Merhabalar,Öncelikle şunu belirtmek isterim ki 'yazgı' bir uyarlama filmi değildir. Zeki demirkubuz albert camus’nün yabancı adlı romanından esinlenerek senaryoyu oluşturmuştur. Böyle ağır bir romanın altından kalkmak hem büyük sorumluluk hem de büyük cesaret ister diye düşünüyorum, bu açıdan zeki demirkubuz dikkate fazlasıyla değer bir iş yapıyor bu filmi çekmekle. Filmde olaylar kitaba göre yer yer aynı kalıp yer yer farklılaşırken, öyle görülüyor ki karakterlere olabildiğince dokunulmamaya çalışılmış. Fakat maalesef Musa filmin ağırlığına tesir edecek düzeyde hafif kalmış. Romandaki karakter(Meursault) çelişkilerle, arayışlarla, hayata dair fikir yürütüşleriyle, düzenle çatışmasıyla ve de esasen devam eden bir yabancılaşmayla karşımıza çarpıcı bir şekilde çıkıyor. Roman bu denli yoğun ve etkili iken, film donuk ve zorlama karakterleriyle o etkiyi yaratamıyor. Belki aynı etkiyi yaratmasını beklemek haksızlık oluyor ama böyle bir romandan yola çıkılıyorsa bizim de böyle beklentilere girmemiz doğal.Zeki demirkubuz’un kareleri kullanma becerisine diyecek yok ki zaten kendi tarzını yaratmaya çalışan son derece kaliteli bir yönetmen. Fakat bu filmle alakalı senaryo ve karakterler üzerine biraz daha durup, biraz daha sonra çekseydi daha iyi olmazmıydı diye de düşünmeden edemiyorum.Bu eleştirim elbette beklentilerin de yüksekliğinden kaynaklanıyor. Yani kimden ne isteyeceğini bilmektir burada bahsettiğim.Herşeye rağmen bizi tekrar tekrar düşünmeye iten, hem sinemasını hem de anlatmak istediğini tartıştıran Demirkubuz’a teşekkür ediyoruz ve takip eden filmlerini dört gözle bekliyoruz.
Camus'nun eserinde hayat sorgulanırken Demirkubuz'un karakteri hayatı sorgulamaz.O hayat hakkında zaten kesin fikirlere sahiptir. Her karar nasılsa aynı kapıya çıkar.O yüzden onun için hiçbir şey "farketmez"... İyi film,iyi oyunculuklar,muhteşem yönetmenlik.
ben genel olarak zeki demirkubuzun anlatım tarzını beğeniyorum zaten.yüzü hep ya gerideki hayatlara ya da dışardan çok iyi görünen rezil hayatlara dönük.bu film de gerideki bi hayatın ileri düzeyde bi sanat anlyışıyla kameraya yansımış bi kesiti.değer verilmeli ve izlenmeli.olmadı albert camus'nun 'yabancı'sı okunmalı...
Serinin ilk filmi.İnsanın varoluşunu sorgulayan güzel işlenmiş bir film.Final sahnesi ise şok edici ve adeta tokat gibi iner seyircinin suratına.Musa'nın yargılandığı ve cezaevi müdürüyle sohbet ettiği sahneleri izlerken gözlerimi alamadım,ilginçti.Zaten diyaloglar bu esnada yogunlasıyor ve film misyonunu,düşüncesini burada tam anlamıyla aktarıyor.Film Zeki Demirkubuz sinemasının özelliklerini de genel anlamda barındırıyor;kullanılan isimler,bozuk kapılar,baş karakterin tv karsısında sık sık gösterilmesi,masum insanlar vs vs...Zeki Demirkubuz’dan yine sıradışı,nitelikli,değerli bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.