harika bir gerilim örneğiydi kim ne derse desin.. begenmeyenler de beğenmesin.. süresi kısa da olsa 90 dakka insana fazlasıyla yetio, boş bırakmıyo yani.. mutlaka izleyin..
Klişeleşmiş filmlerden bıkanlar için birebir bence, sinemada seyretmediğime pişmanım. Ayrıca sonunu bilsen de ikinci kez izleyince daha iyi anlaşılabilen bir film.
"bir film izliyeyim ve ondan sonra 1 gün boyunca bu filmi anlamak için beynimi zorlıyım" demek istiyorsanız kesinlikle bu filmi izleyin! ben hala anlamış değilim bu filmi, biri anlatsa iyi olur :)
"Herşeyin ne anlama geldiğini ya da nasıl yorumlanacağını bilmemek daha iyidir, çünkü aksi takdirde olayları kendi akışına bırakmaya korkarsınız. Psikoloji, gizemi ve büyü niteliğini yok eder. Anlamlardan konuşmak beni çok rahatsız ediyor. Çünkü anlam çok kişisel birşeydir ve herkese göre değişir..." .... DAVID LYNCH .....
Bence Film DAVİD abinin tarzinda yani bir anlam yok hocam herşeyi düğümlemiş..
Kesinlikle kalitesinin yuksek, oyuncu kadrosunun iddali, surukleyici ve karmasik hikayesi ile seyirciyi surekli tahmin etmeye yonlendiren, siradan gerilim fimlerinin bol revasta oldugu bir zamanda yapilabilecek akilli secimlerden biri "Identity".Filmi sinemada kacirdigima cok pismandim ve bugun dvdsini bulunca hemen atladim tabii. Iyi de yapmisim...Sonu suspense turu icinde Hitchcock filmlerinden sonra klasik sayilabilecek kalite de ama yinede su son araba sahnesi bana biraz Edward Norton'lu "Primal Fear" i hatirlatti;anlayan anlamistir. Daha cok psikolojik gerilim atmosferi yaratmasi ise bence filmin en buyuk kozu cunku kesinlikle bu amacina ulasiyor su malum "herseyin aciklanmasi" sahnesinde. Halen izlemediyseniz ve Cuma gunu siki bir gerilim ile aklinizi yormak istiyorsaniz "Identity" kesinlikle en dogru secim. Amanda Peet'in performansina ozellikle dikkat!:)
valla kimlik her şeyden önce yaratıcı bir zekanın ürünü.Herkesin dilinden düşmeyen bir şey var deniliyorki biz bunları daha öncede gördük artık yeni bir şeyler yapın yada Hollywood'un yeni senaristlere ihtiyacı var.Arkadaşlar Hollywoo'da bir garsonun dahi senaryosu var ve dil bilimi henüz yeni bir dil doğurmadı.Sadece izlediğiniz filmin tadını çıkarın derim ben çünki her film ayrı bir dünyadır.Kimlik'in geçtiği motel küçücük bir yer bu küçük yerden doksan dakikalık gerilim ve heyecanı dinmeyen bir film yaratanları kutluyoum.Ayrıca sonuda gayet güzel en azından İşaretlerdeki gibi dumur olmuyorsunuz
Filmi izlemek 2 gün önceye nasip oldu. geç oldu ama gzel oldu zaten John Cusack mükemmel bir performans sergilemiş.. katil kim öyküleri hep ilgi çekicidir ama muhteşem bir senaryo ve yaratıcılık ve mükemmel son, herşeyidaha iyi hale getiriyor...
flim klasik ardı ardına ölen kişiler yani klişeleşmiş cinayet flimlerini yada biraz korku flimini andırıyor taki 30 dakkaya kadar. daha fazla bir ip ucu veremeyeceğim flim gitmeye değer biraz kafa karıştırıcı ama olsun siz gidin. iyi syirler
önce "scream" tarzı bi film gibi gelmişti bana. Ama bi olay olduktan sora olayı geri alıp bi de başkasının gözünden oynatması çok güzeldi. Filmin konusunun aslında ne olduunu anlamay başladıımda bayaı bi kafam karıştı önce, ama sora film kendini çok güzel toparlıyo.
hastanın işlediği cinayetlerle motelde geçen cinayetler arasında bağlantı var mı? kesinlikle var. orası gün gibi açık ama burda en önemli sorun hasta o gerçek cinayetleri işlerken beynine hangi karakteri hükmediyordu? yani timothyi de sayarsak bu 11 kişiden hangisi işledi o gerçek cinayetleri? bana kalırsa gerçek cinayetleri işleyen karakter moteldeki cinayetleri işleyenlerle aynı. (kim olduğunu biliyorsunuz) bu kanıya varmamda iki çok önemli ipucu/detay yardımcı oldu: 1-hastamız gerçekte kaç cinayet işlemiş? altı tane.. peki moteldeki katil kaç kişiyi öldürüyor? dikkatle sayarsanız yine aynı.. şimdi hepsini saymayayım ama larry'nin arabayla kazayla öldürdüğü üvey babayı saymazsak tam altı cinayet işliyor yine karakterlerden biri.. zaten ed, polis memuru ve larry birbirlerini öldürüyorlar.. üvey baba kazayla ölüyor. bi de katilin kendisini çıkarırsak "11-5=6" kalıyor.. bilmem dikkat ettiniz mi? yani gerçek cinayetleri işleyen karakter motelde de aynı sayıda cinayet işliyor.. 2-cinayetler kaç sene önce işlenmiş? iki.. şimdi size bi konuşmayı hatırlatmak istiyorum. edward, kaza geçiren kadının dikişlerini diker, kocasının karşısına oturur.. ve pencereden dışarıya bakan ......... 'i göstererek " o iyi mi? ilk gördüğümden beri hiç konuşmadı" der.. kocanın verdiği cevapsa "babası öldüğünden beri konuşmadı.. yani İKİ senedir" der... cinayetler de iki sene önce işlenmişti ......... de iki senedir hiç konuşmuyor.. pasif.. varla yok arası.. hastamız da o gerçek cinayetlerden sonra aynı o karakter gibi zaten. konuşmuyor.. masum.. durgun.. yani bu iki yol da bizi aynı şeye çıkarıyor: cinayetleri işleyenlerle moteldekileri işleyenler aynı karakter..he bir de filmin %80'i falan motelde geçiyor.. yani hastanın karakterlerini yüzleştirmek yarattığı o basit senaryoda.. bu yüzden klişeler çok ama çok normal.. zaten o filmin çoğunu kaplayan "katil kim" sahneleri orjinal olsaydı saçma olurdu.. hasta okuduğu kitaplardan izlediği filmlerden etkilenerek yaratıyor o senaryoyu.. bu sebeple "ayy çamaşır makinesi sahnesinin modası geçtiiiiğğ... ayy katilin kim olduğu anlaşılıyo... ayy motele bak normanbates'in moteli... ayy kızılderili mezarlığı geyiğini pet sematary'den çalmışlarrrr.." türü sözde filmi küçümseme çalışmaları kendimce kahkahalarla karşılanıyor.. filmi küçük düşüreyim derken filmi anlamadıkları için kendileri küçük düşüyor.. yazık..
şunu da ekleyeyim.. "el kadar çocuk nasıl o kadar cinayet işler. fiziken imkansız.. o ölüler nasıl ortadan kaybolur birden. mantıksız" türü filmde hata bulmaya çalışmadan önce bence filmi bir kez daha izleyin. o moteldeki klişe cinayet sahnelerinin gerçek olmadığını sadece hastamızın hayalgücüyle uydurduğu basit bir senaryo olduğunu anlayın.. ondan sonra filmde hata arayın..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.