Tanrıkent
Ortalama puan
4,4
1039 Puanlama

150 Kullanıcı yorumları

5
38 Eleştiri
4
86 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
9 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
burak-kucukcerci
burak-kucukcerci

1 değerlendirme Takip Et!

4,0
7 Şubat 2007 tarihinde eklendi
muhteşem yaa , final sahnesine de bayıldım.cok dogal olmus herkese siddetle tavsiye ederim :)
Zafer Sarac
Zafer Sarac

87 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
28 Ocak 2007 tarihinde eklendi
film gerçekten dehşet verici olmuş filimdeki çocuklarda dehşeti gözler önüne sermekte adeta birbiriyleriyle yarışmışlar.dehşetin,cinayetlerin, sınırları olmayan suçun olduğu bir şehir.eğer böyle bir şehir gerçekte varsa böyle seyretmeyi tercih ederim.
kobe-buri
kobe-buri

6 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
9 Ocak 2007 tarihinde eklendi
Bu ülkede sadece futbol yok,geri kalanı öğrenmek istiyorsanız bu filmi izleyin
ersindurmus62
ersindurmus62

113 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
31 Aralık 2006 tarihinde eklendi
bence iyi film ama beni en çok kamera kullanımları etkiledi çok iyi teknikler kullanılmış...
teo-17
teo-17

Takipçi 288 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
26 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Son yıllarda izleyip de en çok etkilendigim birkaç filminden biridir tanrıkent...tanrının olmadığı bir şehir,cehennemdir....9/10
dirensar
dirensar

70 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
13 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Çok güzel; sürükleyici bir film. Devamı için sabırsızlıkla bekliyoruz. Fakat şiddet ve kan çok fazla abartılmış. Aile ortamında izlemek için uygun değil.
Frank-Serpico
Frank-Serpico

Takipçi 177 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
12 Kasım 2006 tarihinde eklendi
tek kelımeyle harıka bır fılm yıllar gectıkce klasıkler ıcınde yerını cok rahat bulabılecek bır fılm kesınlıkle ızleyınn
kadir503
kadir503

Takipçi 329 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Ekim 2006 tarihinde eklendi
Brezilya’nın kenar mahallelerindeki suçları tüm gerçekçiliyle anlatan çarpıcı bir film. Güzel hikaye anlatımı da dikkatimi çekmedi değil. Kısacası film her türlü pis işi gözler önüne seriyor. Herkes izlemesi gereken yapımlardan.
bluevelve
bluevelve

Takipçi 115 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Eylül 2006 tarihinde eklendi
Kentin Tanrıları Şiddetin kol gezdiği bir coğrafyadan, şiddet üzerine çarpıcı karelerin resmedildiği, insanların hayata gözlerini açtıkları ilk andan itibaren kendilerini ölmek ile yaşamak arasında bir seçim ile karşı karşıya buldukları ve kanıksanan yok edişler ile yok oluşların estetik bir suretinin perdeye yansıtıldığı bir film ile karşı karşıya bırakıyor Brezilya? lı yönetmen Fernando Meirelles bizleri. 2002 yapımı Cida De Deus, ötekilerin hayatına kapı aralıyor; ezilmişlerin, yokluğa savrulmuşların, hor görülüp yok sayılmışların dünyasına, ışık tutuyor. Bir birinden hüzünlü insan hikayelerine daldırıyor bizleri, her seferinde yitip gidenlerin ardından donuk yüzlerin ifadesiz suretiyle buluşturuyor; acılı yürekleri dağlarcasına tüketilen yaşamların gölgesinde bunu yapıyor, sancısı perdeye yansıyor kana karışan sokakların ve kentin tanrıları ile izleyiciyi tanıştırıyor, çokça sıcak gülüşlerin kıyısında ama bir o kadarda, soğuk bedenlerin arasında.Hikayemiz Brezilya'nın suçla yoğrulmuş küçük bir yerleşim yerinde geçiyor. Medeniyetten izlerin olmadığı, insanların geri bırakılmışlıklarının içinde debelendikleri bir yerde başlıyor her şey. Bu yer, cehenneme eş bir yeryüzü hapishanesi gibi içinde esir ettiği ruhları adeta köle ederek kendine, yavaş yavaş sindiriyor içlerindeki en ufak merhamet duygularını. İnsanlığın emarelerinin görülmediği, sonlandırılan hayatların hiçbir değer ifade etmediği, duygunun ve sevginin yozlaştığı bir kentte, mahkum olan insanların çaresiz kıyımları sürüp gidiyor, hissizce. Her şey bir çocuğun tanıklığında gerçekleşiyor. Onun gözlerinden görülüyor ve dudaklarından sarf edilen sözcükler ile şekilleniyor, trajikomik hayatların hikayesi. Bu hikayede bir birinden farklı karakterler yer ediyor zihnimizde. İlk adım olarak kahramanımızın çocukluğundan başlanıyor. Tanrı kentli üç gencin öyküsü start alıyor; acıyla, ölümle, kanla, öfkeyle, korkuyla ve pişmanlıkla sarmalanan. Yoksulluğun pençesinden kurtulmak isteniliyor ve bu uğurda yasa dışılığa sığınıp suç işleyerek zengin olma hayalleri kuruluyor. Aynı sonla noktalanıyor hayaller ve her biri başka yerlere savruluyor. Kahramanımızın anlatımıyla hikayedeki diğer hayatlarda nefes buluyor sırasıyla. Hepsinin tek ortak noktası, silaha taparcasına düşkün olmaları ve şiddeti gölgeleri yaparak hayatlarının ayrılmaz bir parçası kılmaları. İç içe geçmiş sokakların, örümcek ağı gibi sarıldığı zehir ile işgal edilmesi, umutların akıp giden zaman ile birlikte yavaş yavaş sona seyretmesi, verilen kurtuluş çabalarının sonuçsuz kalması akabinde yaşanılan ve yaşatılan acılar, her şey ile tanrı kentin dramını içinde barındıran yaşanmışlıkları ve yaşanacakları haber veriyor. Kamera yine kahramanımıza dönüyor ve karşımızda, ergen hali beliriyor. İdealleri olan, okuyan ve kendini suçtan ve şiddetten sakınmayı başaran ?Roket?, fotoğrafçı olma arzusu ile yanıp tutuşan bir genç adam olmuştur artık, hikayenin kötü adamlarıyla bağı vardır ve her biri ile hayatının farklı devrelerinde tanışmıştır. İyiliğin simasında vücut bulduğu gövdedir o, ruhunu korumayı bilmiş ve kendini, tanrı kentin insanı kendine hapseden yapısından sakınmayı başarmıştır. Siyahi bir melektir adeta, olanca kötülüğün ve şeytani düşünüşün arasında benliğini yok olmaktan korumuş ve yok edişlere direnmiştir. Hayatın seçimler üstüne kurulu yapısını iyi kavramıştır, seçimlerini doğrudan yana yapmış ve mükafat olan idealine kavuşmuştur. Derken bir başka hikaye ile karşılaşırız; iyi ile kötünün, eksi ile artının hikayesidir bu. Çocukluk halleri ile başlar öyküleri, birkaç karede yer bulan gelecekteki suretlerinin öngörüsü ile bugüne bağlanıverir, hayat hikayeleri. Bir birlerinden çok farklıdırlar, birsinin içinde insanlık kalmamıştır; güç, para, iktidar ve kan tüm benliğini kaplamıştır.Diğeri ise insan yanını korumuş ve bağışlama ile hoş görüyü içinde muhafaza ederek, kötü suretin ters yüzü olmuştur. Kaderleri ikisine de aynı oyunu oynamıştır, ayrı sahnede ve ayrı dekorlar içinde fakat aynı son ile perde, bir daha açılmamak üzere bu iki dostun üstünü ansızın kaplamıştır, tanrı kenti de kapladığı gibi.Şiddetin tüm çıplaklığı ile sunulması ve bunun olanca gerçeklik katılarak yapılması, bir başka şiddetin yüceltildiği ve göze sokulduğu eser olan Natural Born Killers ile aralarında doku uyuşmasını beraberinde getirerek, aynı kıtanın farklı ülkelerinin, yaşadıkları bireysel ve toplumsal cinnetin suretine bir bakış atmamıza olanak sağlamaktadır. Oliver Ston'nun Katil Doğanlar'ında, toplumun içinde yer eden iki bireyin etrafında şekillenen suç örgüsü işlenirken, Tanrı Kent'te bir bütünü oluşturan yani, bireysel değil toplumsal merkezli bir suç örgüsüyle karşı karşıya geliyoruz. Birinde, aile kökenli bir çürüme ve akabinde nefretin içte yer ettirilmesi suretiyle karelere yansıması varken diğerinde, yaşanılan coğrafyadan ve yaşatılan yoksulluktan kaynaklanan ve dışlanan insanların karşı tepkisi olarak açığa çıkan bir şiddet dokusuna vurgu yapılmaktadır. Her iki filmde de, bireyin en hayvani yanı resmedilerek, insanın vahşiliğinin sınır tanımayan iç güdüler eşliğinde yüzeye çıktığı ve yaşamına bunu yayarak bir müddet sonra kanıksadığı, böylece gerek bireysel çözülüşlerin gerekse de toplumsal çürümenin önünün açıldığına vurgu yapılmaktadır. Her iki filmdeki bir başka ortak okta ise; her ne kadar aynı kuruma yönelmese de, sistemin iki olmazsa olmaz unsuruna fırlatılan sert eleştirel oklar olarak yer etmektedir. Katil Doğanlar'da, basının şiddeti kullanması, reyting ve para uğruna bunu insanlara altın tepside sunarak, şiddet uygulayanları kahramanlaştırması kıyasıya eleştirilmekte ve toplumsal çarpıklığın sureti gözler önüne serilmektedir. Tanrı kent'te ise güvenlik teşkilatının suç örgütleri ve çeteler ile iç içe geçmiş yapısına dikkat çekilerek, kirlenmenin boyutlarının düşünülemeyecek derecede büyük olduğu ve güvenliğin emanet edildiği teşkilatın bizzat kendisinin güvenlik için tehdit oluşturduğunun ironik yansımasını karelere taşımaktadır.Fernando Meirelles, yaşanan bir gerçekten yola çıkarak çektiği bu filminde senaryoyu, ülkesinin şiddet kültüründen referasn alarak hazırlamıştır, hiç kuşkusuz. İçselleştirilmesi bir hayli güç yapısıyla ve olay örgüsünün gerçeğe yakın şiddet kullanımı ile şekillenmesinden dolayı, gerçek yaşamdan birebir kesitlerin sunulduğu ve yaşanan acıların yüzeye yayılarak, karanlık ve iç sıkıcı bir atmosferin yaratılması sağlanmıştır. Yaşanılan coğrafyanın gerçekleri ile filmin gerçekleri örtüşerek bir bakıma, toplumsal bir tahlil yapılmaktadır. Sürü psikolojisinin bireylerin davranışlarındaki etkisi açıkça görülmektedir. Bireysel olarak da vuku bulan suç işlemeye yatkınlığın toplu hareket edilme durumunda daha bir genellik kazandığı ve kontrolsüz sonuçlara gebe olduğu işlenmektedir. Filmin kurgusu ise çok nadiren baş vurulan türdendir. Sonun başta olması ve parçalar halinde sunulan farklı hayatların, farklı zamanlar ve yerlerdeki hikayelerinin anlatılması ile her hikayedeki kahramanların bir birleriyle olan bağları, işleyişin sağlam karakterli olmasında da önemli bir unsurdur. Aynı kurgu; Memento ve Los Amantes Del Circulo Polar'da da kendini göstermektedir. Filmin, flashbackler ile desteklenen ve olay örgüsünün içten dışa yada dıştan içe çıkarımlarının vücuda gelmesine meyleder niteliği ile diğer iki filmdeki gibi dış ses kullanılması ve karakterlerin kendi bakış açıları doğrultusunda olayları yorumlamalarına paralel seyreden yapısı, hem anlatımı daha güçlü hale getirmiş hem de, diğer iki filmdeki gibi akıcılığı sağlamış ve izleyici tarafından sahiplenilmesini kolaylaştırmıştır. Kazananı olmayan bu savaşın sadece sistemin asalaklarına yarar sağladığı ve insanların bir birlerine kırdırılması yoluyla da egemenlerin daha güçlü kılındığı, buna karşılık halkın daha da sefil olup güçsüzleştiği gösterilmiştir. Oyunculuklardaki rafine ortaya koyuşlar ise filmin sağladığı başarının bir başka kaynağıdır. Abartısız ortaya koyuşlar ve rollerin, adeta yaşanıldığı izlenimi veren performanslar, filmi her şeyi ile izleyiciye yaşatmaktadır.Sizde bu yaşatılmaya dahil olmak istiyorsanız, tek yapmanız gereken; filme sahip olmanız.----- Cidade De Deus( Tanrı Kent ) -----
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
8 Eylül 2006 tarihinde eklendi
Yalın bir anlatım,kısıtlı paralarla oluşturulmuş,her saniyesinde yaşanan her olayı insanın içinde hissetmesini sağlayan çok güzel,gerçek bir öykü.İzlenmeli...
LarsVonTrier-2
LarsVonTrier-2

Takipçi 19 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
8 Eylül 2006 tarihinde eklendi
Brezilya'nın suç oranı oldukça yüksek ve genelde alt sınıf insanlarının yaşadığı bir yer Tanrıkent. Bu kasabadan bozma yerleşim bölgesinde insanlar bir şekilde dayanışmaya gitmekte ve bunun içinde suç kavramını da görmekteyiz.Flaschback filmin hemen başlarında devreye giriyor ve bizi Tanrıkent'in sularına çekiyor. Bir çocuğun suç dünyasına girişine şahit oluyoruz şok edici geri dönüşler ile.. Öğrendiğimiz başka şey ise iki çocuğun aynı kültür etkisinden nasıl farklı bir şekilde etkilendikleri oluyor..Fernando Meirelles'in bu harika filminde, bahsettiğimiz flashback son derece etkileyici bir şekilde kullanılmıştır.
turuncu12
turuncu12

Takipçi 52 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
anlamakta biraz zorlansam da izlediğime değdi.kurgusu harika.kaçınılmaz bi çöküş küçük çocukların gözünden anlatılmış.bu çöküşün aslında en yakın tanıkları da özneleri de onlar ve kurdukları çeteler.sabırla izlenmeli.
medjai78
medjai78

94 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
11 Temmuz 2006 tarihinde eklendi
bir şehir bukadar güzel kurgusal anlatılabilir. küçüğünden büyüğüne herkezin kendini tanrı olarak gördüğü bir şehir. insanların zayıf noktası herzaman daha iyi olma girişimleri. ve bunun uğruna herşeyi yapabilecekleri
kaankarsan
kaankarsan

Takipçi 114 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
2 Şubat 2006 tarihinde eklendi
Çok gerçek bir film. Hem sürükleyici hem sanatsal. 2002'nin nadir başyapıtlarından. Gerçekliği anlatan mükemmel bir belgesel...(9/10)
miroozkan87
miroozkan87

Takipçi 254 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Ocak 2006 tarihinde eklendi
kişi noktalı olay filmi son zamanların popüler senaryo stili intikam özentilik para yaşam acı herşey var güzel olmuş...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler