25. Saat
Ortalama puan
4,1
649 Puanlama

94 Kullanıcı yorumları

5
17 Eleştiri
4
50 Eleştiri
3
13 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
5 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Selami T.
Selami T.

Takipçi 47 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
28 Ocak 2018 tarihinde eklendi
Film insanlara aslında hayatın değerini ve özgürlük olmadan o hayatın hiç bir işe yaramadığını anlatıyor. Ve bir düşünsenize gercekten 25 saatiniz var hayatta bir şeyler yapabilmek için peki bu 25 saate ne sığar?
O' 25 saati hapse girince başına ne kötü işler gelicek diyerek mi geçirmek istersin yada son 1 gününü 7 yıl boyunca iyi bir anı halinemi getirmek istersin?
Filmin verdiği mesaj net ve kesin dir.
Filmi kesinlikle benim gibi sinema severleinin kaçırmaması gereken bir film.
cunxxx
cunxxx

4 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
23 Ocak 2010 tarihinde eklendi
çk güzel bi film izlerken biraz zaman gerektiriyo sonradan açılıyo film
artik böle filmleri neden yapmiyolar anlamiyorum hep kantik kuntik filmler yapiliyo
kanserkis
kanserkis

Takipçi 51 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Eylül 2009 tarihinde eklendi
mükemmel bir filmdi.edward norton şov!
AstalaVista
AstalaVista

Takipçi 315 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Nisan 2009 tarihinde eklendi
geRçekten güzel bir filmdi.. Yeni izleme imkanı buldum.. ** Spoiler **abd de yaşayan göçmenlere kin-nefret kustuktan sonra tek suçlunun kendi olduğuNu kabullenerek kendine kızıyor.. Babası ile hapishaneye gidişi bence de filmin en can alıcı, akılda kalıcı sahnesiydi..** Spoiler **
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
22 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Başyapıt
hangman23
hangman23

33 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
31 Aralık 2008 tarihinde eklendi
arkadaşlar bu filmi tv de izlediyseniz eğer beyenmeniz imkansız.çünkü en iyi kısımlarını atlamışlar.aslında son derece etkileyici bir film.
alba42
alba42

Takipçi 333 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Eylül 2008 tarihinde eklendi
Fena film değildi.Edward Norton olmasa izlemeye değmezdi o ayrı ama Nortonunu performansı filmi dahada iyi yapıyor.Güzelde bi sonu var.İzlenilebilir...
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Ocak 2008 tarihinde eklendi
edward norton un kendine has oyunculuğuyla başrolünde oynadığı, içe dönük karmaşık bir hayatı anlatan güzel bir film.Diger oyuncularında hatrı olmalıdır.Sıkılmadan izlenilecek duzeyde basarılı bir film.
makiddin
makiddin

24 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
9 Aralık 2007 tarihinde eklendi
Genel hatlarıyla film mükemmel denemez.Belli yerlerde sıkıldım ancak akıcı bir filmdi.Fakat o bütün dünyaya küfürler yağdırdığı sahne ve babasıyla çıktığı son yolculuk eşsiz bir tat katmış filme.İzlenmesi gerekenbir film olduğunu düşünüyorum.
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Ekim 2007 tarihinde eklendi
buda her norton filmi gibi çok güzeldi sinemada izlemiştim ve hayran kalmıştım kesinlikle izleyin.8/10
hyperballad-2
hyperballad-2

11 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
11 Ekim 2007 tarihinde eklendi
finali ve oyunculukları ile basarılı bir film.
selimbos
selimbos

15 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
10 Ekim 2007 tarihinde eklendi
Şuna kesinlikle emin olunki pişman olmayacağınız bir film... Özellikle finali... Gülümsereken bir anda "bu olamaz" diyorsunuz. İzleyin derim
teomansonmez
teomansonmez

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Ekim 2007 tarihinde eklendi
başarılı aktör edward norton'ın,dövüş kulübü ve american history x'den sonraki en iyi performansı.25.saat'de norton'ın dışında philip seymour hoffman,brian cox ve barry pepper'da muhteşem oyunculuklarıyla dikkat çekiyorlar.usta yönetmen spike lee yine tarzını korumuş. ahlak ve yoğun sistem eleştirisiyle dolu bir filme imza atmış.çok iyi yazılmış diyalogları ve vurucu sahneleriyle övgüye layık 25.saat,başarılı kurgusu ve iyi yönetmenliğiyle lee'nin unutulmaz filmlerinden biri.
pislick07kaan
pislick07kaan

75 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Eylül 2007 tarihinde eklendi
az da olsa sıkıcı olmasına rağmen insan piskolojisini, yalnızlığı, çaresizliği son derece iyi anlatıyo.filmin sonları oldukça etkileyici.oyunculuk da son derece iyi. izlemediyseniz biran önce izleyip kararınızı verin.
kadir503
kadir503

Takipçi 329 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Genellikle zencilerle alakalı fimler yapıp, ırkçılığı, Amerika'nın arka sokaklarını filmlere konu edinen bir yönetmen olarak tanınmıştır Spike Lee. 2000'li yıllarda duraklamaya geçen yönetmen, neyse ki ?25th Hour'u çekti ve sinemasallığından ödün vermedi. Bu filmle kariyerini dengede tutmasını da başardı.'Böyle bir hayat hiç yaşanmayacaktı... 'Film, Monty Brogan adında bir uyuşturucu satıcısının son 24 saatini anlatıyor. Monty, bu son 24 saate hayatına dair merak ettiklerini öğrenmeye ve arkadaşlarıyla görüşmeye çalışıyor. Ayrıca hapishaneye girmeyip, kaçmayı hatta intihar etmeyi bile düşünüyor. Tabii ki hayatını gözden geçirmeyi ve yaptıklarının doğruluğunu sorgulamayı da ihmal etmiyor. Monty'nin kötü hayatının yanında, arkadaşlarının iyi bir hayatı varmış gibi gözüküyor fakat; onlarınkinin de aslında pek bir farkı yok. Birisi hayatını borsaya göre yönlendiren borsacı, diğeri ise öğrencisine aşık olmakla olmamak arasında gidip gelen ruhsal çöküntü içine girmiş bir öğretmen. Filmin her karesinde 11 Eylül'ün etkilerini görebiliyoruz. 11 Eylül sonrası sosyal çalkalanma ve toplumun içinde bulunduğu ruh hali çok iyi yansıtılmış. Özellikle hafızalardan kolayca silinmeyecek ve her daim akıllarda yer edinecek bol küfürlü ve bol göndermeli ayna sahnesinde çarpıcı bir şekilde dile getiriliyor. Bunun yanı sıra filmde arkadaşlık ilişkilerine de yer verilmiş. Özellikle aralarında geçen diyaloglarda arkadaşlar arasındaki ilişki çok iyi yansıtılmış. Çevresi tarafından sevilen ve birçok arkadaşı varmış gibi gözükse de Monty'nin tek dostunun köpeği olduğunu çok geçmeden anlıyoruz. Aslında o köpeğinden başka kimseye güvenemeyecek bir halde. Ayrıca filmde baba-oğul ilişkisi de yer alıyor. Keza finaldeki baba-oğul arasında geçen diyaloglar izleyenleri derinden etkileyen cinsten. Ayrıca Monty'nin kendi hayatını mahvettiğini haykırışları ve o küfürleri yağdırdığı İngilizce konuşamayan Korelileri bile özleyeceğini anlaması. İzleyenlerin yüzüne tokat gibi çarpıyor. Tabii bunda müziklerin de etkisi büyük. Film boyunca alttan alta çalan müzikler, bizleri hiç yalnız bırakmıyor. Spike Lee'nin yönetmenliği de zirvede gibi. Farklı sahne geçişleri, kullandığı kamera açıları, flashbacler ve flashforward... Böyle özgün bir üslupla hikayesini anlatıyor Lee. Yönetmenin başarısı kadar, karakter merkezli bir film olması dolayısıyla oyuncuların başarısı da önemli. Deneyimli oyuncu Edward Norton yine harika bir oyunculuk sergiliyor. Karakteriyle bütünleşmiş her zamanki gibi. Philip Seymour Hoffman ve Barry Pepper da çok başarılı. Özellikle Pepper, diyaloglardaki başarısını film boyunca hissettiriyor. Diğer yardımcı oyuncular arasında Monty'nin sevgilisini canlandıran deneyimsiz Rosario Dawson ve yılların eskitemediği oyuncu Brian Cox yer alıyor. Dawson'a deneyimsiz dediğime bakmayın filmde birçok deneyimli oyuncu aratmayacak cinsten bir oyunculuk sergiliyor. Politik söylemleri, oyunculukları, müzikleri ve yönetmenliğiyle başarıyı yakalayan pek bir eksik yanı kalmayan bir film ?25th Hour?. Bol göndermeli, insancıl olması da her izleyenin içerisinden dersler çıkarabileceği ve kendinden bir şeyler bulacağı yapısını korumasını sağlıyor. Ayrıca film, son yılların izlenesi filmleri arasında kendisine şimdiden iyi bir yer tutmuş gibi.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler