Senaryosunu da kaleme alan Petra Biondina Volpe'nin, yönetmen koltuğunda da oturmak da olduğu "Heldin / Late Shift"; üstelik de...
Azgelişmiş bir Afrika veya orta doğu ile onların sosyo-kültürel etki ve uzantısına sıkışıp kalmış, sıradan bir uzak doğu ülkesinin değil de...
Refah seviyesi, göz kamaştırıcı derecede yüksek İsviçre'deki, insani ve dolayısıyla da hijyenik olarak pırıl pırıl vaziyetteki bir devlet hastanesinin gece vardiyası atmosferinin set olarak kullanılarak...
***
Bir türlü azalmak bilmeyen iş yüküne karşın, personel yetersizliği sebebiyle; söz konusu hizmetin tarafları arasındaki, çözüm üretmek bağlamındaki gerilimin tavan yaptığı, psikolojik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
İşte, bu genel çerçeve içerisinde...
Her zaman olduğu gibi işe yine...
"Gelin isterseniz...
17 Şubat 2025 tarihindeki dünya prömiyeri, Berlin Uluslararası Film Festivali'nin...
"Berlinale Özel Gala" kısmında yapılan bu filme, biraz daha yakından bakalım..."
Diyerek koyulmak istesek de...
***
Bu filmde de zaten...
Büyükçe bir çoğunluğunu, kızıyla beraber hayvanat bahçesinde geçirdiği izin gününün ardından...
Yeniden görevinin başına dönen (Leonie Benesch'in büyük bir ustalıkla canlandırdığı) hemşire Floria Lind karakterinin kişiliğinde...
***
Hem aynı hastanedeki, hem de sektörün bütünündeki diğer sağlık çalışanları ve hastalar ile hasta yakınları arasındaki ilişkilerin...
İnce elenip sık dokunarak...
Adeta, bir belgesel şeklinde kurgulanılarak sunulmasının yanı sıra...
***
Önümüzdeki yıllarda...
Sağlık sektöründe vuku bulması olası, "nitelikli insan kaynağı eksikliği"nin yol açacağı sorunlara da...
Şimdiden dikkat çekildiği, kesinlikle gözlerden kaçmıyor...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 22...
***
Ziyadesiyle nazik yaşlı bir adamdan veya dost canlısı bir kanser hastasından...
Ağır hasta bir kadının kavgacı oğullarına ve Floria'ya ya, sanki kendisinin kölesiymişçesine davranan özel bir hastaya kadar...
Ortaya konulan, tek vardiyalık bir hikayenin damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ibretle izlerlerken, hasta olup da o durumlara düşmemek adına, dillerinin döndüğünce dua da edeceklerini tahmin ettiğimiz...
70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,