En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
erdemmarasli
Takipçi
130 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
19 Nisan 2008 tarihinde eklendi
Esasında bir tiyatrocu olan Sidney Lumetin onu meşhur yapan filmi. Tiyatrocu olduğunu hatırlatıyorum çünkü film mahkemede geçen birkaç dakika dışında tamamı bir odada 12 adamın bir cinayeti kafasında nasıl kurguladığını anlatarak geçiyor. Filmden alınacak bir çok ders var. İkna kabiliyeti nedir gerçekten bu filmde görüyoruz. Neredeyse sıfır bütçeyle çekilmesine rağmen şahane bir film...
Bugüne kadar izlediğim ilginç filmlerden. Mahkeme salonu ve mahkeme çıkışı topla belki de 1 dakika. Kalan 95 dakika bir odada geçiyor. İnce düşünmenin, olaylara nasıl bakılması gerektiğini ortaya koyuyor. Tam 50 yıl önce çekilen bu filmin türü ne olabilir diye düşünülmeli. Kendine özgü yönü, farkı burada. Bundan dolayı diyebilir ki o bir başyapıt. Tavsiye ederim izlenmeye kesinlikle değer. Avukatlar da belki izleyerek ine düşünme konusunda ipuçları alabilirler. Ayrıca, 95 dakikasını bir odada geçiren bir ekibin hayatının diğer kısmını sahneye yansıtsalar ne kadar uzun olurdu.
demokraisye,önyargılara,hukuk sistemine,sınıfsal farklara yaptığı elşetirilerin yanında polisiye ve kriminal detaylarla temposunu yitirmeyen ,baştan sona akıcı bir kapalı mekan filmi.filmin tamamı nerdeyse tek bir odada ve masa başında geçiyor.mantığın ve ikna kabiliyetinin neler başarabileceğine dair dikkat çekici ve akılda kalıcı diyaloglaral bezeli bir film.12 tane farklı karakter yaratıp,bu 12 oyuncunun birinin bile en ufak şekilde sırıtmadığı ,bolca uzun planlara da sahip,kaçırılmaması gereken gerçek bir başyapıt.10/10
Filmdeki oyuncu kadrosu,senaryo,kurgu,yönetmenlik ,sinematografi vb. gibi sinemanın temel unsurları bir kenara bırakılırsa , sanıyorum bu filmle ilgili daha doğru bir yargıya ulaşılabilir . Önemli olan bu filmin ne yaptığı ya da ne anlattığıdır bence...Bu film insanlığa,özellikle de demokratik olduğunu ileri süren dünyamıza çok önemli bir ders veriyor . Sidney Lumet ve ekibi gerçek bir demokrasi platformu yaratmışlar.Demaokrasiyi sinema ekranına en iyi taşıyan filmlerden biridir herhalde.Tabii ki; böyle bir platformda diyalogların önem kazanacağı açıktır. Dolayısıyla film hikayesini diyaloglar üzerinden anlatmış.Kendine has bir anlatımı var filmin...Benim açımdan gerçek bir demokrasi platformunu sinema ekranına taşımak kolay iş değil! Bu yüzden bu filmi başka filmlerle kıyaslamak pek de doğru olmaz,kendi içinde değerlendirmek gerekir...Yine de sinemanın temel unsurlarını da iyi bir şekilde birleştirdiği söylenebilir...Anlatmaya çalıştığım sebepten ötürü kesinlikle "başyapıt" kategorisinde değerlendirilmesi gereken bir filmdir...
üzerine çok konuşulabilecek bir film. lumet ve bu müthiş senaryonun birleşiminden ortaya yüzyıllar da geçse adından söz ettirecek bir film ortaya çıkmış. insanı sinemasal açıdan etkilediği gibi mesajları ile de diken üstünde tutuyor. senaryo o denli hassas ki 12 adamın karakterleri diyaloglar dışında başka hiçbir eleman kullanılmadan masanın üstüne seriliyor. oyunculuklar da geride kalmıyor, henry fonda’nın ki kadar lee j. cobb da müthiş oyunculuk sergilemiş. kesinlikle izlenmesi gereken büyük bir film.
yönetmen lumet in ustalığını konuşturduğu olağanüstü bir yapıt... 1957 yapımı filmden günümüz sinemasının ve tabiki sinema severlerin çıkaracağı önemli dersler var... 1-dört duvar arasında geçen filmin nasılda sürükleyici olduğu... 2-neden böyle filmler çekilmiyor? 3-sinemada görüntü ile sözel diyaloglar arasındaki güç dengesinin günümüz sinemasında görüntü lehine dönüştükçe ne oyunculuğun ne de diyalogların önemi kalıyor...sinemanın geldiği noktayı karşılaştırmak istiyorsanız 12 kızgın adam ile testereyi karşılaştırmak çok yerinde olacaktır...ikisi de 9 puan aldı... kesinlikle kaçırmayın...
Gerçekten şimdiye kadar çekilmiş en iyi 10 film arasında gösterilebilir.Günümüz sinemasında bunun kadar kalıtelı bır fılmın yapılamayacagını dusunuyorum.Einstein'nın dedigi gibi bir insanın önyargısını kırmak bir atomu parcalalamaktan daha zor.Ama bu fılmde kahramanımız bunu basarıyor..
lumet in en başarılı eserlerinden birisi.anlamadıgım şey böyle efsane bir yönetmene neden onur ödülü yada oscar vermedikleri.hala aramızda ve hala carpıcı bir yapıtla sizlerin karşısında ’’Find Me Guilty’’
reasonable doubt terimini bana öğreten filmdir. koca filmi tek mekanda seyirciyi sıkmadan götürmek kolay değildir... senaryonun bir filmde ne kadar önemli olduğunu gösteren film. milyon dolarlık animasyonlara, çok geniş bir sete, bilmem kac tane kameraya gereksinim olmadan da çok başarılı bir film çekilebiliyormuş.
çok iyi bir film.herkesin izlemesi lazım.neredeyse tamamı bir odada geçen bir film.ve sonlara doğru seyir zevki çok yükseliyor.henry fondanın çocugun cinayet saati neler yaptığını anlattığı sahne çok güzel.herkese tavsiye ediyorum...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.