En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.430 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
22 Mayıs 2025 tarihinde eklendi
"Sırrı Süreyya Önder bana bir sır vermişti... Ölene kadar kimseye söyleme dedi... Bir Cumhuriyet Şarkısı filminin senaryosunu Sırrı Süreyya Önder yazmıştır..."
Diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in...
Oldukça iddialı durumdaki bu ifadesine göre...
Senaryosunu...
BKM yazar grubunun değil de...
Bizzat Sırrı Süreyya Önder'in kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Yağız Alp Akaydın'ın oturmakta olduğu "Bir Cumhuriyet Şarkısı"; biyografik bir tarihi drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Türkiye İş Bankası’nın, bankanın 100. yılı kutlamaları kapsamında maddi olarak desteklediği...
Ve bu bağlamda da...
1930'ların Ankara'sının post-prodüksiyonda...
Mükemmele yakın bir biçimde resmedildiği bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
- Ankara 1934 -
İstiklal Marşı'nın bestecisi de olan...
Musiki Muallim Mektebi'nin müdürü Osman Zeki Üngör (Okan Yalabık)...
Konturpuan dersinde...
Tüm öğrencilerini sınıfta bırakan öğretmen Ahmet Adnan Saygun'u (Salih Bademci) odasına çağırtıp...
Kendisini tehdit edip güzelce bir fırçalasa...
***
Ve tayinini...
Sürgün şeklinde Muş'a çıkartsa da...
Sonucu değiştiremez...
***
Aynı esnada...
Ana vokalde Nükhet'in (Şifanur Gül) bulunduğu Halkevi korosunu dinleyen Mustafa Kemal Paşa (Ertan Saban)...
27 gün sonra...
Türkiye'yi ziyaret edecek İran Şahı Rıza Pehlevi'nin (Şafak Başkaya) onuruna...
Özgün bir opera eseri yazılıp sahnelenmesine karar verirken...
***
Eldeki mevcut sürenin kısıtlılığına da aldırmaksızın...
Konun önemine dair...
(Yine Mustafa Kemal'in vasıtasıyla Türk sinemasının ilk önemli isimlerinden biri haline gelecek olan) Münir Hayri Egeli'ye (Ahmet Rıfat Şungar)...
Ciddi uyarılarda bulunarak...
Bu konudaki gerekli tedbirlerin acilen alınmasını ister...
***
Ki o da zaten...
Osman Zeki beyin tüm karşı koymalarına rağmen bu işi...
Karısı Mediha'yı (Melis Sezen) Ankara'da bırakıp Muş'a doğru yola koyulmak üzere bavullarını...
Bir otomobile yerleştirmiş durumdaki Adnan Saygun'a verir...
***
Ardından da kendisini...
Çalışması için...
Bugünün Ankara Resim ve Heykel Müzesi konumundaki...
İran Şahı'nın da konuk edilerek ağırlanacağı...
Ankara Halkevi binasına yerleştirir...
***
Bu arada...
Kısmi flasbackler aracılığıyla...
Mustafa Kemal'in Bulgaristan'da...
Opera sanatçısı Miti Kovaçeva (Bensu Soral) ile tanıştığı günlere de döneriz...
***
Derken...
Uykusundan fedakarlık eden Adnan Saygun...
Geceleri operanın bestesiyle ilgilenirken...
Kendisine tüm desteğini veren Münir Hayri'nin de yardımlarıyla...
Gündüzleri de işin sanatçı seçim, sahne düzeni ve provalar kısmıyla alakadar olmaya başlar...
***
Üstelik de...
1930'ların Türkiye'sindeki...
Diğer pek çok maddi ve manevi olanaksızlıkların yanı sıra...
Resmen gıcık kaptığı apaçık ortada olan Adnan Saygun'un başarısız olup...
Gözden düşmesi uğruna...
Zeki Öngör'ün de...
Elinden geleni ardına koymayacağı...
Fazlasıyla kaygan zemindeki bir ortamda...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 38...
***
Mustafa Kemal Atatürk'ün...
Hiç de gerekli olmadığı halde...
Gerçekte olduğundan heybetli gösterilme çabası dışında...
Filmin konusu olmayan öteki pek çok sayısız devrimine ilaveten...
Kültür devrimindeki girişimlerinin de...
Ziyadesiyle doyurucu bir hikaye ve sanat yönetimiyle gözler önüne serildiği filmim geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; çocuklarıyla beraber izleyebilecek film arayan ebeveynlere de "mutlaka" önereceğimiz, 90 dakikalık "şahane" bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Film konusu herşeyi güzel sadece Ertan Saban yani ATATÜRK şivesi duruş ve tavırları münasip olmamış bence özelikle de tam Türkçesi olmamış üzülerek diyorum yönetmen ve diğer ekipleri nasıl kabul görmüş anlamadım inşallah yapımcılar okuyordur.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.