ya abicim bu ne yaa. O kadar güzel bir filmi ancak bu kadar kötü ve yanlı çekebilirsin. Bir kere filmin uyarlandığı destanda taraf tutulmamasına rağmen filimde truvalıları birer iyilik melekleri yunanlıları ise bütün güzellikleri yok etmeye gelen birer barbar olarak göstererek (ki bu ayrım giyilen zırhların rengindende anlaşılacağı üzere; biri siyah biri beyaz) hem objektifliğe hem de destana duyulan sadakate darbe vurulmuş oluyor. Halbu ki mağdur olunan tarafta yunanlılardır. Kralın karısının kaçırılmasının hiç bir ele avuca sığar bahanesi olamaz. Kim olsa bu durumda aynı şeyi yapar. Hele bizim gibi bir toplumda bunun cezası çok daha fazla olurdu. Parisin ve Heleninde filmin sonunda cezasız kalması ayrıca beni hayal kırıklığına uğrattı. Madem destana sadık kalmadın filmin sonundada onlara cezasını vereceksin. Neyse arkadaşlar benim görüşlerim böyle sizdende benim yorumlarım hakkındaki yorumlarınızı beklerim. Hoşçakalın.
Filmin fragmanları çok etkliyiciydi ama filmi izledikten sonra o ihtişamı bulamadım. Filmde sanki Troy'a 10 günde alınmış gibi geliyor insana halbuki on yıl süren amansız bir savaş veriliyor. Film birkaç sahnesi dışında vast sayılırdı.
Dönemsel filmleri seven birisi olarak destansı ve unutulmaz bir yapım. Her ne kadar kitapla uyumsuz birçok noktaları, aslına sadık kalınıp kalınmadığı yerler olsa da, film olarak bakıldığında senaryosu, müzikleri, savaş sahneleri, görsel efektleri, kostümleri ile her şeyin ayrı güzel olduğu bir film. Filmde kullanılan Truva tahta atı, film bitiminde Çanakkale'ye hediye edildi. 2008 yılında şehitlik gezimizde kordona giderek bizzat görme fırsatım olmuştu. Ayrıca filmin kostümleri Denizli - Kızılcabölük’te üretilmiş ve halen orada Tekstil Müzesi'nde sergilenmektedir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.