En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ozzy-badd
Takipçi
831 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
30 Haziran 2011 tarihinde eklendi
Iyi bir yeniden çevrim , kendini izlettiren bir gerilim … Ama hani nasil denir , gerim gerim gerilmedim filmi izlerken … Gerilim olarak pek tatmin edici degil … Yinede iyi bir konu bütünlügüne , senaryoya ve islenise sahip …
notantana filmde kafanızda oluşan bütün soruların cevabını buluyorsunuz demiş.peki o kaseti kim çekmiş? neden kaseti kopyaladığınızda kız sizi öldürmüyor'kız annesine nasıl zarar veriyormuş'bunların cevabını biri verirse sevinirim.beklediğim kadar güzel bi film değildi.özellikle sinema tarihinin en korkunç son 5 dakikasının bu filmde olduğunu söyleyenlere ne demeli bilmiyorum
Film anlatıldığı gibi efsane bir film değil bence. Heyecanlı, yer yer geren ama açıkçası çok fazla korkutmayan, korku filminden ziyade gerilim dediğimiz türe daha yakın duran güzel bir film. Ben beğendim. Tavsiye ederim.
Japon orijinali olduğu sürece kopyaları onların önüne geçemez..Ama gerek oyunculuklar gerek anlatım yine de güzeldi..Çok fazla korku olmasa da gerilim yeterince iyiydi..İzlenebilir..
klişelerine rağmen, izlerken telefon çaldığında korkutabilen bir film olmuş :) bu da sanırım filmdeki konu bütünlüğünden kaynaklanıyor. başarılı bir korku filmi olduğunu düşünüyorum.
Görsel yapısı ve öyküsüyle son zamanlarda karşımıza çıkan korku filmleri arasından rahatça sıyrılan, klişe bir deyimle türünün başarılı örneklerinden biri. (7/10)
AVANT-GARDE SİNEMA ÖLDÜRÜR MÜ?Kült mertebesine ulaşmış bir Japon korku filminin Hollywood versiyonu şu günlerde sinemalarımızda. Yeniden çevrimlere meraklı Amerikalı yapımcılar için yeni bir maden olacak gibi Japon korku sineması. Halka'nın (The Ring) gişe başarısı orjinal film için çekilen ikinci ve sıfırıncı bölümleri de Hollywood'un gündemine alacaktır. Japon aydınlarının toplumlarındaki ahlaki yozlaşmadan ve özellikle gençler arasında intihar vakaları ile şiddet olaylarının artışından duydukları endişe son dönem Japon sinemasına sıkça yansır oldu. Battle Royale veya 2. AFM Uluslararası Bağımsız Film Festivali'nde izlediğimiz All About Lily Chou Chou ilk akla gelen örnekler. Ringu'nun da, ülkenin ruh halinden bir bakıma televizyonu sorumlu tutan bir film olarak okunup bu listeye alınması mümkün. Halka, bu temayı es geçmezken, aile kurumunun kutsal topraklarına girme fırsatını da kaçırmıyor.Zor Hedef Fare (Mouse Hunt) ve Meksikalı (The Mexican) filmlerinden tanıdığımız Gore Verbinski'nin yönettiği filmin orjinaline göre artıları ve eksileri var. Ancak her şeyden önce değinmeden geçemeyeceğim nokta şu: Filmin başlarında esas karakter ile birlikte bizim de izlediğimiz o meşhur kasetin içeriği! Orjinal Japon filmindeki soyut ve tedirgin edici görsel malzeme, burada bir avant-garde çalışmaya, bir video enstalasyonuna, hatta karakterlerden birinin de ifade ettiği gibi deneysel bir öğrenci filmine dönmüş. Filmin geri kalanı boyunca da bu kasetteki tüm imgeler açıklanarak, seyircinin aklında kalabilecek herhangi bir soru işaretinin de kesin olarak önüne geçilmeye çalışılıyor. Ne kadar ilginç olduğu bile tartışılır bu görsel malzemenin korkutucu veya tedirgin edici olmadığı ise muhakkak. Sanki deneysel filmlerin popüler sinema seyircisini dehşete düşürdüğü fikrinden yola çıkılmış. Veya bu yolla Amerikan avant-garde sinemasına yönelik bir eleştiri getirilmiş. Ben çözemedim. Korku unsurunu ses, görüntü ve makyaj efektleri gibi tipik Hollywood numaralarında arayan Halka'da, örneğin Japon versiyonunda insanın kanını donduran kızın ekrandan çıktığı sahne aynı etkiyi göstermekten uzak, bir dijital numara olarak kalıyor. İlk filmde, çocuğun kasedi izlediği sahnenin zamanlama açısından vuruculuğu burada yok. Halka korkutucu olmaktan ziyade görsel açıdan çarpıcı bir film olmuş. Ağır tempolu orjinal filmin tedirgin edici atmosferi bu yeniden çevrimde yerini stilize bir anlatıma bırakmış. Verbinski'nin çok şık bir film çektiği muhakkak. Özellikle feribot sahnesinde, japon yönetmenin -belki teknik imkansızlıklar nedeniyle- durmayı tercih ettiği noktada devam ederek gerçekten etkileyici bir sinemasal an yakalıyor. Karakterlerini tanıtmak ve işlemek açısından da bu film daha başarılı. Japon filminin bilinçli olarak kaçındığı net tanımlamaları, dramatik yapının tüm gereklerini yerine getirmeyi ön planda tutan Amerikalı sinemacılar tamamlıyor. İlk filmden farklı olarak çocuğa yüklenen psişik yetenekler ise, her ne kadar The Shining'den Altıncı His'e kadar birçok filmi fazlaca anımsatsa da işlevli ve yerinde de kullanılıyor. Mulholland Drive ile çıkış yapan Naomi Watts bu filmde de inandırıcı ve etkili bir oyunculuk sergilemiş. L.I.E. ile kendini Hollywood'a yeniden hatırlattığından beri birçok filmde irili ufaklı rollerde görmeye başladığımız Brian Cox'u ise çok kısa bir süre için de olsa görmekten memnun oldum. Ancak harika çocukları keşfetmek konusunda başarılı yapımcıların bu kez hedefi kaçırdıklarını söylemek lazım. Bu filmin ufaklığı sadece antipatik değil, oyunculuk açısından da yetersiz.Tüm artılarına rağmen orjinal filmi görmüş birinin gözünde Halka başarıya ulaşamıyor. Herşeyden önce, özellikle ilk yarıda, Japon versiyonunun neredeyse plan plan aynısı olduğu hissinden kurtulamıyorsunuz. Ringu bir tür şehir efsanesini çıkış noktası alarak kendisi de bir mite dönüşmüşken, The Ring kötücül doğaüstü güçlere dair sıradan bir Hollywood filminden fazlası olmayı başaramıyor. Evet, özellikle son dönemde izlediğimiz birçok benzerinden daha iyi olduğu muhakkak. Fakat kendi başına bir film olmayı beceremeyip ancak japon yapımının yeniden çevrimi olarak kaldığı için mukayese etmeden değerlendirmek de mümkün değil. Yine de ilk olarak bu versiyonu seyredenler için belli bir sinemasal keyif içeriyor olabilir.
Beğendiğim çok nadir korku filmlerinden biriydi halka.Benim fikrim bu tarz filmleri sadece sinema salonunda izlemeli.Aynı film defalarca tv lerde çıktı çünkü. Sanki izlediğim filmle alakası yok gibiydi.David Dorfman (filmin erkek çocuğu) bu rol için biçilmiş kaftandı bence.Harika ötesi gerçekçiydi oyunculuğu.Konuda olayın patlak verdiği Morgan ların evi için kullanılan mekan vede o gizemi vermek için verilen ışık harikaydı. Filmin devam niteliği taşıyan 2. filmi Halka 2 için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama Halka 1 bu kadar gişe yapıp eleştiri oklarına hedef olmasına rağmen bence -o dönemde- türünün en iyisiydi.
film bence çok başarılıydı bazı sahneler hariç ama halka adındanda çok söz ettirdiği gibi izlenmesi gereken tam bir korku filmi diye düşünüyorum ben beğendim...
Film korkudan öte insanı bol bol düşündürüyo! Filmin sonunu bağlamayıp ikiyi çekmeleri klasik ama onların açısında ndoğru bir hareket (Dreamworks) neyse ben filmin kalitesine bakarım sonuç olarak vasat, kötü değil çok iyi de değil!!! eh işte yanii... 7/10
Klasik korku filmlerinden biri bence..Biraz övgüsünü duyduğum için izlemeye karar verdim ama ne Garezden ne Boogeyman’dan nede Gothikadan farklı bulmadım.Herşey aynı,gerilim-korku filmlerinde aşmaları lazım artık bu mistik canavar-katiller muhabbetini.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.