çooooooook mükemmel:)tam bir aşk filmi nasıl da utangaçlar o müzik kutusu sahnesinde..ilk öpücük bu kadar romantik olabilir..bi film insanın içindeki kıpırtıları bu kadar arttırabilir..aşık olmanın sevmenin filmi..izleyin derim..2.filmi"before sunset"i de bu filmden sonra izleyin derim..3. sünün çıkmasını 4 gözle beklemekteyim:)
harika bir film.çok zekice. evet...izlediğim en zeki duygusal film.aslında en hayranlık uyandıran şey partnerimizin zekasına aşık olduğumuzu görmemiz değil mi zaten? 10/10
bu film için ne söylenebilirki...kesinlikle mükemmel...filmin en önemli özelliği diyaloglara cok yer verilmesi..adeta julie delpy ve ethan hawke'le sohbetin üçüncü kişisi oluyor ve viyana sokaklrında gezmeye baslıyorsunuz...:)film bittiğinde içimde cok garip bi duygu belirmişti...anlayacağınız baya bi etkilenmiştim:)eminm siz de etkileneceksiniz izlememezlik etmeyin:)
Tarih 90’lı yılları gösterirken kimseyi romantizme inandırmak kolay değildi.Peki ya maymun iştahlıktan değil de hakikaten şartlar yüznden bir gecede sonlanmaya mahkum bir aşk? İşte orada romantizm yakalanabilirdi belki.Richard Linkleater ’da iki genç kahramanını Viyana sokaklarında derin muhabbetlere saldığı filminde bunu yapmıştı ve dönemin en sevilen romanslarından birine imza atmıştı...
Bağımsız sinema örneklerinden olan Richard Linklater filmleri Before Sunrise ve Before Sunset. Birbirinin devamı olan ve oyuncuları sadece bir kadın(July Delpy) ve bir erkekten (Ethan Hawke) oluşan iki film. Film iki karakterin hayata, siyasete, sevgiye, aşka kısacası herşeye dair konuşmaları şeklinde geçiyor. Kadın karakterin dünya sorunları (çevre sorunları, açlık, yoksulluk,savaşlar v.b.), felsefe, kültür, sanat ve siyasete bakışının ve tüm yaşama dair biriktirdiklerinin erkeğe göre çok daha baskın ve tutkulu olduğunu ve erkek karaktere göre bu açıdan çok çok daha fazla eyleme dönük yaşadığının da altını kalın bir çizgiyle çizmek isterim. Bu film(ler) romantik-dram sayılabilir çünkü, aşkın tılsımını içinde taşıyacak kadar romantizm yüklü fakat hayatın gerçekleri iç(ler)inde bolca yer alıyor olması açısından da bir o kadar dramatik. İşte tam da bu açıdan zamanımızın ?gerçek aşkı'nı anlatıyor(lar). Zamana ve mekana meydan okuyacak kadar güçlü bir aşk. Kısacası filmin türü baktığınız açıya göre değişir. Filmde Jesse’nin de dediği gibi ?Bu, hayattaki duruşunuza bağlı, eğer iyimserseniz romantik-komedi ve ?happy end?; yok eğer karamsarsanız dram ve ?worry end?!? Bu açıdan daha da değerli(ler).Benim çok sevdiğim nadide iki filmi, tüm sinefil dostlarıma tavsiye ederim.
Tek kelimeyle mükemmel yalnız kalplere ilaç gibi gelecek çok sıcak bi film hiç bitmesini istemiyceksiniz we kesinlikle hayatınıza birşeyler kattığını hissedeceksiniz julie delpy we ethan hawke kusursuz oyunculuklarıyla sizi büyüleyecek kaçırılmayacak 10/10 bi film
Bu filmi tesadüfen cnbc-e de izlemiştim. İzledikten sonra bayağı etkilendim ve arayıp tarayıp sonunda vcd sini bulabildim. Gerek çekim mekanları gerekse de diyalogları ile mükemmele yakın bir film diyebilirim. Hayatın her anını dolu dolu yaşamak gerektiğini ve zamanın bir daha hiç geri getirelemeyeciğini çok iyi bir şekilde ifade eden nitelikli bir yapım. Yönetmenin 2004 teki devam filmini de tavsiye edebilirim. Richard Linklater'in felsefe öğrenimi aldığını diyaloglarından anlamak mümkün. Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir şaheser...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.