En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
LothaR
75 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
26 Ekim 2002 tarihinde eklendi
Fİlm gayet güzeldi. Psikolojik korku gerçektende en ii tanım. O görüntüler, umutsuzluk duyguları fln gayet başarılıydı. ama filmin sonu biraz yavan geldi bana. daha güzel, etkileyici bişey yapılabilirdi. ama olsun güzeldi genede.
film gerilim filmlerinden pek hoslanmayan biri olmama ragmen güzel bir filmdi bence uzaylıları fazlaca göstermemesi bence çok yerinde bir hareket . mel gibson mükemmel oynamıs çocuklar( özzellikle kız olan) çok yerinde seçimler. filmin insanların inançlarını veya inançsızlıklarını bir peder aracılığıyla sorgulaması etkileyici. devam filmi de cekilebilir yani prof bimboo nun kitabına göre uzaylılar bunun altında kalmazlar. sanırım yagmurluklarını alıp geri gelecekler :)
Mikrofonlar konusunda yazan arkadaşlar sanırım sizde filmi benim gibi KADIKÖY AS sinemasında izlediniz ben bi ara nerdeyse salondan çıkıp makinistin aynına gitmeyi düşündüm mikrofonların gözükmesindn ziyade zaten film orjinal görüntü formatı olan 2:35:1 olarak oynamadı sağ ve solu aynı TV'lerde olduğu gibi ksikti ve kutu gibi bi krandan film izlemek zorunda kaldık sanırım Rexx yada Süreyya gibi sinealarla bunların arasında niye fiyat farkı olduğu daha iyi anlaşılıyor.....
Mel gibson acayip super oynamis fakat filmin senaryosu hic iyi degildi. Iyi basladi kotu bitti. Ama yinede guzeldi. Ama filmin 2. si icin bi davetiye cikartildi bile. Cocugun kitapta okudugu bolumde guclenip tekrar gelecekler yada kazanacaklar. Kazanamadiklarina gore bu filmin 2. sini yakinda gorebiliriz. Ama film yinede guzeldi.
Bence iyi bir gerilim filmiydi.Yani yiğidi öldürün ama hakkını verin.Tabii filmin ilk yarısı insanı fazlaca uyutuyordu(Köpekli sahneler hariç:)) Ama ikinci yarı filmin daha açık olduğu anları içinde bulundurduğundan daha çok keyif verdi. Filmin bence en zayıf yanı Uzaylıların niçin dünyayı terkettiğiydi.Bunun dışında partideki uzaylı çok güzel yapılmış.Hayran olduğumu söylemeliyim. İyi bir gerilimdi.Bu bir işaret olmalı...
sevgili ObiWan01 bence de söylediğin çok doğru ama naaparsın. Hollywood bu, naparsam yapiim insanlar seyreder diye düşünüyordur. Ama bu mikrofon olayı bi tek burda değil Unfaithful da da var. Ordaki olayı ise çözemedim bi türlü. Yani pek çocukların izleyeceği bir filim gibi de durmuyor hani.
tam bir shayamalan klasiği vermek istediği mesajları( işaretleri) kendine özgü yöntemleriyle çok güzel bir kurguyla içiçe veriyor. seyredilmeye değer..
Nıgth shayamalan bu genç yaşında ustalar arasına girdi diyebilirim.İlk önce şunu belirtmekte fayda var 6.his filmini izleyip aynı beklentilerle bu filme gitmek hata olur.Bir insan her filminde sürpriz son vermeye kalkarsa bu iş onun için başlamadan bitmiş demektir.Shayamalan bu hataya düşmemiş.Karakterlerin doğasına öyle iyi bir giriş yapmışki bundan iyisi şamda kayısı olur ancak.İkincisi filmin atmosferi mükemmel.Zaten her şey üzerinde çok çalışılarak yapılmış bir çalışma.Olaya uzaylı istilasından bakarsak bence hataya düşeriz.Bu mevzu yan olay olarak verilmiş tansiyonu arttırmaya yönelik bir şey.Yönetmen inançlarımızı sorguluyor.Bizim için önemli olan noktada bu.Neye ne kadar inanıyoruz.Mel Gibson ve Joakin phonix'e gelince.Herhalde abi kardeşi bu kadar uyumlu ve iyi oynamak her aktöre nasip olmaz Mel bu güne kadar izlediğim en iyi performansını sergiliyor.İşte büyük oyuncu budur.Çocukların film içinde kullanımı bile yönetmenin ne kadar iyi olduğunu kanıtlıyor.Hitchkock vari bir şekilde açılan film beni hiç sıkmadı herkese tavsiye ederim.Ancak içimde bir şeyler eksik kaldı ve sebebini bilmiyorum.Yinede gidin izleyin ve bu filmi niye kaçırdım diye üzülmeyin. yi i
ARKADASLAR FILM GERCEKTEN INANILMAZ DERECEDE IYI O KADAR GERICII SAHNELER WARKI AZ KALSIN MISIR YERKEN BOGULUYODUM CINEMADA AMA GERCEKTEN IZLKENECEK BIR FILM BU ARADA BENCE UZYLILARI COK FAZLA GOSTERMEMESI COK DAHA IYI OLMUS EN AZINDAN SIRA DISI BIR FILM , O ALISIK OLDUUMUZ UZYLI FILMLERINDEN DEIL ŞİDDETLE TAWSIYE EDIYORUM .....
barba sana katılıyorum, film için bilet aldım ve yaklaşık yarımsaat sonra seans başlıyor.film hakkında yorum yaparken lütfen tadını kaçıracak açıklamalardan kaçınalım.
ilk bölüm sıkıcıydı ama film kendini 2. bölümde kurtardı.televizyon görüntüleri oldukça etkilyiciydi,bir an olayların içindeyim sandım.komedi unsurları yönetmenin önceki filmlerine göre fazla olsa da sırf joaquin phoenix için bile izlenir.
Fime aşağıda uyku modu ikonu vermişim bötle bir filn-mde uyunmaz takla atılır,özürlerimi dileyerek hatamı düzzeltiyorum. P.S:Bu arada yorumumu okuyanlar bluesman kim diyecektir. Aşağıda yazdığım yorumwww.sinema.com adrsindeseyir defteri bölümünde yaptığım bir yorum olup bluesman in yorumunu orada okuyabilirsiniz.
Filmden henuz cıktım ve yorumumu kisaca ozetlersek ''film ne burda elestirildigi kadar kotu ne de beni tatmin edecek kadar bir mukemmel bir film degildi''.Kesinlikle fragmani daha once izleyen kisiler filmden farkli seyler beklemislerdir ama bi dakka durup adam gibi dusunursek film aslinda hicte kotu diil.''Signs''Mel Gibson in oyunculugu ile doruga ulasan,Shyamalanin anlatim ve cekim tarziyla (dogaustu olaylarin insan yuzune yansimasi diyor adam kendi degisiyle)vasatliktan kurtulan bir film.Peki filmde yanlis olan ne var?Sonunun biraz komediye kacmasi ve olaylarin bazi yerlerde acayip yavas ilerlemesi.Ama zaten filmde verilmek istenen mesajda ne uzaylilarin varligini kanitlamak ne de insan irkinin eninde sonunda galip gelecegi..Verilmek istenen mesaj cok kisa ve net:Inanmaya inanmak...Farkindaysaniz Mel Gibsonda karisinin olumunden sonra inanmaktan vazgecen fakat daha sonraki olaylar yuzunden birazda Merrill Hess karakterinin gaza getirmesiyle inanmanin aslinda anahtar kelime oldugunu anlayip rahiplige tekrar donen bir karakteri oynuyor...'Altıncı His' gibi bir basyapit,'Unbreakable'gibi yerlerde surunen filmlerinden sonra 'Signs' kesinlikle Shyamalan in kayda deger yapitlarindan biri ancak 'Monthman Prophecies' benzeri bir uzayli filmi arayanlar malesef hayalkirikliğina ugrayabilirler cunku Signs bu noktada bikac yerde fazlaca odun veriyor...
M. Night Shyamalan ismini hepimiz o meşhur ?I see dead people? kotasıyla duyduk. Evet 6. histen sonra seyircinin ve akademinin bolca konuştuğu isimlerden biri olan bu yönetmenin 3. filmini vizyonda izleyeceğiz.Filmi öngösteriminde izledim.Açıkçası yönetmenin çizgilerini aynen taşımasının yanında anlattığı şeyi doğru dürüst anlatabilmiş, eli yüzü düzgün bir filmle karşılaştım. Atmosfer oluşturmada farklı bir zekaya sahip olan yönetmen bu filminde de o havayı çok iyi tutturabilmiş. Olağan olay ve olguları olağanüstülükle perçinleyen yönetmen burada da aynı şeyi yapıyor ve bunu yaparken de efektlerle gözümüze sokulan klişe korku öğelerindense gelişimle gelen gerilimle bizlere yaklaşıyor. Yalnız film seyirciyi tam manasıyla sarsa da gidişattaki sıradanlık ve aralardaki geçişlerin uzatılması az da olsa bir sıkıntı hasıl etmiyor değil. Her ne kadar Amerikada gişede iyi rakamlarla ülkemiz vizyon aşamasına gelmiş olsa da izleyici kitlesi tam manasıyla aradığını bulmuş olamıyor.Mel Gibson ailesini düşünen inaçsız rahip rolüyle tecrübesini konuştururken. Oscar adayı Phoneix de eski beyzbolcu kardeş karakterini başarıyla canlandırıyor.Çocuk oyuncular da başarılı;ama daha çok bunu yönetmenin onları kullanmasıyla ilintili gördüğümden Shyamalan'ın başarısını kutlamak gerektiği kanısındayım. Ayrıca izlemeyenler için filmdeki sürprizleri açık etmemek için filmdeki düşündüğüm bazı eksiklikleri buraya taşımama taraftarıyım onun için burada kesiyorum.Film orta halli bir öykü anlatma çabasında olduğu için çok şey beklenmeden gidilecek orta halli bir ?aile? filmi. Giderseniz verdiğiniz paraya pişman olmayacağınızı düşünüyorum.Bol sinemalı günleeeer
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.