Sanatsal olarak üst düzey bir film olduğu gerçek.Etklileyicilik konusunda ise pek katılamayacağım,aşk hikayelerinde büyük boşluklar söz konusu (bazen yeşilcam gibi abartmalar,popstara gözler feda olsun gibi...)Filmin gerçek zamanlı yürümesi (kişiler yüz metre yürüdüyse izleyicide kamerayla yüzmetre yürüyor)ayrı bir sorun.Sonuç olarak Eksileri ve artıları filmi bence dengeliyor.10/7
İnanılmaz derecede duru bir anlatım, mümkün olduğunca az kullanılmış diyaloglar, sanki bir albüm karıştırıyormuşsunuz hissi veren şahanae fotoğraflar ve içiçe geçmiş üç hikaye. Popüler kültürün bizleri esir aldığı şu dönemlerde farklı birşeyler izlemek istiyorsanız bu filmi izleyin.
'Beat' Takeshi'nin filmi izlenmesi gereken ilginc bir deneyim, ancak oykunun Turk filmi tarzindaki zorlayici yanlari bir yerden sonra sinir bozucu olmaya basliyor. Ulkemizde elestirmenlerce gecen sezonun en iyi ikinci filmi secilmesini anlayamadim ama yine de izleyin derim... (6/10)
hani işte budur dedirten duygu yüklü filmlerden.o kadar güzel ve etkileyiciydi ki sanki ne yazsam filmin kalitesinin yanında havada kalacak gibi geliyor.her açıdn sanat kokan ve aşkı bu derece hissettirerek anlatan ve bu açıdan da amacına ulaşmış bir film.takeshi kitano bir daha böyle bir film çekebilir mi acaba???
bebekler gittikçe ağırlaşan izlemesi zor bir film.ama yine de anlatılan hikayelerin yoğunluğu-özellikle ilk hikaye-,etkisi çok derin olacaktır.keşfedin ama biraz çaba harcayın
1001 metaforla 1000 takla attırsa da tablodan fırlamış hissi yaratan, ardarda fotoğrafları izliyormuşçasına dinlendiren, huzur ve huzursuzluğu aynı anda veren, durağan ve yalın bir anlatıma sahip duvar kağıdı gibi bir film...
Masal tadında simgeleriyle hayatın aşk dalındaki burukluklarını anlatan usta işi bir rüya filmi...... Filmin iki kukla ile başlayan bölümünde bu kısmın ne için olduğunu bilmeden başlıyorsunuz izlemeye filmi ama ikici yarıdan itibaren anlaşılır duruma gelen bir drama sahnelemesi mevcut..... Yönetmen aşk için nelerin yapılabileceğini karşılıksız aşk olgusunu kullanarak irdelemiş.... Masalsı görüntüleri ve insanın içine işleyen müziklerde aşkın keskin kenarının simgesi gibi.... Ya da iki sevgiliyi tutan bir ipin aslında sevgililerin beraberde ayrıda olamayacakları gibi bir çıkmazı niteliyor.... Pişmanlıklar ya da hayatın geçici hevesleri adına verilmiş kararlar uğruna katman katman işlenen aşk acısını hissetmemek ne mümkün... Sessiz ve konuşmadan uzak karakterlerin aslında anlattığı ya da anlatmaya çalıştığı onca şeyi yönetmen usta diliyle bize gayet iyi anlatıyor.... Sinema diline ise diyecek bir şeyi bulabilecek insan yoktur kanımca... Tadılması gereken bir yapım....
Daha çok şiddet içeren filmler çeken bir yönetmen olan Takeshi Kitano'dan şiirsel bir aşk filmi. Yine bazı sahnelerde şiddet gösterisi olsa da bunlar mümkün olduğunca azaltılmış.Film iç içe geçmiş üç aşk hikayesini anlatıyor. İlk hikaye; sevgilisini iş dünyasındaki etkinliğini artırmak için terk etmiş olan bir adam ve bu terk ediş üzerine intihar edip, akıl sağlını yitiren kızı anlatıyor. İkinci hikaye; sevdiği insanı yıllar önce işleri için, geri dönmek üzere, gitmiş olan bir yakuza ve onu her cumartesi yemeğiyle bekleyen kadını anlatıyor. Üçüncü hikaye ise; bir Pop yıldızı ve bu Pop yıldızının hayranının arasındaki sevgi anlatılıyor. Bu üç hikaye birbiri içine geçmiş ve bazı sahneler aynı mekanlarda geçiyor. Bu hikayelerinin dışında da günümüz Japonya'sına dair de bilgi sahibi olabileceğimiz insan manzaralarına tanıklık ediyoruz. Manzara demişken, filmdeki manzaralar da harikaydı. Kitano, arka fon olarak sararmış, dökülmüş yapraklar, gün batımı gibi görsel öğeler kullanmış. Görselliğin bu kadar harika aktarıldığı fazla film yok. En azından da ?Dolls'un bu filmler arasındaki yeri çok sağlam gibi. Bu arka fon ile uyumlu ve şiirselliğin son derece yüklendiği müzikler de muazzam. O kadar muazzam ki müzikleri melodram izliyormuş hissi veriyor bizlere zaman zaman. Filmin senaryosunun filmin etkileyiciliği açısından da önemi büyük. Anlatılmak istenenler son derece başarılı bir şekilde izleyiciye aktarılmış. Bu şiirsel anlatımın karşısında izleyiciyi düşüncelere sürükleyen, az sözle çok şey anlatan mistik bir aşk filmi diyebiliriz ?Dolls? için. Filmde sadece aşk vurgusu yapılmıyor, pişmanlık ve zaman olgusu da sorgulanıyor. Kitano bazı şeyleri izleyicinin gözüne sokmuyor, izleyicinin farkına varmasını istiyor. Bu da Kitano'nun imgelere yüklediği manalarda gizli. Filmdeki renk kullanımı da mükemmel. Kullanılan renkler göz kamaştırıyor 114 dakika boyunca. Her açıdan harika bir film. Son yıllardaki klişe, birbirini tekrarlayan filmlerle dolan sinemada özgünlük açısından da çok önemli bir film. Yalnız Japon kültürüne de fazlaca değinen film bizlere biraz sıkıntı verici gelebilir. Ama öyle bir film ki ne kadar yavaş ilerlese de ne kadar Japon kültüründen bahsetse de her kesimden izleyiciye kendisine çekmesini başarıyor. Çünkü; günümüz insanın, aşklarının insan ruhuna yaptığı darbeyi ve de tüm dünyanın içerisinde bulunduğu ruh hali ekrana tüm etkileyiciliğiyle yansımış durumda. Sinemanın estetik yönünün, metaforla süslenmiş ve müzikleriyle de mükemmeliyete ulaşan, izlenilenlerin dışında bir aşk filmi. İzleyen ve izlemeyenlere izletin.
Yorumlara Bakılırsa güzel bi film hralde festivalde izleyen arkadaşda bu kadar övdüğüne göre güzeldir festivale giden adamın sözüne herzaman güvenirim.
Film bence cok iyiydi. Kırılan kalpler ve bu kalpleri tamir etmek uğruna feda edilen hayatlar cok yogun olarak anlatılmış.Aşk,sadakat,incinmek,dünyadan soyutlanma konuları cok detaylı işlenmiş.Görsel olarak da hayli iyi estetize edilmiş. Fazla hareket etmeyen kamera akıllardan silinmeyecek tablolar olusturuyor.Lineer akış göstermeyen ve birbirine tamamlanarak ilerleyen 3 hikaye alışık olmadığımız bir üslupla önümüzde.Saplantılı aşkların zamansızlığından yola cıkan bir film.Sonucta duygusal açıdan carpıcı,görsel açıdan doyurucu bir film olmus.
Bu kadar ağır,durağan bir film ancak japonlara yakışırdı...tamamıyla insanı kasan bu filme şuana kadar tek kötü oy cıkmamıs ama puani yorumlar kadar mükemmel değil nedense.7.8....Japonlar hakkındaki düşüncelerim değişmedi..Hala berbatlar
Film renkler kamera açıları ve yönetmen Takeshi Kitano’yla klasikler arasına girdi gördüğümüz en ii japon filmlerden biri, bir başyapıt! İZLENMEYE DEÐER!!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.