“Aradığınız Prenses Başka Bir Galakside!”
Yazar: Onur Çakmak1985’te piyasaya sürülen ve nesilden nesile efsaneleşen video oyunu Mario, 3 yıl aradan sonra bir devam filmiyle beyaz perdeye dönüyor! Tesisat emekçileri Mario ve Luigi kardeşleri bir kez daha alıştığımız gibi prensesin peşinde, bu kez adeta uzay zamanı bükmeye çalışarak galaktik dehlizlerde oradan oraya koştururken görüyor ve elbette buna hiç şaşırmıyoruz. Çünkü aşkın Mantar Krallığı’nda yaşandığını; bu diyarda yaşayan ustaların kabına ve borulara sığmayan mizaca sahip, mesleklerinin mütemmim cüzü “çatal bıçak” unsurlarının ötesinde, işini gücünü bırakıp maceraya atılabilen kimseler olduklarına çocuk yaşlarımızdan beri şahidiz.
Universal
Daha sonra karakterlerin üzerine kurgulanan alt serilerle birlikte 200’ün üzerinde oyunu bulunan Mario evreninin sinema tarafı aslında pek de zengin değil. Yaratıcı şirket Nintendo’nun, menşei Japonya’da çekilen 1986 yapımı animasyon filmi ve 3 animasyon serisinin yanında, vizyona giren güncel filmle birlikte toplamda yalnızca 3 uzun metrajlı yapım bulunuyor. 1993’te ilk kez canlı aksiyon olarak uyarlanan oyun, daha sonra Nintendo’nun izin vermemesi nedeniyle uzun süre evlerin salonlarından sinema salonlarına transfer olamadı. Filmin beklenen başarıyı yakalayamamasında etken olarak büyük ölçüde yetişkinlere yönelik hazırlanmış olması öne sürülmüş ve tartışılmıştı. 2023’te, yıllar sonra, Süper Mario Galaksi’nin öncülü olarak değerlendirilen Süper Mario Kardeşler Filmi ile Nintendo’nun ambargosu son buldu.
Süper Mario Galaksi’ye dönecek olursak, anlatının merkezinde Bowser Jr.’ı durdurmaya ve Prenses Rosalina’yı kurtarmaya çalışan Mario ve Luigi’yi görüyoruz. Devam filminde yönetmenler Aaron Horvath & Michael Jelenic’in ve senarist Matthew Fogel’in yerlerini koruduğunu görüyoruz. Filmin beyin takımı, Brooklyn’de başlayan hikayeyi aynı isimli oyunu (Super Mario Galaxy) temel alarak gezegenler arasına taşımış ve bu kez (1993’teki fiyaskodan sonra animasyon tercihi ve hedef izleyici kitlesini de göz önünde bulundurunca) görsel olarak daha çocuksu ve renkli bir çıktı elde edilmiş. Bowser ve Bowser Jr. karakterlerinin yakaladığı dinamiği olumlu haneye yazarak, senaryonun bütünde iyi akmadığı söylenebilir. Gerek karakterler arası hikayelere aralanan kapıların pek üzerine gidilmemesi, gerek mekanların sıklıkla değişmesi buna neden olmuş. Yine de Pixar’ın harcadığı bütçelere kıyasla her iki animasyonu da üstlenen stüdyo Illumination’un çabası takdire şayan.
Filmin ana damarlarından diğer ikisi, müzikler ve seslendirme grubu. Sesiyle karakterlere hayat verenler arasında Chris Pratt (Mario), Anya Taylor-Joy (Prenses Peach), Keegan-Michael Kay (Todd), Charlie Day (Luigi), Jack Black (Bowser) ve Kevin Michael Richardson (Kamek) gibi isimler yer alıyor. Bu oyuncular ilk filmdeki rollerini sürdürürken, kendilerine Brie Larson (Prenses Rosalina), Benny Safdie (Bowser Jr.) ve Donald Glover (Yoshi) gibi oyuncular katılmış. İyi bir enerji yayan bu geniş kadronun animasyonun temposunu daha yukarı çektiğini söylemek mümkün. Brian Tyler imzalı müzikler de filmin akılda kalıcı yanlarından biri.
Şu andan itibaren filme dair yorumlar daha ziyade Mario evreninin bugünkü yetişkin hayranlarına geliyor: Dev bir nostalji bulutunun içinde göz açıp kapayana kadar bir sonraki sahneye geçiliyor, devamında da aynı şey tekrarlanıyor gibi hissettiriyor. Bu durum pek fazla yer verilmeyen karakter gelişimi ve devamlılığı için de yapılabilir. Birkaç örnek özelinde, sonunda hiçbir yere varmayan ilginç karakter gelişimleri sunulmuş. Sanki filmin sadece eğlence ve aksiyondan ibaret olmamasını sağlamak istemişler ve bazı anları aralara serpiştirmişler. Karakterlere ayrılan zamanı da hesaba katınca, bu denemelerin tam anlamıyla karşılık bulduğunu söylemek güç.
Olumsuz hanesine de birtakım notlar düştükten sonra, finalde Super Mario Galaksi’nin özellikle alfa kuşağındaki meraklılarını da yakalayacağını ve genelde eğlenceli bir deneyim vadettiğini düşünüyorum. Son sürat Mario evrenine dönme hali, külliyata hakim olanlar için keşfedilmeyi bekleyen birçok gönderme ve gülünecek komik kötü karakterler aslında her yaştan hayran için bilet almaya fazlasıyla yetebilir.