En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
nskmourinho
Takipçi
998 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
24 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Sonlara doğru bir beş dakikalık dialog var sırf bu yüzden bile izlenmeli film çünkü böyle cümleler başka bir türk filminde yok.Hayata ve insanlara dair müthiş bir eleştiride bulunan son derece başarılı bir demirkubuz filmi 7.5/10
Musa karakterinin 'boşvermiş' ve 'umursamaz' tavırları , hayatı en ufak bir şekilde 'iplemeyişi' . İnsan filmi izlerken sürekli 'bi karakter anca bu kadar iyi işlenebilirdi' diyor .
Filmi izlerken bir saniye yerimden kalkmadım , bir saniye sıkılmadım .
Sadece Musa karakteri değil ; Sinem , Necati ve Naim karakterleri de aynı hassasiyetle işlenmiş ve oynanmış ...
Kaderle birlikte en iyi Demirkubuz filmi kanımca .
hayatım boyunca izlediğim hiçbir filmdeki hiç bir karakter musa kadar bana benzemiyordu.replikler müthiş olmuş.özellikle savcıyla konuşması sinema tarihine geçer.arada bazı şeyleri hızlı geçmeseler çok çok daha iyi olabilirmiş ama bu hali de çok iyi
saygın sinema eleştirmenlerinin,ilgili kurumların ve hiç de azımsanmayacak miktarda hayran kitlesinin yere göğe sığdıramadıkları yönetmenle tanıştığım ilk film.kötü bir tercih yapmış olacağım ki filmden nefret ettim.donuk bir adamın hiç de ilgi çekici olmayan basit yaşamı.ben bile elime kağıt kalem alsam daha güzel bir senaryo yazardım.
zeki demirkubuzu çok seviyorum her filmi çok iyi sanırım godard gibi ustalardan önce kendi sinemamızdaki ustaları tanımam daha iyi oldu son sahneye sıkıcı diyenler sanırım filmin bütününde uyudular
Şunu söylemeliyim ki Zeki Demirkubuz'un filmlerini herkes beğenmez. Tamamen farklı bir tarzı vardır. Bu filmde de ustalığını konuşturmuş ve müthiş bir karakter yaratmış. Musa karakteriyle hayatın anlamsızlığını tekdüzeliğini sorgulamış. Burada görmemiz gereken Musa karakterinin odunluğu değil, o karakterin temsil ettiği noktadır. Eğer sinema ile gerçekten ilgiliyseniz, zaman geçirmek veya eğlenmek için film izlemiyorsanız, izlediğiniz filmden bir şeyler kapmak istiyorsanız, Yazgı da diğer Demirkubuz filmleri gibi sizi tatmin edecektir.
Evet bir insan bu filmi çok çok iyi anlıyor özellikle kendisinden birşeyler buluyorsa o insanın ruh sağlığından şüphe etmek gerekir kanımca.Buda pek sağlıklı değil.
Merhabalar,Öncelikle şunu belirtmek isterim ki 'yazgı' bir uyarlama filmi değildir. Zeki demirkubuz albert camus’nün yabancı adlı romanından esinlenerek senaryoyu oluşturmuştur. Böyle ağır bir romanın altından kalkmak hem büyük sorumluluk hem de büyük cesaret ister diye düşünüyorum, bu açıdan zeki demirkubuz dikkate fazlasıyla değer bir iş yapıyor bu filmi çekmekle. Filmde olaylar kitaba göre yer yer aynı kalıp yer yer farklılaşırken, öyle görülüyor ki karakterlere olabildiğince dokunulmamaya çalışılmış. Fakat maalesef Musa filmin ağırlığına tesir edecek düzeyde hafif kalmış. Romandaki karakter(Meursault) çelişkilerle, arayışlarla, hayata dair fikir yürütüşleriyle, düzenle çatışmasıyla ve de esasen devam eden bir yabancılaşmayla karşımıza çarpıcı bir şekilde çıkıyor. Roman bu denli yoğun ve etkili iken, film donuk ve zorlama karakterleriyle o etkiyi yaratamıyor. Belki aynı etkiyi yaratmasını beklemek haksızlık oluyor ama böyle bir romandan yola çıkılıyorsa bizim de böyle beklentilere girmemiz doğal.Zeki demirkubuz’un kareleri kullanma becerisine diyecek yok ki zaten kendi tarzını yaratmaya çalışan son derece kaliteli bir yönetmen. Fakat bu filmle alakalı senaryo ve karakterler üzerine biraz daha durup, biraz daha sonra çekseydi daha iyi olmazmıydı diye de düşünmeden edemiyorum.Bu eleştirim elbette beklentilerin de yüksekliğinden kaynaklanıyor. Yani kimden ne isteyeceğini bilmektir burada bahsettiğim.Herşeye rağmen bizi tekrar tekrar düşünmeye iten, hem sinemasını hem de anlatmak istediğini tartıştıran Demirkubuz’a teşekkür ediyoruz ve takip eden filmlerini dört gözle bekliyoruz.
maalesef benı bu tarz yavaş filmler sıkıyor..oturus kalkış vede konusma 20 dk surer mı???110 dakka fılm ama aynı duyguyu 40dklık dızıde verırdı...fakat dıyaloglar cok zekıcı..heleki savcı ıle 15 dklık sohbetı benı hayran bıraktı. boyle bır karakter musluman oldugum ıcın hosuma gıtmedı tabı..kesın fıkırlerle hayat yasanmazki??? karakter bana ukala geldi.hanı sınır bozucu.zeynep tokus karakterı cok enteresan helekı sınema sahnesınde..bu ne kadar basıt bır karakter kısılık olmus..bu kadar ucuz mu ınsan???sonra evlenmek istemesı..oyunculuklar guzel ama akıcılık yok.6-10 dıyorum
Zeki Demirkubuzun izlemedigim tek filmi buydu.Nihayet izledim ve neden bu kadar çok geç izledim diye kendime kızdım.Yine harika bir film yapmış.Zeki Demirkubuz filmleri içersinde,hatta Türk sinema tarihinin içersindeki gelmiş geçmiş en enteresan karekteri Musadır herhalde.Adam olabilir,farketmez,iyidir ve sütlü kahveden başka bir şey bilmiyor:)Serdar Orçin çok iyi iş çıkarmış.Film Albert Camus'un yabancı adlı kitabindan esinlenerek yazılmış.Çok merak ettim kitabı.Okudugum kitap bitsin alıp okuyucam.Herkeze tavsiye ederim bu filmi.
Serinin ilk filmi.İnsanın varoluşunu sorgulayan güzel işlenmiş bir film.Final sahnesi ise şok edici ve adeta tokat gibi iner seyircinin suratına.Musa'nın yargılandığı ve cezaevi müdürüyle sohbet ettiği sahneleri izlerken gözlerimi alamadım,ilginçti.Zaten diyaloglar bu esnada yogunlasıyor ve film misyonunu,düşüncesini burada tam anlamıyla aktarıyor.Film Zeki Demirkubuz sinemasının özelliklerini de genel anlamda barındırıyor;kullanılan isimler,bozuk kapılar,baş karakterin tv karsısında sık sık gösterilmesi,masum insanlar vs vs...Zeki Demirkubuz’dan yine sıradışı,nitelikli,değerli bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.