Sonlara doğru bir beş dakikalık dialog var sırf bu yüzden bile izlenmeli film çünkü böyle cümleler başka bir türk filminde yok.Hayata ve insanlara dair müthiş bir eleştiride bulunan son derece başarılı bir demirkubuz filmi 7.5/10
Bekleme Odası yla kıyaslayanlar var bu filmi.Yazgı daha ii bir film bence.Özellikle Albert Camus un yabancı kitabını okuduysanız daha fazla zevk alırsınız.ama yine de durağanlarından itibaren sıkılanlar olabilir.Ayrıca Engin Günaydın ı değişik bir rolde izlemek de güzeldi.
Yönetmen filmle ilgili 'Bütün hayatım boyunca taşıdığım suçluluk duygusunu olduğu kadar, imtiyazlılara ve gerçekte yalnızca imtiyaz isteyenlere duyduğum nefreti anlatmayı hep istiyordum.' demiş. Bir ölçüde bu nefreti hissediyoruz filmde. Masumiyetteki Yusufun (G.Kıraç) acınası saflığı ve yalnızlığı Yazgıda Musa ile hızla patolojik bir hal alıyor. Anlatılmak istenen şey, mesaj öncelendiği için hikaye, kurgu vs. zayıf kalmış filmde. Burada yönetmen öncelikle mesaj derdinde. Bütünlük duygusunu yitirmiş. Son sahnede tahliye olurken savcı ile Musanın konuşmasında film kopmuş zaten. Ateist bir Musa beni ikna etmedi. Musa toplumun arasından perdeye yansımalaı, kitaplardan ya da zihnin bir köşesindden değil. İnandırmalı, ikna etmeli, göstermeli. Muhayyel bir karaktere tü filmin mesajını ağırlığını yüklerseniz ortaya iyi bir şey çıkmaz haliyle. Bu Musa hangi MUsa??Filmin tamamında farklı bir Musa var. Savcı ile konuşan Musa farklı. Sessiz, içine kapanık, 'hala bomboş bir ruh'a sahip Musa, düşünmeye (neyi nasıl düşündüğü önemli değil) ifade etmeye, kendi içerisinde mantıklı (nihilist, ataeist, agnostik vs.) bir sistemde uzunca hikmetli sözler ediyor. Bu bölüm olmamış.Yönetmen bu filmde de C Bloktaki gibi zihniyle perdesi arasında uzun uçurumlar ve boşluklar var. Onun gördüğü/görmek istediğini biz de görebildiğimizde ortaya 'özgün' bir şeyler çıkıyor. Masumiyet ile zirve yaptıktan sonra, Üçüncü Sayfadan sonra Yazgı ile irtifa kaybı devam ediyor. Üçüncü Sayfadan daha iyi değil. Bu arada yönetmenin kapı takıntısı (!) devam ediyor. Fakat savcı, kapıyı bu sefer tamir ettirdi. Önümüzdeki filmde arızalı-yalama olmuş kapı çıkacak mı bakalım? Filmin ismi önceki filmlere göre iyi seçlimemiş. Filmin adı 'Benim İçin Fark Etmez' olabilirdi(!). Bu cümle öyle çok geçti ki! Yönetmeni dublör olarak bu filmde de gördük. Sadece bir önceki filmi izlemiyordu. Masumiyette C Blok, Üçüncü Sayfada Masumiyet, Yazgıda da Üçüncü Sayfa olmalıydı. Anlayamadık. E. Günaydın iyi oynamış. Keşke biraz daha filmde vurgulansaydı.'Karanlık üstüne öyküler 1' de yönetmen düşündüklerini tam yansıtamamış beyaz perdeye. İniş devam ediyor. 10/6
- benimle evlenir misin? - farketmez seklinde enfes bir diyalogu ve daha nicelerini barindiran zeki demirkubuz filmi.karakterin yansıttığı her şeyden soyutlanmış hava muazzamdır..
Musanın sorunu bence takmamayı hayat felsefesi yapmış olması normalde bir insan başına kotü bir sey geldiginde ya takmaz yada espiriyle gecistirir ki olayı daha rahat atlatsin inanan biriyse Allaha güvenir temel sorun ise sürekli takmamazlık yapabilir mi biri eger her seyi bir hiclikten görürsen ve kendi kaderini değistiremeyegine inanirsan da dışardan deli gibi durusun bu sefer kısaca musaya acil risalei nur lazım :)
6/10 Çok güzel bir uyarlama olmamış maalesef.. Konunun temeli zaten akıcı olmadığı için izleyiciyi heyecanlandırmak için de hiçbir şey yapmamışlar.. Günlük hayatın içindeki sahneleri çok uzatmışlar ve verilen mesaj ufacık sahnelere sığdırılmış.. Uzunca bir süre tuvalete gidiyor, çay demliyor, yumurta kırıyor vs... Yine de merak ediyorsanız göz atın derim..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.