En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
26 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Biraz "Citizen Kane" havası. Tabii ki ayrıştıkları pek çok nokta var. Ama temel okumaya göre ikisinin de temelinde "çocukluğa, gençliğe özlem" yatıyor, en basit haliyle. "Yaban Çilekleri"nde körü körüne bir özlemden bahsedemeyebiliriz aslında. Daha farklı şeyler de var çünkü. Bergman oyuncularıyla, çekimleriyle, kurgusuyla kaliteyi yakalamayı başarıyor yine kolaylıkla. Kadroda en dikkat çeken isim şüphesiz Sjöström. Önemli klasiklerden bir diğeri. Belki biraz da kişisel bir film, en azından bazı açılardan. Bergman bu filmi çektiğinde çok da yaşlı değil zaten Isak gibi. Sürükleyici, Bergman'ın bazı eserlerine nazaran izlenimi daha kolay olan bir film.
O kadar içten, duygulu ve yıkıcı bir anlatımı varki bünyenizde beslediklerinizi ruh halinize göre saf dışı bırakabilecek kadar güçlü bu.Bu hisli yalnızlık duygusunu iliklere kadar hissettirip oldukça farklı ama farklılığı yüzünden aslında bilindik bir iş çıkartıp, izlenebilirliğini hiç yitirmeyecek bir filme imza attığı için Bergman a teşekkürler, kusursuz.
Filmin ana teması belli hemen hemen herkeste aynı duyguları uyandırıyor.Bu kadar gerilimli sahnelerle ,rüyalarda ve flashbacklerde vermiş oldugu yalnızlık ve korku hissi sanırım daha uzun süre unutulmayacak.Bir diğer ayrıntıysa filmin isminin neden yaban çilekleri olduğuydu?Filmin sonunda ilk aşkının daha fazla yaban çileği kalmadı demesi aslında bir çok şeyi de açıklıyor...izlediğim binlerce film arasında sanırım en vurucu,etkileyici olan olarak kayda geçecek ,etkisini üzerinizden atmanız çok zor...10/9
''Amacım, içimde, benliğimde taşıdığım ruhsal durumlar, duygular, görüntüler, ritimler ve karakterler üzerine filmler yapmak. Anlatma aracım ise yazılar değil, film sahneleridir.'' Bu sözler tahmin ettiğiniz üzere Ingmar Bergman'a ait. Filmleri yönetmenler üzerinden takip etmeye çalışıyorum. Yaban Çilekleri izlediğim ilk Bergman filmi. Kelimenin tam anlamıyla büyülendim. Geçmişin yer yer güzel hatıraları kimi zaman hüzün kimi zaman pişmanlık, muhteşem diyaloglar v.s. hepsi filmde yer edinmiş. Asla eskimeyen bu eski filmlerin hiçbir yerde bulamadığımız lezzetini gerçekten hissediyoruz yaban Çilekleri'nde. Fakat ne yazık ki bu filmlere ulaşmak hiç kolay değil. Ben iki aylık bir hummalı çalışma sonunda bir kopyasını ancak bulabildim, fakat uğraştığıma değdi. Sinemaseverlerin asla kaçırmaması gereken bir başyapıt...
Her yerde aradığım o dost nerde Safak söktüğünde bir yalnızlık çöker üzerimeAlacakaranlıkta o hala benden uzaktaKalbim yanıp tutuşsada Onun zafer izleeri her yerde çıkar ortayaBir çiçeğin narin kokusunda Tarlaları savuran rüzgardaSoluduğum her nefesteve havanın her zerresindeO lütfunu esirgemezBir yaz melteminde onun sesini duyarım.
Sinemasal olarak bir ders niteliği taşır. Daha sonra birçok usta sinemacı tarafından göndermeler ve açık methiyelerle kutsanacak olan bu film flashback kavramının da öncülüdür. Sinema sanatını seven herkesin izlemesi gereken bir film...
Usta işi Yaban Çileklerinde Bergman ölüme yaklaşan insanın kendi merkezine çekilip burada kendini anlama yolundaki sorgulamalrı üst düzey bir anlatım teknigi kullanarak bize sunuyor.Gerilim sahnelerindeki ölcekleme teknigi,gerçekleri karşısına olarak yüzleşmesindeki kullanılan akrepsiz yelkovansız saat gösterimi ile bilinç altında oluşturdugu metafor sersemletic.Seyirciyi çıkardıgı kendine iç yolculugundaki kullandıgı kamera açıları ve sevgiyi merkezine alıp onu yüçeltmesi ve bunu enfes bir sinema diliyle anlatması ayrı bir güzelligi filmin.Kısacası hayatın özününün tanımlamasına yükledigi anlam tam bir görsel sölen.
Bir sahneye hayran kaldım.İsak in arabasına aldığı gençler alacağı ödül için onu kutlarlar ve topladıkları çiçekleri verirler ona.İsak çiçekleri alır gitmeliyiz gibi birşey söyler.Sahne kararır ve derin bir düşünceye dalar. İnsanlar bizi övebilir.Bizi yüceltebilir bazen.Tam terside olabilir tabi.Ama içimizdeki ben i de yüceltmek istiyorlar mı acaba.Ya da yermek.Bu durumda kimler bizi tam olarak tanıyor.Yalnızlığımızdan ne kadar kaçabiliriz eğer tam olarak tanınamıyorsak yada bunu başaramıyorsak.Geçmişimizle dindirebilir miyiz yada daha da mı körükleriz. Düşünenler ve düşünmeyi sevenler mutlaka izlemeli...
Psikolojik unsurları, içsel yaşantıları konu almak ve oyuncunun kendisiyle konuşması sinemada zordur. İshak'ın yaşamının içerisinde yolculuk yapıyorsunuz filmi izlerken. Hepimizin bir kenara çekilip hayatı sorguladığımız, olan biteni olgun gözüyle bir daha irdelediğimiz, kendimize dışarıdan gelen yorumları değerlendirdiğimiz dönemleri olur. Burada yaşlı bir profesör tutuyor kendisine aynayı. Ayna sembolü sinema için olağanüstü. Bergman filmlerinde insana dair yolculuklar yapmayı seviyorum.
Bergmanı bu filmle tanıdım.Az önce bitirdim filmi ve gayet beğendiğimi söyleyebilirim.İsveç sinemasının en iyi filmlerinden biri.Sinemada yaşlılık üzerine yapılmış en iyi film bence.Yaşlı bir adamın ağzından filmi izlemek çok zevkli bişey oluyormuş.Oyunculuklar çok iyi ayrıca.Kesinlikle herkese tavsiyemdir.Mutlaka izleyin.
gerçekten mükemmel bir film.. generalin intikamından sonra izlediğim en ii film... çekım teknikleri son derece etkileyici siyah beyaz bir film için çok iyi ışıklandırma yapılmış
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.