Yapım yılına göre oldukça başarılı buldum filmi. Ancak filmde oynayan insanların bu şekilde perdeye aktarılmaları ne kadar doğru orası çok tartışılması gereken bir konu. Yönetmen gerçekten bu filmi ticari bir beklenti içerisinde mi çekti; yoksa bu insanların sorunlarını bir nebze de olsa ''normal'' insanlara aktarmak, bu insanları ötekilikten bir parça da olsa kurtarmak için mi? İşin bu kısmını bugün artık bilemeyiz elbette. Umalım ki ticari beklentilerle bu insanlar kullanılmamış olsun. Filme gelirsek beklentilerimin üzerinde kaliteli, eli yüzü düzgün çekilmiş bir film ''Freaks''. 1932 yılına ait olmasına rağmen zamanın ötesinde bir sinema algısı var. Bu yüzden hala eskimemiş, kolay kolay da eskimez. Bu film birçok en iyi film listesinde mevcut. Bu da filmin en azından bir kez bile olsa izlenilmesi gerektiğini gösteriyor fikrimce. Beğenilir beğenilmez orası ayrı konu.
Tod Browningin seyrettiğim ilk filmi,eski filmlere mesafeli yaklaşanları bile etkisi altına alacak türden, 1932 yapımı olmasına karşın dimdik ayakta duran bir eser olmuş.filmden bir çok sahnenin kesildiği söyleniyor, ki bir bayanın filmi sinemada izlerken düşük yapıp MGM yi mahkemeye vermesi bunu kısmen anlaşılır kılsa da, kırpılmış haline rağmen rahatsız edici etkisini _hala koruyor.'aralarından birini incitmeniz hepsini incitmeniz demektir'
Filmi daha yeni izledim ve gerçekten öneririm. American Horror Story hazırlık olarak izledim 4. sezonun konusu da sirkteki ucubeler. Filme gelirsek gerçekten ucubelerin gülünecek bir tarafı yok ara ara sıkıyor film ve dram ağır basıyor ne biliyim o insanları görünce üzüldüm ben. Sadece küçük çocuğa güldüm çocuk mu bilmiyorum gerçi. Kesinlikle tavsiye ederim ve filmi değerlendirirken 80 yıl önce çekilmiş olduğunu gözardı etmeyin.
Herşeyden önce favorilerim olan nişanlı cüce çiftlere çok guldugumu belirtmek istiyorum.ucubeler filmi sadece isminden dahi zihinlerde dramın dibine vurmuş bir film gibi canlaniyor. Bir iran kısa filmi buna benzer hilkat garibelerini filmin merkezine almıştı.orada isin tamamen içler acısı olusu dramla yansitilmaya çalışılmıştı .bu filmde ise Hollywood sürekli yaptığı gibi komedi ve aşkı harmanlayip biz izleyicilere daha seyirlik bir film sunmu ve seyrederken sıkmayan bir film olmuş bu konuda basarili.burada amaç araç meselesi biraz farklılaşmış gibi.ben genelde bu tur durumlarda amacın aracı olduğu gibi ortadan kaldırmasını başarısızlık olarak kabul ederim.filmin çekildiği yılı baz alicak olursak bir çok soru işareti doğuyor bunuda düşünmekte fayda var
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.