını donduran nitelikteki, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler