En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ocalan-2
9 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
28 Eylül 2008 tarihinde eklendi
Bu film için çok güzel yorumlar okudum.Niyet ettim ama yaklaşık bir yıl kadar filmi bulamadığımdan izleyemedim.Sonuçta güzel bir animedir.Farklı bir alemde küçük bir kızın uğraşını anlatır.Filmin karakterleri oldukça ilgi çekici.
gerçekten çok süper bir animeydi.zaten güzel olmaması imkansız miyazaki nin yapıpta kötü olan bir animesini hatırlamıyorum uzun olmasına rağmen hiç bitmesini istemeyeceksiniz :)) 10/10
Yönetmen Hayao Miyazaki'nin, ?Bir zamanlar 10 yaşında olmuş ve bir gün 10 yaşında olacaklar için? diyerek anlattığı ?Ruhların Kaçışı'nı serbest bir ?Alice Harikalar Diyarında? uyarlaması olarak düşünmek mümkün. Harika çizimlerle, uygun izlenimlerle düş gücünü beyazperdeye taşıyan Miyazaki, bize ilk olarak ailesi, sonra da kendisi için kurtulma fırsatı arayan 10 yaşındaki Chihiro nun yaşadığı bir olayı izletme fırsatı veriyor.Eski evlerinden uzakta yeni bir eve taşınmakta olan aile, bir yerde mola veriyor ve yedikleri şeyler yüzünden domuza dönüşüyor. Karanlık yavaş yavaş basıyor. Chihiro burada kimsenin olmadığını farkediyor; fakat biraz sonra kimsenin olmadığını düşündüğü bu yer, bir anda tuhaf bir karnavala dönüşüyor. Annesi ve babası domuza dönüştükleri için onlara yardım etmeye çalışıyor; lakin biraz sonra garip yaratıklardan ötürü, asıl kendine yardım etmesi gerektiğini farkediyor. Chihiro, korkuyla sarsılırken kolunu tutan gizemli bir yabancı, Haku, ona yardımcı olacağına söz veriyor ve öğütlerini dinlemesini istiyor.Chihiro, hayatta kalmak için kendisini bir çeşit Hayalet Dinlenme Tesisi olan bir otele kabul ettirmek zorunda kalıyor. Kendisini otele kabul ettirmeyi başarsa da, asıl macera bundan sonra başlıyor...
Öncelikle filmin bizi bu derece etkilemesinin sebebi Joe Hisaishi'nin müthiş parçaların filme büyük bir tat katmış olmasıdır.
Filmi dört kez izlemiş biri olarak size tavsiyem eğer DVD'de izlediyseniz mutlaka Cantonese (Tayvan Çincesi) ile bi' daha izlemeniz. Chihiro'nun sesi Japon versiyonuna göre daha yaşına yaraşır bir şekilde olmuş ve çok da tatlı olmuş. Özellikle Kamija için "oloğyeye" demeleri beni bitirdi. :) Tabi en başta Haku'nun Tayvan Çincesi ile kız mı yoksa erkek mi olduğu biraz tartışılır ama yine de izleyin derim.
İçerik hakkında fazla konuşmaya gerek yok sanırım. Ruhların dinlenmek için uğradığı bir nevi hamama istemeden de olsa konuk olan Chihiro ve ailesi ve Chihiro'nun on yaşında bir kız olarak yetişkin sorumlulukları üstlenmesini Miyazaki'nin kalemi ile büyük bir keyif ile izleyeceğinize eminim.
açgözlülüğün tema olarak işlendiği filmde miyazakinin farklı hayal gücüyle yoğrulmuş çok katmanlı bir yapı var.filmde arkdaşlık,aile,sınıf farkı,açgözlülük,hoşgörü adına öyle küçük dokunuşlar var ki.bir de bunun üstüne kusursuz çizimler eklenince bize sadece ustayı alkışlamak düşüyo
Miyazaki’nin dünyasına mutlaka girin! Bu filmi mutlaka izleyin! Aşk, korku, kan, domuza dönüşen anne ve baba, arkadaşlık...herşey var. Gerçek adı olan 'Chihiro ve Sen’in ruh saklanması' bence daha güzel. Filmi izlerseniz bir insanın adına sahip çıkması -ki bu aslında benliği ve özüdür- bu yolla anlatılıyor. Hayaletler, masal yaratıkları ve geleneksel halk canavarları (Japonya kültürünü sembolize ediyorlar) dinlenmek için bu kaplıcaya gelirler. Kaplıcanın sahibi olan cadı çalışanlarının ismini alarak onlara yeni isim vermekte ve benliklerini de satın almaktadır (bu anlamda Chihiro’nun ismi Sen olur). Japonya’nın öz kültürünü kaybetmesi ve Amerikan kültürünü almasını eleştirir burada yönetmen. Bu kültür karmaşasını ise en güzel bir canavarla sembolize eder: Yüzsüz. Bu canavarın yüzü yoktur. Yüz diye karşısındakileri kandırdığı bir maskesi vardır. Sesi yoktur, yuttuğu yaratıkların sesiyle konuşur. Karşısındakileri sahte altınlarla kandırır. İlerleyen dakikalarda Chihiro’nun da yardımlarıyla bir karakter kazanır, çünkü bir yere 'ait' olur. Yanlış anlama ve insanları dış görünüşüyle değerlendirme kıyasıya eleştirilir. İğrenç, kötü kokulu olduğu için kaplıcaya kabul edilmeyen yaratık aslında çevre kirliliği nedeniyle bozulmuş bir nehir ejderidir. Filmin başından beri kötü zannettiğimiz Yubaba’nın kızkardeşi, aslında iyi olandır. Cadı Yubaba, o kadar sevdiği bebeği fareye dönüşünce onu tanıyamaz. Chihiro ise bir sürü domuz içinden kendi anne ve babasını tanır. Ve büyür. Filmin başındaki şımarık ve yaygaracı küçük kız bize hiç hissettirilmeden olgunlaşır. Filmde şimdiye kadar duyabileceğiniz en güzel aşk cümlesi de vardır. Bir nehir ejderi Chihiro ile ilgili bir anısını hatırlar: 'Sen benim içime düşmüştün...'. Miyazaki dünyasına dahil olun...Mutlaka...
Aldığı ödülleri sonuna kadar hakeden bir anime başyapıtı!Büyüleyici bir masal, sinemada farklılık görmek isteyenlerin kesinlikle görmesi gereken bir film.
Anime sevmeyenlere sıkıcı gelebilir, ben yeni yeni animeye kafa takmış bir insan olarak çok beğendim. uzun zamandır izlemek istediğim bir filmdi ama fırsat olmamıştı. Daha önce Miyazaki'nin Howl's Moving Castle ı seyretmiştim ki o da harikaydı zaten ama bu bambaşka. Kesinlikle tavsiye ederim ama sıkıcı bulanları da anlayışla karşılamak lazım. anime tamamen başka bir dünya bence. 9/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.