Aman Allahım,kızın annesine gitme diye koştuğu sahne nasıldı öyle! Aklıma her geldiğinde tüylerim diken diken oluyor...mutlaka izlenilmesi gereken bir yapım olduğunu söylemiyorum ama yer yer iç sızlatan sahneleriyle insanı duygulandırıp hüzünlendirdiği yadsınamaz bir gerçek.dönemin zorluklarını kendi çapında başarıyla anlatan filmde lilya karakterini canlandıran oyuncu gerçekten hakkını vererek üstlenmişti rolünüdaima 16daima masumdaima lilya...8/10
'kapıyı kilitlemeyi unuttu, hadi çık git''gideyim mi! peki ama nereye, gidebileceğim bir yer yok ki!' Nereye gideceğini belememenin en evsiz hali' filmim sonundaki bu diyalok fazla bir söze gerek bırakmıyor ve en azından izleyiciden senaryosu gibi basit, konusu gibi sade ama sağlam bir övgüyü hak ediyor.
geçenlerde cnbce de izlemiştim doğrusu beklediğimden çok iyi çıktı...lilya nın yaşamak istediği şey bir macera mı? yoksa bir çaresizlik mi? ya da hayallerinin peşinden koşan beyaz atlı prensini arayan masum bir prenses mi? belki de hepsi...kimi suçlamalı o halde? hayalleri mi? lilyayı mı?
Bu film için kullanabileceğim tek bir kelime var, o da ''hüzün''... Lilya'nın en mutlu anında bile gözlerinde anlamlı bir hüzün var. Kesinlikle bunu hissediyorsunuz. Asla sizi ağlatmak için yapılmamış, ancak gözleriniz dolu dolu oluyor çoğu sahnede. Midenizde hep bir yumruk hissi... Beni çok etkiledi..
Filmin gercekligi gercekten cok iyi yansıtılmıs.Aglamamak icin zor tutuyorsunuz hatta agliyorsunuz filmin sahnelerinde.Film esnasinda calan Rammstein parcalari da cok iyiydi.Lilja her yerde var bir tane belkide.Gercek bir dram, etkileyici ve vurucu.
kesinlikle izleyici aglatayım da para kazanayım diye yapılmamış harika bir dram. izlerken içiniz burkuluoyr ve kendi kendinize yemin ediyorsunuz bu hale düşmüş birini görürsem mutlaka yardım edecegim diye. belgesel tadında bir dram. Rammstein müzikleriyle süslenmiş hayatın ve insan oglunun acımasızlıgına dair kusursuz bir belgesel diyecegim. izleyin ve biraz daha iyi insanlar olun
Yüreğimize hançer gibi saplanan trajik bir o kadar da sindirimi zor bir film. Yönetmen duygu sömürüsüne kaçmadan filmi o kadar güzel kotarmış ki tebrik etmek gerek tabi ki lilya rolünde devleşen mükemmel bir oyunculuk sergileyen oksana akinshina'yı da unutmadan?
Film;Distortion Metal’in usta ismi Rammstein grubunun ’Mein Herz Brennt’ (Yüreğim Yanıyor) isimli şarkısı eşliğinde Lilja’nın hızla koşuşturmasıyla başlıyor.Henüz 16 yaşlarında gencecik bir kız tüm gücüyle,var olan son enerjisiyle kendini harap ederek koşuyor.Bir şeylerden kaçtığı belli.Belki ona zarar vermek isteyen birileri belki de onu bekleyen bariz geleceği...Bu etkileyici sahnenin ardından Liljayı tanımaya başlıyoruz.Ne kadar acınası bir yaşam sürdüğünü,yokluk içinde var olabilmek için verdiği çabayı takdirle karşılıyoruz.Aslında film kendini belli ediyor.Liljanın neden ölümüne koşuşturduğunu veya koşuşturacağını anlıyoruz...Terk ediliyor yalnız kalıyor.Tek dostu,ailesi olan fakat babasından korkup sokaklarda yaşayan bir sokak çocuğu.Film bitince aslında ne annesi ne de bir başka biri,bu kızın tek güvenebileceği insan bu çocukmuş diyoruz.Tüm çirkinliklere rağmen dostluğu,yaşama azmini öğreniyoruz.Kim ne derse desin bu film benim bir tuvalet kağıdı değerinde davranılan rus hayat kadınlarına bakış açımı değiştirdi.Aslında rollerin ne derece farklı olduğunu anladım.Hep bildiğimiz bir hikayeyi birincil ağızdan dinledim.Neden bu hayatı yaşamak zorunda olduklarını neden bu yaşama itildiklerini?..Filmin sonuna doğru aslında anlıyoruz ki Lilja kimseden kaçmıyor.O,hayattan kaçıyor.Kendi hayatından,yaşaması için zorlandırılan hayatından kaçıyor.Kısacası görülmesi gereken son derece vurucu,etkili,dramatik bir film...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.