"Boyutlar Arası Süzülen, Kırılgan Bir Romantizm"
Yazar: Onur ÇakmakFantastik bir hikayeyi inandırıcı kılmak kolay değildir, çünkü hiç kimse bu tür bir ortamda gerçek bir deneyim yaşamamıştır. A Big Bold Beautiful Journey filmi, tam da bu zorluğu göze alıyor. Sıradan hayatlar yaşayan insanlar, kendi yaşamlarını değerlendirmek ve anlamlandırmak için doğaüstü bir rehberliğe ihtiyaç duyuyor. Film, aşırı renkli ve görkemli bir romantik fantezi anlatısı inşa ederken, bu fantastik unsurları karakterlerin içsel yolculuklarıyla yakın temas haline getiriyor.
Koreli-Amerikalı yönetmen Kogonada, bugüne kadar Columbus (2017) ve After Yang (2021) gibi karmaşık, entelektüel ve deneyselliği ön planda olan filmleriyle tanınıyordu; duygusal yoğunluğu güçlü olsa da bu yoğunluk hemen fark edilmiyordu. Filmin senaryosu Menu (2022)’den de anımsanacak Seth Reiss’e ait.
Sarah (Margot Robbie) ve David (Colin Farrell), birbirleriyle tanıştıkları düğünden başlayarak, gizemli bir GPS ve sihirli kapılar aracılığıyla bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu yolculukta hem kendi geçmişleriyle yüzleşirken hem de giderek birbirlerine bağlanıyorlar. Ancak, iki ayrı geçmişin ortaya döküldüğü bu yakınlaşma süreci beyaz perdeye çok da özenle yansıtılmıyor.
Film, zaman yolculuğu temalı romantik filmleri hatırlatıyor; özellikle Richard Curtis’in About Time’ı (2013) ile paralellikler göze çarpıyor. Her iki yapımda da aşk, zaman unsuru ve geçmişle yüzleşme üzerinden işleniyor, ancak A Big Bold Beautiful Journey’de bu temalar estetik bir süsün ötesine pek geçemiyor. Karakterlere kulak verildiğinde duyulanlar, gerçek hayatın zorluklarına kıyasla önemsiz kalıyor ve bu da filmdeki fantastik öğelerin yerini biraz sorgulatıyor. Sihirli kapılar, geçmişteki olayları yeniden deneyimleme fırsatı sunarken, bu anlar daha ziyade salt göze hitap eden resimler olarak kalıyor.
Sarah ve David karakterleri, öncelikle bu yönlerinden yararlanılmak istendiği aşikar bir biçimde albenili ve yetenekli oyunculara teslim edilmiş. Margot Robbie, Sarah’ın kırılganlığını ve yeniden sevilme arzusunu beceriyle yansıtıyor; Colin Farrell ise David’in suskunluğunu ve pişmanlıklarını aktarırken kötü bir iş çıkarmıyor. Ancak oyunculukların çorak bir anlatıya hapsolması, performansların etkisini oldukça sınırlıyor. Bu tür filmlerin mahir olması gereken yanlarından biri olan karakterlere duygusal olarak yatırım yapmak mümkünsüz kılınıyor. Bu eksiklik, (David’in babasıyla karşılaştığı sahneyi bir istisna olarak not düşerek), filmin dramatik doruk noktalarının etkisini de zayıflatıyor ve bu anlara ait sahnelerin izleyicide yaratmayı amaçladığı yoğun duyguyu bırakmasını engelliyor.
Teknik açıdan film göz dolduruyor. Kadrajlar, ışık ve renk kullanımı neredeyse bir tabloyu andırıyor; uzun planlar ve dingin tempo, filme şiirsel bir ritim kazandırıyor. Joe Hisaishi’nin müzikleri de sahnelere duygusal bir katman ekliyor, melankoli ve umut arasında dengeli bir atmosfer yaratıyor. Ancak bu yönlerden elde edilen başarı, hikayenin kusurlarını örtmeye pek yetmiyor. Görsellik çoğu zaman karakterlerin duygusal gelişimini desteklemekte yetersiz kalıyor.
Sürprizbozan vermekten kaçınarak tariflemeye devam edersem film, karakterlerin özünü bir şekilde ekrana yansıtmaya çalışıyor ama görülen şeyler çoğunlukla sıradan ve önemsiz. Yönetmenin belki David ve Sarah üzerinden hayat ve aşk hakkında bir sözü var, onu söylemeye çalışıyor. Ebeveynlerle olan travmalar, ergenlik dönemi üzüntüleri, yanlış tercihler, hatalar. Sanırım filmin en büyük sorunu, bunları dünyanın en büyük meseleleri şeklinde sunması oluyor. Yalnızca bir araya gelmeye çalışan iki kişinin hayatında bile bu böyle değil.
Günün sonunda A Big Bold Beautiful Journey, görsel olarak etkileyici, şiirsel bir estetik sunuyor sunmasına; Robbie ile Farrell’ın performansları da filme bir değer katıyor… Ancak kör göze parmak denilebilecek bir aşk yorumu ve boyutlar arası yolculuğunun işlevsizliğiyle tatmin edici bir deneyim olmaktan koşar adım uzaklaşıyor. Estetize edilmiş, “cheesy” romantizm arayanlar için hala keyifli bir film olsa da, duygusal bağ ve karakter derinliği arayanlar için beklentiyi karşılamaktan uzak.