Ders niteliğinde bir yaşam hikayesi... Etkilenmemek, bu saygın insanın hatırası önünde eğilmemek mümkün değil. Yorumları okudum ve sinema sever dostların umumiyetle film ve Daniel Day Lewisin muhteşem performansı hakkında yorumlarda bulunduğunu gördüm. Filmin şahaneliğine ve Daniel Day Lewisin aktörlük mesleğini taşıdığı noktaya sözüm yok. Daniel Day Lewisin bu filmdeki performansı hakikaten aktörlük, oyunculuk mesleği için bir sınırdır. Ancak herkesin dikkatini filmde hayatı anlatılan Christy Browna çekmek isterim birazcık. Bu adamın hayatının herkese ders olması gerektiğine inanıyorum. Mağlup edilemeyen, pes etmeyen, hayatın kendisine attığı gole gollerle cevap veren Christy Brown ve Onun gibi insanların önünde saygıtla eğiliyorum.
Ünlü yazar ve ressam Christy Brownun hayatını anlatan son derece etkileyici bir film Sol Ayağım. Çok şaşırtıcı ancak oldukça da sürükleyici ve eğlenceli bir film var karşımızda. Kuşkusuz bunda yönetmenin payı olduğu kadar -muhtemelen daha da fazla- bizzat Christy Brown da pay sahibi. Zira My Left Foot bizzat Christy Brownun romanı ve hayatını anlatmış bu romanında...Filmin etkileyici olmasının bir diğer nedeni de kanımca Daniel Day-Lewisin olağanüstü performansı. Brown bundan daha iyi canlandırılamazdı bence. Lewisten bahsetmişken Brownun çocukluğunu canlandıran Hugh O Conordan bahsetmeden geçmek büyük haksızlık olur. Lewis ne kadar başarılıysa bu filmde Conorun da ondan aşağı kalır yanı yok bence. Filmin başında, görece daha kısa bir role sahip olmasına rağmen filmle ilgili akılda kalan en güçlü unsurlardan biri bana göre. Ancak bu iki oyuncunun dışında castın diğer elemanları da filme çok iyi serpiştirilmiş ve inanılmaz bir şekilde uyum sağlamış tüm filme. Özellikle Brownun annesi rolünde gördüğümüz Fricker ve babası rolündeki McAnally de çok iyi birer tamalayıcı olmuşlar filmde...Kısaca özetlemek gerekirse, başlangıçta önyargılara sahip olmama rağmen çok kısa sürede beni saran ve etkileyen bir film oldu My Left Foot. İzlemeyi düşünen arkadaşlara kesinlikle tavsiye ederim...
Bütün kaliteli oyuncuların deyim yerindeyse tavan yaptığı bazı filmler vardır. Danielin ki de bence bu. Kendini oyuncu zanneden bir yığın zırva topluluğuna ders olsun bu film.
Christy Brown'un aynı isimli kitabından uyarlanan bir otobiyografi.Kitaptaki kadar ayrıntılı anlatılmasa da d.d.lewis'in mükkemmel oyunculuğuyla umut dolu bir hikaye izliyoruz.İster kitabını okuyun ister filmini izleyin ama kesinlikle bu başarı hikayesini öğrenin. Christy Brown ”Acıyan bir bakışın bir zamanlar canımı nasıl acıttığını hatırlayabiliyorum.” sözüyle belkide bizim engelli kardeşlerimize güler yüzlü ve hor görmeyerek davranmamızın bizim için küçük gözüksede onlar için büyük bir anlam taşıdığını anlatmış oldu.
izleyebilceğiniz en iyi erkek oyuncu performansı bu filmde desem çok abartmış olmam heralde. daniel day-lewis nasıl oynamış inanılmaz gerçekten. filmin önüne geçen bir performans. her ne kadar performans daha çok öne çıksada filmde harikaydı. gerçek bir yaşam öyküsü christy brown’ın yaşadıkları ve azmi insanı duygulandırıyor. kesinlikle izlenmesi gereken harika bir film..9/10
My Left Foot,Jim Sheridanın ilk göz ağrısı ve benim içinde İrlanda sinemasının enlerinde bir uyarlama gerçekten.Jim Sheridan , bu uyarlamadan sonra In The Name Of The Father ile yükselişine devam etmiş.Filme dönecek olursak gayet başarılı bulduğum,yapım tarihine ve oyunculuklara saygı duyulması gereken sağlam bir dram... 10/8.3
Christy Brown karakteri üzerinden toplumun engelli bireylere bakış açısını çok iyi vermekle birlikte ikili ilişkilerinde de 'engel' konusunun nasıl olduğunu gösteriyor. Aşk, randevu gibi belki de pek çoğumuz için sıradan olan olayların bile engelli bireyler açısından ne zorluklarla yaşandığı görülüyor. Şişe çevirme ve final sahnesinde bu net olarak verilmiş. Hayatın her alanını hatta kişiliğimizi dahi sağlıklı bireylere göre inşa ettiğimiz bir dünyada engelli bireylerin hayata tutunma sürecini anlatan en iyi filmlerden biri. Ailenin beyin felci ile doğan çocuğa karşı tavrının nasıl değiştiğini, bağlılık duygusunun zaman geçtikçe arttığını, toplum tarafından kabullenme arzusunu küçük sahnelere hatta birkaç kelimeden ibaret diyaloglara yedirmişler. Bu bence muhteşem bir anlatı. Annenin tüm film boyunca yaşadığı zorluklara rağmen dimdik durması da etkileyiciydi. Hikaye o kadar kuvvetli ki film insana yumruk gibi vuruyor. Daniel Day-Lewis rolünün hakkını öyle güzel vermiş ki kimsenin oyunculuk yapmasına gerek kalmamış desem abartmış olmam. Gerçekten çok beğendim. Herkese tavsiye ederim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.