En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
naked-soul
Takipçi
561 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
3 Ekim 2007 tarihinde eklendi
hani işte budur dedirten duygu yüklü filmlerden.o kadar güzel ve etkileyiciydi ki sanki ne yazsam filmin kalitesinin yanında havada kalacak gibi geliyor.her açıdn sanat kokan ve aşkı bu derece hissettirerek anlatan ve bu açıdan da amacına ulaşmış bir film.takeshi kitano bir daha böyle bir film çekebilir mi acaba???
1001 metaforla 1000 takla attırsa da tablodan fırlamış hissi yaratan, ardarda fotoğrafları izliyormuşçasına dinlendiren, huzur ve huzursuzluğu aynı anda veren, durağan ve yalın bir anlatıma sahip duvar kağıdı gibi bir film...
Yorumlara Bakılırsa güzel bi film hralde festivalde izleyen arkadaşda bu kadar övdüğüne göre güzeldir festivale giden adamın sözüne herzaman güvenirim.
Film bence cok iyiydi. Kırılan kalpler ve bu kalpleri tamir etmek uğruna feda edilen hayatlar cok yogun olarak anlatılmış.Aşk,sadakat,incinmek,dünyadan soyutlanma konuları cok detaylı işlenmiş.Görsel olarak da hayli iyi estetize edilmiş. Fazla hareket etmeyen kamera akıllardan silinmeyecek tablolar olusturuyor.Lineer akış göstermeyen ve birbirine tamamlanarak ilerleyen 3 hikaye alışık olmadığımız bir üslupla önümüzde.Saplantılı aşkların zamansızlığından yola cıkan bir film.Sonucta duygusal açıdan carpıcı,görsel açıdan doyurucu bir film olmus.
bu filmi her izlediğimde farklı birşeyler yakalayabiliyorum.o sessiz sedasız anlatımında o kadar çok ayrıntı var ki...ayrıntıların yarattığı bir film,beynimde onu irdelerken de farklı ayrınlarla hep yerini koruyor. birinin başka biri için terkedebildiği aşkı,birinin yıllar sonra hala beklediği aşkı,başka birinin asla ulaşamayacağını düşündüğü aşkı...sonunda hepsi birbirini buluyor ama ne kadar bulduğunu bilemiyoruz.çünkü filmi defalarca izlememe rağmen bazen aşk diyebiliyorum bazen de durumlara farklı isimler takıyorum.yani onlarca kez izledim hala beni karıştırabiliyor onlarca kez izlesem de yine beni karıştıracak...
askin insani ne kadar hassaslastirdigini, tutkunun nasil mantigi silip yokettigini, hayattaki her tercihe sahip cikmanin gerekliligini hissettiriyor bu film. duygularla mantigin savasi sizi de kendi kendinizi sorgular hale getiriyor filmi izlerken, hatta birden kendi hayatini dusunmeye basliyor insan . renkler acimasizca degisiyor, kuklalar ile belki de hayatin kontrol edilemezligini anlatiyor...muhtesem bir fotograf sergisi geziyormussunuz gibi hissettiren , kitanonun kompozisyon olarak doruklarda gezdigi, buyuleyen, sarsan ve insanin normal hayata donmesi icin reset tusu gerektiren film.yasadiginiz ya da yasayacaginiz butun asklari sorgulatan film.
Aşkı yitirmenin bedelini üç farklı hikaye ile anlatan büyüleyici bir yapıt.Filme eşlik eden müzikler ise olağanüstü renklerdeki doğa manzaraları ile sizi kendi hikayenize götürecektir.
vicdan azabı ve aşkı anlatan bu kadar etkileyici bir film izlemedim. iliklerime kadar hissettim. görüntü, renkler kesinlikle mükemmel... her sahnesinin fotoğrafını çekmiştim.
Gerçekten Japon sinemasına özgü bir film... Diyalog yok, hareketlilik yok... Bir karakterin yürüyüşü 5 dakka boyunca gösteriliyor, özetle fazla durgun ve düz gelişen bi film... ama bunun yanında aşk, sevgi, bağlılık, oyun gücüyle ve renklerle mükemmel ifade edilmiş... Hikayeler arası geçiş de gerçekten çok güzel... sırf görsel bi şölen için bile izlenebilecek ama trajik hikayeleri fazla düz olsa da oldukça farklı yorumlamasıyla görülmesi gerekn bir film...
Minimalist sinemanın kendimce en iyi ve ender örneklerinden. 3 farklı paralize yasamlar tek bir meseleden mustarip bir dram, askın tarifinde gidilmis o yalın ve saf yol. Bu filmi izlemeden ask filmleri üzerine yorum yapmayın diyor, 9 notu bıraktıktan sonra iyi seyirler diliyorum.
Bu filmdeki goruntu yonetmenliği calismasi mukemmel . Filmedeki her kare üzerinde uzun süre calisildiği belli eger tablolardan olusan bir film olurmu diye dusunuyorsanız bu filmi mutlaka izleyin derim ...
modern sinema anlayışına yeni pencereler açan özgün bir usluba sahip olan kitano bu filmindede alışılagelmemişi denemişti.filmde aşkın yanısıra pişmanlıkta ağır basan duygulardan biriydi. mutsuz ilişkiler ve obsesive kişiliklerden beslenen senaryo buram buram trajedi koksada olayların reel hayattan uzak oluşu izleyiciyi heyecanlandırmıyor. her karede kafanızı kurcalayan küçük ayrıntılar filmi akıcı bir hale getirmiş. ayrıca sakin bir kameraya sahip olan filmde manzaraların ve bitkilerin güzelliği göz alıyor...
bu film başımı döndürdü.aslında BU FİLMİ daa önce izlicektm ama arkadaşlrm çok sıkıcı bi film oldunu söleyp wazgeçrmşlerdi beni.tv de izledm dün gece bu sefer kaçırmadm izledime çok memnun oldm kesinlkle kaçırılmıcak bi baş yapıt.renkler can alıcıydı
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.