Karanlıktan Gelen
Ortalama puan
3,2
2 Puanlama

1 Kullanıcı eleştirisi

5
0 Eleştiri
4
0 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.465 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Ağustos 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Kendi hikayesinden, Ilja Rautsi ile birlik de uyarlayarak kaleme alan Hanna Bergholm'ün yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Yön lapsi / Nightborn"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...

Korkunun, "Canavar (Monster)" ve "Psikolojik (Psychological)" alt kategorilerinde, ustalıkla harmanlanarak kurgulanılmış...

Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

14 Şubat 2026 tarihindeki dünya prömiyeri...

Aday gösterildiği büyük ödül "Altın Ayı" için yarıştığı, Berlin Uluslararası Film Festivali'nde yapılan bu filme, biraz daha yakından bakalım...

***

Londra'da yaşayan Saga (Seidi Haarla) ve İngiliz asıllı kocası Jon (Rupert Grint)...

Yıllar sonrasında...

Saga'nın doğup büyüdüğü ve görünüş itibarıyla da, ziyadesiyle bakım ve elden geçirilerek onarılmaya muhtaç durumda olduğu...

Hemen her halinden belli olan...

Finlandiya'daki, ormanlık bir arazi içindeki...

Büyükannesinden kalan aile evine...

Niyetlendikleri üç çocuğun, tümüne birden sahip olarak büyütmek amacıyla...

Yerleşmek üzere geri dönerler...

***

Derken...

Çok geçmez ve çiftimizin...

Jon'un, Christopher adını koymak istemesine rağmen Saga'nın Kuura ismini verdiği ve şaşırtıcı bir şekilde "her yanı kıllarla kaplı" bir erkek bebekleri, dünyaya geliverir...

***

Ki...

Kuura bebeğin, farklılıkları bununla da sınırlı olmayıp...

Emdiği annesinin memesini, kan içinde bırakmasının yanı sıra...

Teyzesi Taru (Pamela Tola) ile beraber ziyaretlerine gelen kendi büyükannesinin (Pirkko Saisio) kulağındaki küpeyi...

Kulağını parçalarcasına çekip kopartmasıyla da...

Anında, dikkatleri üzerinde toplayıvermek de...

***

Üstelik...

Hiç durmaksızın...

Bağırarak ağlamasına ilaveten...

Güneş ışığından etkilendiği de ortaya çıkmak da...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalamaktayız...

Dakika 32...

***

Her ne yaparsa yapsın, annesi Saga'nın şefkatini esirgemediği oğlu Kuura'daki garipliklerin...

Başta da kuzeni Anna (Silvia Saloranta) ve babası Jon gibi...

Etrafındaki insanlara yönelik olarak, adeta terör estirir bir biçimde, hız kesmeden devam edeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; beklenmedik nitelikteki ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler