En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
VcdSamimiyeti
Takipçi
283 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
8 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Dialoglarıyla kendini izlettiren bir film..Bunun dışında uzun uzun sekansları var ve müzik eksikliği hemen hissediliyor.Ancak kadın-erkek ilişkilerine dair eleştiriside var.Tabi bu eleştiriyi sadece çiftin dialoglarıyla anlıyoruz,herhangi bir sahneye süslenmiş değil.yani film ardı ardına gelen muhteşem dialoglara sahip...Bir filmde sizin için sadece dialog önemliyse ve hollywood romantizminden sıkıldıysanız iyi bir tercih olabilir.7/10
Edebiyatı, aşkı, felsefeyi, konuşmayı sevenler için çok tatlı bir film. Filmin asıl olayı diyalogları; kızın entelektüel bir donanımı olması ile sokakta karşılaştıkları durumları yorumlaması, jessinin de buna katılması çok güzel. Viyana.. bu nasıl sanat dolu bir şehir. İstedikleri her yerde ve zamanda rahatça bulunabiliyorlar. Aralarındaki umarsız tutku ise imrenilesi. İyi seyirler ben çok beğendim.
harika bir film.çok zekice. evet...izlediğim en zeki duygusal film.aslında en hayranlık uyandıran şey partnerimizin zekasına aşık olduğumuzu görmemiz değil mi zaten? 10/10
Filmin ilk 45 dakikası oldukça akıcı ve hoş.. başrol oyuncuları son derece uyumlu ve başarılı.. ama sonrasında artık yavaş yavaş tekrara başlıyor film.. ayrıca birkaç kez de sapkın diyaloglar geçtiği için filmin yarısından sonra olumsuz düşüncelerim daha da arttı.. fakat final ile filmi tekrar toparlamayı başarmış yönetmen.. finali güzeldi.. sonuç olarak bence abartıldığı kadar iyi bir film değil ama tabiki kötü de değil.. özellikle venedik görüntüleri ve oyuncu performansları için izlenebilecek, güzel bir film before sunrise.. 7/10
İnsana ,"keşke o trenden inseydim o anda" gibi geride pişman olduğu neler var hatırlatıyor film..kadın-erkek birlikteliği,farklılıkları diyaloglarla o kadar güzel sunulmuş ki filmde..Avusturya manzaraları ve o güzel müzikler eşliğinde,karakterlerle birlikte o aşkı ve geziyi size yaşatıyor Linklater bir gün içinde..Sabah olmasın istiyorsunuz..Devam filmi yapılmalı mıydı;biraz zorlama gibi olmuş diye düşünüyorum ama before sunset de güzeldi;karakterlerdeki değişimler güzel aktarılmış 10 yıl sonra;en azından bayan karakter o trenden indiği için 10 yıl sonra pişman değildi..Ama artık umarım yönetmen üçüncü filmi çekmeye kalkmaz on yıl sonra..Ne dersin Pinhanarcat ;)
cok beğendim aralarındaki uyumlarını iyiydi bence özellikle kafedeki telefonla konusuyormuş gibi yaptıkları sahne cok tatlıydı her sahnesi ayrı güzeldi hic sıkılmadım hatta ne zaman bittiği anlamadım diyebilirim tabi diyologtan ibaret olmasına rağmen sevdim 10/8
aslında iyi mi kötü mü karar veremediğim bir film.ya da iyiye meyledip kendimi napıyosun ya aslında filmlik bir şey yok diye durdurduğum ama yine de güzel galiba ya dedirten bir film.filmlik bir şey yok dememin sebebi tamamen diyalogdan oluşması.trende tanışan ve ayrılana dek konuşan ve ayrılınca sessizliğe gömülen iki karakterimiz var arka planda muhteşem viyana var yani aşk var.ama bu kadar diyaloğa ve durağanlığa rağmen sıkmadan izletiyor bezen gülümsetip bazen de hüzülendiriyor.ama ne olursa olsun farklı bir film ya da belki film bile değil.ama en son ayrılma sahnesinde sözcüklerin kifayetsizliği gerçekten vuruyor insanı ...
Bu filmi tesadüfen cnbc-e de izlemiştim. İzledikten sonra bayağı etkilendim ve arayıp tarayıp sonunda vcd sini bulabildim. Gerek çekim mekanları gerekse de diyalogları ile mükemmele yakın bir film diyebilirim. Hayatın her anını dolu dolu yaşamak gerektiğini ve zamanın bir daha hiç geri getirelemeyeciğini çok iyi bir şekilde ifade eden nitelikli bir yapım. Yönetmenin 2004 teki devam filmini de tavsiye edebilirim. Richard Linklater'in felsefe öğrenimi aldığını diyaloglarından anlamak mümkün. Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir şaheser...
Tarih 90’lı yılları gösterirken kimseyi romantizme inandırmak kolay değildi.Peki ya maymun iştahlıktan değil de hakikaten şartlar yüznden bir gecede sonlanmaya mahkum bir aşk? İşte orada romantizm yakalanabilirdi belki.Richard Linkleater ’da iki genç kahramanını Viyana sokaklarında derin muhabbetlere saldığı filminde bunu yapmıştı ve dönemin en sevilen romanslarından birine imza atmıştı...
'-aşkın yalnız kalmayı bilmeyen iki kişi için bir kaçamak olduğunu düşünmüşümdür hep. insanlar hep aşkın ne kadar çıkarsız,özverili bişey olduğundan bahseder.ama düşünürsen bundan daha bencilce bir şey yok..-biliyorum. seni kim terk etti bakalım?-efendim?-kalbi kırık biri gibi konuştun...'before sunrise’ın bütün diyalogları birbirinden anlamlı be hepsi de özenli bir senaryo çalışmasının ürünü. tamamen diyalog üzerine kurulu bir film olarak vermek istediği mesajları arka arkaya sıralıyor ve kendi kulvarında mükemmel bir film olduğunu kanıtlıyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.